çorap kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 68'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Çorap fabrikası günde 600.000 çift çorap üretir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, iki çift çorap aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çorap giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O külotlu çorap giyiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun dikiş sepeti, şifonyer çekmeceleri ve külotlu çorap rafları hepsi sistemli olarak yerli yerinde düzenlenir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, çorap ve ayakkabı giyer.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çorap giymiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çorap ve ayakkabılar yeni.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çorap giymiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon kızlar naylon çorap üzerine sprey boya sıkıp desen yapıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çorap giymeyi unutmayın
Translate from Türkçe to İngilizce
Japonlar gibi karda kışta uzun çorap ve kısa etekle dolaşanlar var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün, on çift yeni kısa çorap satın aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çorap çekmecen hangisi?
Translate from Türkçe to İngilizce
O erkek birkaç çorap ve o bayan birkaç külotlu çorap aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çorap giymiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom üç çift çorap aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çorap giymiyordu, bu yüzden ayakları üşüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başımıza çorap örmeye çalışanlar var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başımıza çorap örenler var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başımıza çorap örüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, eteğin altına külotlu çorap giyiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu çorap çekmecemde sakladım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary bir çift çok renkli çorap ördü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bundan sonrası çorap söküğü gibi gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üç çift çorap istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ayakkabıyı çorap olmadan giymek hoşuma gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Muhtemelen birkaç çift çorap alman gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çorap kötü kokuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çorap giymedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary parayı çorap çekmecesinde sakladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Müfettişler incelenmek için bir bardak ve bir çift çorap gönderdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary diz boyunda çorap giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sandalları ile beyaz çorap giymeyi seviyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fazladan bir çift çorap paketlemelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sıcak çorap giymeyi hatırladın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sıcak çorap giymeyi unutmadın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom beyaz çorap giyiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hava soğuk olduğu için çorap giyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dağlar için yün çorap getirin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kirli çorap kokusu beni kusturuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Takım elbisesine uyacak bir çift çorap seçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Arkadaşımın Çorap adlı bir kedisi var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sıcak tutan bir çift çorap giyiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sıcak tutan bir çift çorap giymelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben asla beyaz çorap giymem.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ne ayakkabı ne de çorap giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birkaç çorap almalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben genellikle çorap giymem.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kaç çift çorap satın aldın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Çorap giymiyorum, bu nedenle ayaklarım soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom beyaz çorap giyiyordu.
Tom ve Mary çorap giymiyorlar.
Tom bir çift çorap satın aldı.
Tom ayakkabı giyiyordu, ama çorap giymiyordu.
Çorap giymiyordum, bu yüzden ayaklarım üşüdü.
İşte tartışmaların çorap içinde düzüşen tavşanlardan daha sıcak geçtiği yer: Tatoeba!
Temiz bir çorap bulamıyorum.
Bir çift temiz çorap bulamıyorum.
Tom çorap aldı.
Mary Tom'a yeni bir çift çorap ördü.
Fazladan bir çift çorap al.
Tom'un ayağında beyaz çorap vardı.
Ayakkabı fiyakalı ama içindeki çorap delik.
Şu işi halledebilirsek gerisi çorap söküğü gibi gelir.
O, çorap katlamıyor.
Tom bir çift çorap giydi.
Çorap giyiyorum.