öğreten kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 82'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Size bir şey öğreten kitap türünü okuyun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'ye bir ineğin nasıl sağılacağını öğreten kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a Fransızca öğreten birini tanıyıp tanımadığını sordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana nasıl yüzeceğimi öğreten kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye Fransızca öğreten kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana Fransızca öğreten kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen bunu nasıl yapacağımı bana öğreten tek kişisin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana su kayağı yapmayı öğreten kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana bu makinenin nasıl kullanılacağını öğreten Bay Smith idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary'ye araba sürmeyi öğreten kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana onu nasıl yapacağımı öğreten kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana Fransızca öğreten öğretmeni tanıyor musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye bisiklet sürmeyi öğreten kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana gitar çalmayı öğreten kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
O,bize ingilizce öğreten Britanyalı öğretmen.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana Fransızca öğreten kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu nasıl yapacağımı bana öğreten Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu bana nasıl yapacağımı öğreten Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana gitar çalmayı öğreten Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu öğreten tek kişi olmadığımı biliyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
İsveç'teyken ona İsveççe öğreten İsveçli bir kız arkadaş bulup onunla evlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece bir kitap okuyarak kendilerine basketbol oynamayı öğreten herhangi biriyle tanışmadım; Yabancı dil ile aynı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana bu şarkıyı nasıl çalacağımı öğreten kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana Amerikan folk müziğini nasıl söyleyeceğini öğreten kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bize öğreten hayattır, okul değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sana nasıl kayak yapılacağını öğreten kişi miydi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sana nasıl dans edeceğini öğreten kişi Tom muydu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sana şarkı söylemeyi öğreten kişi Tom mu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sana Fransızca öğreten kişinin Tom olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a Fransızca öğreten kişi benim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a onu nasıl yapacağını öğreten kişi bendim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sana onun nasıl yapılacağını öğreten kişi Tom mu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a mandolin çalmayı öğreten bendim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a öyle şarkı söylemeyi öğreten kişi bendim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a okumayı öğreten kişi bendim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu nasıl yapacağını Tom'a öğreten kişi ben değildim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu sana nasıl yapacağını öğreten kişi Tom muydu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom onu nasıl yapacağımı bana öğreten kişi değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary'ye onu nasıl yapacağını öğreten kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu nasıl yapacağını Tom'a öğreten kişi sen değil misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sana gitarı nasıl çalacağını öğreten kişinin Tom olduğunu unuttum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu nasıl yapacağını Mary'ye öğreten kişinin Tom olduğunu mu düşünüyorsun?
Mary'ye nasıl araba süreceğini öğreten kişi Tom'dur.
Mary'ye bunu nasıl yapacağını öğreten kişi Tom'dur.
Mary'ye nasıl araba kullanacağını öğreten kişi Tom değil
Mary'ye nasıl araba kullanacağını öğreten kişi Tom değildi.
Bir ineği nasıl sağacağını Mary'ye öğreten kişi Tom'dur.
Bunu nasıl yapacağını Mary'ye öğreten kişi Tom değil.
Mary'ye at sürmeyi öğreten kişi Tom'dur.
Bir ineği nasıl sağacağını Mary'ye öğreten kişi Tom değildir.
Bir bisiklete nasıl bineceğini Mary'ye öğreten kişi Tom'dur.
Bir ineğin sütünü nasıl sağacağını Mary'ye öğreten kişi Tom değildi.
Mary'ye at sürmeyi öğreten kişi Tom değildir.
Mary'ye ata binmeyi öğreten kişi Tom değildi.
Tom'a nasıl araba kullanacağını öğreten kişi bendim.
Bana nasıl araba süreceğimi öğreten kişi Tom'dur.
Sana nasıl araba süreceğini öğreten kişi Tom mudur?
Bana nasıl araba kullanacağımı öğreten kişi Tom'du.
Tom'a nasıl araba kullanacağını öğreten kişi sen misin?
Bana bunu nasıl yapacağımı bana öğreten kişi Tom'dur.
Sana nasıl araba süreceğini öğreten kişi Tom muydu?
Tom'a nasıl araba süreceğini öğreten kişi ben değildim.
Bana nasıl araba süreceğimi öğreten kişiTom değil.
Bana bunu nasıl yapacağını öğreten kişi Tom'du.
Bana nasıl araba süreceğimi öğreten kişi Tom değildi.
Tom'a araba sürmeyi öğreten kişi sen misin?
Tom bana poker oynamayı öğreten kişidir.
Nasıl poker oynayacağımı bana öğreten kişi Tom'dur.
Tom bana bunu nasıl yapacağımı öğreten kişidir.
Fransızca "teşekkür ederim" demeyi bana öğreten kişi Tom'du.
Tom'a onu nasıl yapacağını öğreten kişi siz misiniz?
Tom bana kayak yapmayı öğreten kişiydi.
Tom'a nasıl saksafon çalacağını öğreten kişi benim.
Ben o şarkıyı Tom'a öğreten kişiyim.
Onun nasıl yapılacağını Tom'a öğreten kişi benim.
Bana bunun nasıl yapılacağını öğreten kişi sensin, değil mi?
Tom bana tenis oynamayı öğreten kişiydi.
Mary'ye araba kullanmayı öğreten kişinin Tom olduğuna emin misin?
Bana bu şarkıyı öğreten kişi Tom'du.
Bana küfür etmeyi öğreten Tom'du.
Sami İslam'ı öğreten hocam oldu.
Oradaki adam bana Fransızca öğreten kadının kocası.