Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"öfkeyle" içeren Türkçe örnek cümleler

öfkeyle kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 51'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Aktris sözleşmesini öfkeyle yırttı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle telefonu kapadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Katile karşı öfkeyle doldurulduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ona öfkeyle baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, öfkeyle kapıyı çarptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, öfkeyle odadan dışarı koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ondan gelen mektubu öfkeyle yırttı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpekler zorla giren kişiye öfkeyle havladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O öfkeyle telefonu kapadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üniversitedeyken öfkeyle rekabet ederdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle tepki gösterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle boğdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle kapıyı kapattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary'ye öfkeyle baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle kapıyı çarptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle Mary'nin mektubunu yırttı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle odadan ayrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary öfkeyle birbirlerine baktılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Vücudu öfkeyle sarsıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle dışarı çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle kalkan zararla oturur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odadan öfkeyle dışarı çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Affet beni, öfkeyle konuştum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle Mary'yi itti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi öfkeyle itti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, öfkeyle ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, öfkeyle odadan çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O ona öfkeyle baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hükme öfkeyle tepki gösterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, öfkeyle kapıyı kapattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ofisine öfkeyle girdi ve kapıyı çaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona öfkeyle baktık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle bir sandalyeyi tekmeledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşlı kadın bana öfkeyle ve kuşkuyla baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom mızrağını öfkeyle ayıya sallar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yumruklarını öfkeyle sıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Düşman öfkeyle saldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle kızardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary'den gelen mektubu öfkeyle yırttı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odayı öfkeyle terk etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüketici grupları öfkeyle tepki gösterdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle başlayan her şey, utanmayla sona erer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle kilitli kapıyı zorladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öfkeyle kilitli kapıyı zorladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle adamın ümüğüne yapıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle adamın gırtlağına yapıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un gözleri öfkeyle parladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kosovalı Sırp temsilciler öfkeyle tepki verdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle geçen her dakika, mutluluğunuzdan çalınmış altmış saniyedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öfkeyle kalkan, zararla oturur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom rakip takım tarafından sürekli öldürülünce öfkeyle oyundan çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce