Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ölüm" içeren Türkçe örnek cümleler

ölüm kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Ölüm herkesin kaderidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm için can atan kimse sefildir, ama daha sefil olanı ondan korkan kimsedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsanlar onun ölüm haberine ağlıyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ölüm döşeğinde dinine kavuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm hayatın tamamlayıcı bir parçasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz onun ölüm haberine şok olduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onur ve ölüm arasında bir seçim yapmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babasının ölüm şoku kolay kolay geçmedi ve onun canı hiç dışarı gitmek istemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatta kalma arzusu ve ölüm korkusu artistik duygulardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm hiçbir şey. Bu yüzden yaşamla başla, daha az komik ve daha uzun sürer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm yaşamın zıddı değildir: biz ölümümüzü ölerek geçirmezken hayatımızı yaşayarak geçiririz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm tehlikesini atlattım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Komedyenler şakalarını şiddetli ölüm ya da ciddi kazalar gibi trajik durumlara dayandırırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adam ölüm cezasına karşı duyarlı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ailesinde bir ölüm oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şeref ve ölüm arasında seçim yapmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kesin ölüm demektir!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ölüm cezasına çarptırıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm iki şeyden biridir.O ya ölümlülüktür, ve ölüler herhangi bir şeyin bilincinde değildir; ya da bize söylenildiği gibi, gerçekten bir değişikliktir: ruhun bu yerden ötekine göç etmesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ölüm hücresinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu savaş, bir yaşam ya da ölüm mücadelesi gibi görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kesinlikle ölüm cezası almalıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jessie, ölüm sessizliği içinde Ürdün'e baktı
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ölüm cezasına çarptırıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bir ölüm kalım meselesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm yaklaştığında, yapabileceğiniz bütün şey yavaş yavaş tırnaklarınızı çiğnemektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun ölüm haberi yayıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun ölüm haberini aldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir ölüm kalım meselesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm genellikle uykuyla karşılaştırılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi ölüm döşeğinde affetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm cezasını iptal etmeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanık ölüm cezasına mahkûm edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm cezasını kaldırmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun suçu ölüm cezasını hak etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun suçu ölüm cezasını hak ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölüm, yaşadığımız bu fani hayatın sona ermesi ve ebedi olan ahiret hayatına açılan kapıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşlediği suç ölüm cezasına layıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun ölüm haberi beni şok etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun ölüm haberine şaşırdım.

Ölüm cezasını yürürlükten kaldırmalıyız.

Sadako zayıflarken, ölüm hakkında daha çok düşündü.

Onun ölüm sırrı asla çözülmedi.

Ölüm saatinin 14:20 olduğuna inanıyoruz.

Ölüm kalım meselesi.

Oğlunun ölüm haberi büyük bir şoktu.

Onun ölüm haberine hepimiz şaşırdık.

Onun ani ölüm haberine şaşırdım.

Ölüm yakındır.

Ölüm kalıcıdır.

Şerefsizlikten önce ölüm!

Ölüm cezası kaldırılmalıdır.

Ölüm cezasını kaldırmalıyız

Ölüm acı verir mi?

Fiziksel anlamda ölüm insanları unutturur mu?

Ben ölüm cezasını yıllarca yaşamadım mı?

Ölüm çok yakında, çekip gidemezsin.

Ölüm bana yaşamdan daha yakın geliyor.

Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi.

Ben insanların nedensiz yere öldürülmesine ve ölüm cezalarına karşı çıkıyorum.

Sadece ölüm kaldığında, son çare yiyecek için yalvarmaktır.

Ölüm cezası aldım.

Ölüm orucu tutmaya karar verdim.

Ölüm perisi kan donduran bir çığlık sesi çıkardı.

Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istediklerini söylüyorlar.

Hiç yakın bir ölüm deneyimi yaşadın mı?

Tom geçen yaz yakın bir ölüm deneyimi yaşadı.

Tom Jackson'un ölüm ilanı Onun Boston'da doğduğunu söylüyordu.

Bu zaman zarfında hayat ve ölüm hakkında çokça düşündüm.

Ölüm kaçınılmazdır.

Ölüm zamanı neydi?

Yaşam ve ölüm arasında kaldı.

Yalnızlık ve ölüm onu beklemektedir.

Birçok ülke ölüm cezasını kaldırdı.

Bazı fotoğraflar ölüm tehlikesi altında çekildi.

Ölüm bütün problemleri çözer

Başka bir şey düşündüğü zaman bile, ölüm fikri onun aklına geldi.

Tom ölüm döşeğinde.

Tanrı adındaki ölümsüz varlık niye ölüm dağıtır?

Yaşlı insanların bir numaralı ölüm sebebi emekliliktir derler.

Evde bir ölüm vakası olursa, cesedi kim bulursa aile doktoru ile temasa geçmelidir.

Doktorlar ölüm nedenini belirleyemediler.

Salonda ölüm sessizliği yayılmaya başladı.

Bu bir yaşam ve ölüm meselesi.

Bu bir ölüm kalım meselesi.

Ölümden sonra hiçbir şey yok ve ölüm hiçliğinin kendisidir.

Hâkim ona ölüm cezası vermiş.

Onurlu bir ölüm utanç verici bir yaşamdan daha iyidir.

Hiç ölüm hakkında düşünüyor musun?

Krala ölüm!

Tom'un babasının ölüm döşeğinde olması umurumda değil.

Ne zamandan beri ölüm cezası ile ilgili bir sorunun var?

Ölüm bizi ayırana kadar iyi ve kötü günde seni seveceğim.

Ölüm hiçbir şeydir. Onun yerine yaşayarak başla - sadece daha zor değil fakat aynı zamanda daha uzundur.

Ölüm bile seni benden kurtaramaz.

Ölüm sadece bir ufuktur ve bir ufuk bizim görüş limitimiz hariç hiçbir şeydir.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce