Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ölmüş" içeren Türkçe örnek cümleler

ölmüş kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onun ölmüş olabileceğinden korkuyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babası geçen sene ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun babası ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer bakışlar öldürebilse, ben zaten şimdiden ölmüş olurum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Michelangelo Sistine Kilisesinin tavanına bazı figürler çizebilsin diye, Shakespeare bazı konuşmaları ve Keats şiirlerini yazabilsin diye, bana öyle geliyor ki sayısız milyonlarcasının yaşamış olmalarına ve acı çekmiş olmalarına ve ölmüş olmalarına değer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba uçurumdan düşseydi onlar ölmüş olacaktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba bataryam ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu çiçekler ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary'nin ölmüş olduğunu duydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki dedesi de ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sık sık ölmüş annemi düşünürüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

O uçağa binmiş olsaydık, şimdi ölmüş olacaktık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke ölmüş olsam!
Translate from Türkçe to İngilizce

O uçağa binmiş olsaydık, şimdi ölmüş olurduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eşi ölmüş bir adama dul denir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölmüş kocasının anısına değer verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer benim oğlum trafik kazasında ölmüş olmasaydı, şu an üniversite öğrencisi olacaktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O ölmüş olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar ölmüş olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ölmüş olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölmüş atalarının mezarları etrafında oturuyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O kalbini kırdığım insanların kalbini kazanmadan ölürsem mutsuz ölmüş olacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un gerçekten ölmüş olacağına inanamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un ölmüş olduğuna inanamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom muhtemelen ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ölmüş olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölmüş değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen ölmüş değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böylesine cesur olmasaydın, muhtemelen ölmüş olurdun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Muhtemelen yakında hepimiz ölmüş olacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdiye kadar ölmüş olmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölmüş olman gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kahraman erkek ve beyaz, yalnız geliyor, ailesi yok, ailesinden hiç söz etmiyor ve annesi ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kocası ölmüş bir kadına dul denir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke ölmüş olsan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke Tom ölmüş olsa.
Translate from Türkçe to İngilizce

O ölmüş mü?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölmüş gibi davranmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sabah olmadan önce ölmüş olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir felçten ölmüş olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Maria ölmüş..." - Tom'un bu sözleri hiç de söyleyesi gelmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Maria ölmüş..." - Tom'un bu sözleri hiç de söylemek istemiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bildiğimiz kadarıyla Tom ölmüş olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çoktan ölmüş olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ölmüş olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu ilk gördüğümde, o ölmüş gibi görünüyordu.

Büyükbüyükbüyükannemiz ablam doğduktan sonraki gün ölmüş.

Cesaretin olmasa şimdi ölmüş olurduk.

Komşumun ölmüş olabileceğini düşünüyorum.

Tom'un ölmüş olabileceğini düşünüyorum.

Tom'un ölmüş olduğunu söylediğini düşündüm.

Güneş olmasaydı, bütün hayvanlar ölmüş olurdu.

Biz muhtemelen 50 yıl içinde ölmüş olacağız.

Tom'un şimdiye kadar ölmüş olacağını düşündüm.

Tom birkaç gün içinde ölmüş olacak.

Dul kocası ölmüş bir kadındır.

Benim pil neredeyse ölmüş.

O sanki uyuyor gibi görünüyor ama aslında o ölmüş.

Tom şimdiye kadar ölmüş olabilir.

Dan önümüzdeki hafta ölmüş olacak.

O çocuk, ölmüş hayvanı için bir mezar kazdı.

Ah! İki yavru kuş, soğuktan ölmüş.

Tom beni öldürmek isteseydi çoktan ölmüş olurdum.

Hayır, bu olamaz! Ölmüş olamaz!

Hayır, olamaz! O ölmüş olamaz!

Tom ölmüş olmayabilir.

Şimdiye kadar ölmüş olacağını düşündüm.

Biz zamanlar kocası yıllar önce ölmüş olan yaşlı bir kraliçe vardı ve onun da güzel bir kızı vardı.

Tom ölmüş olmayı diledi.

Onun çoktan ölmüş olduğunu nasıl biliyorsun?

Modern tıp olmasaydı şu an ölmüş olurdum.

Tom şu anda ölmüş.

Tom'un ölmüş olduğunu bilmiyordum.

Fadıl ölmüş olabilir.

Bu ağaç ölmüş. Kesilmesi gerekir.

Ağaç ölmüş.

Beni kurtarmamış olsaydın ölmüş olurdum.

Kendimi ölmüş gibi hissettim.

Sami kamyonunda donarak ölmüş bulundu.

Leyla taşrada hemen hemen ölmüş bulundu.

Ölmüş olmalı.

Ölmüş olan kişi Tom değildi. O Mary'ydi.

Tom muhtemelen zaten ölmüş.

Sami yerde ölmüş bulundu.

Sami'nin anında ölmüş olması gerekirdi.

Tom olmasaydı muhtemelen şimdi ölmüş olurdun.

Eve geldiğimde açlıktan ölmüş olacağım.

Eve vardığımda açlıktan ölmüş olacağım.

Tom açlıktan ölmüş olmalı.

Link ölmüş.

Görmemiş görmüş, gülmeden ölmüş.

Kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş.

Tom kazada ölmüş olmayabilir.

Tom üç yaşındayken annesi ölmüş.

Bütün dede ve ninelerim ben doğmadan ölmüş.

Yalandan kim ölmüş?

İnsanlık ölmüş diyorlar.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce