önemi kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cevap verip vermemenin önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, egzersizin önemi üzerine vurgu yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Müziğin önemi küçümsenmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Suçunu kabul edip etmemesinin hiçbir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun söylediğinin önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kim olduğunun benim için zerre önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a ne olduğunun ne önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne yaparsan yap önemi yok, elinden geleni yapmak zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne düşündüğümün önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neye inandığımın önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun ne kadar küçük olduğunun önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden otobüste oturduğum yerin önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Önemi olan budur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Arabayı nereye park ettiğimin benim için bir önemi yoktu .
Translate from Türkçe to İngilizce
Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunun hiçbir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaptığımız hiçbir şeyin önemi yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün modern toplumda sporun önemi hakkında konuşacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bilgisayar yazılımlarında sıfır ile birin önemi nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un ne yaptığının bir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne yaptığımın bir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne yaptığının bir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne yaptığınızın bir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uyuyor olmamın ya da uyanık olmamın önemi yok, ben her zaman seni düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Artık fazla önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne düşündüğümün önemi var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Doğrusunu istersen, ben bunun bir önemi olduğunu düşünmüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Doğruyu söylemek gerekirse, benim için önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kusura bakmayın ama, anlattıklarınızın hiçbir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin için ne önemi var ki?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu nereden bulduğumun ne önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kelime hazinen yoksa, gramer bilginin hiçbir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Küçük detayların önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Artık Tom'un ne düşündüğünün önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizim için ne önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kimin bildiğinin ne önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun şimdi ne önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun önemi nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin için ne önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne olduğunun önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok mutlu olanlar için zamanın pek bir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bilginin bizim için önemi büyük.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne önemi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Peynir ya da şarap değilseniz yaşın bir önemi yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne önemi var ki?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sosyal medyanın önemi artıyor.
Öğretmenimiz dakikliğin önemi üzerinde durdu.
Bu konunun önemi aşırı vurgulanamaz.
O, konuşmasında eğitimin önemi üzerinde durdu.
O bize iyi sağlığın önemi hakkında vaaz verdi.
Biz sağlıklı bir öğle yemeği yemenin önemi hakkında öğrendik.
Onun kabul edip etmemesinin ne önemi var.
Onun gelip gelmemesinin ne önemi var?
Onların hiç önemi yok.
Bunun önemi yok ki.
Peynir değilsen yaşın bir önemi yoktur.
Belki de önemi yoktur.
Bunun çok önemi yok.
Haklı olabilirsin. Ama bunun önemi yok.
Gerçekten ne önemi var?
Hayati önemi olmayan şeylere boşa para harcama.
Bunun herhangi bir önemi yok.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım önemi yok, Ken ona yapmasını söylediğim şeyi yapmadı.
Bana kaç kez gösterilirse gösterilsin önemi yok, ben sadece kravat bağlamayı öğrenemiyorum.
Onun herhangi özel bir önemi var mıydı?
"Tom'un bir kız arkadaşı var mı?" "Bilmiyorum, benim için önemi yok."
Senin için hiçbir şeyin önemi yok.
Yani onun önemi yok mu demek istiyorsun?
Kendi çocuklarını nasıl yetiştirdiklerinin ne önemi var?
Ne düşündüğünün bir önemi yok.
Ne önemi var!
Türk dilinde noktalama işaretlerinin büyük bir önemi var.
ABD'deki Hispanik oyları önemi gittikçe artan, hesaba katılması gereken bir güç.
Ne yaptığımın önemi yok, kimse bana hiç ilgi göstermedi.
Benim için çok önemi var.
Bence bunun çok da önemi yok Tom.
Kazanıp kazanmamanın bir önemi yok.
Adımın ne olduğunun önemi yok.
"Adımın önemi yok" diye cevap verdi yabancı.
Bunun benim için bir önemi yok.
Tom'un ne dediğinin bir önemi yok.
Ona olanların ne önemi var?
Onun başına gelenlerin ne önemi var?
Sebebin bir önemi yok.
Bir gönülde yaşamıyorsanız yaşadığınız veya bulunduğunuz yerin hiçbir önemi yok. Bir gönülde değilseniz var veya yok olmanızın da hiçbir önemi yok.
Paranın benim için hiçbir önemi yok.
İsmin ne önemi var ki?
Bunun Kosova'nın tamamını etkileyebilecek bir güvenlik meselesi olarak önemi nedir?
İsmin ne önemi var?
Nerede yaşadığımızın artık bir önemi yok.
Kosova'da sizin için özel önemi olan bir yer, yemek veya hikaye var mı?
Bir önemi yok, öylesine sormuştum.
Onun benden neden hoşlanmadığını bilmiyorum, lakin önemi yok.
Silah gücü kadar ordunun harbe hazırlık seviyesi de önemi.
Yaşının bizim için bir önemi yok.
Oyunuzu kime verdiğinizin bir önemi yok.
Bunu yapıp yapmamamızın şimdi önemi yok.