öteki kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 23'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tanıdığım iki tane Wieńczysława var. Esmer olanı işyerinde çalışıyor. Öteki sarışın olanı ise okulumuzda bir öğrenci.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öteki takım bizi hafife aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biri beni öteki hattan arıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben öteki hayata inanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary öteki kızlar gibi değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Tom bizim takımda mı?" "Hayır, o öteki takımda."
Translate from Türkçe to İngilizce
Öteki haftaya kadar bekleyemem.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hızlı ol, öteki türlü onu göremeyeceksin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami öteki taraftaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dünyanın öteki ucuna gidiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öteki hafta işe gitmek zorunda olmayacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bende sadece bir tane bilet var. Öteki kimde?
Translate from Türkçe to İngilizce
Madalyonun bir de öteki yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öteki, gizli yönü idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kolorduya bağlı 5. Kafkas Tümeni'nin merkezi Amasya'da, öteki 15. Tümen'in merkezi Samsun'daydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Peki efendim, öteki kararlara uymakla da sonuç bu olmayacak mıydı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgâr sert esti. Üç tüy düştü şeytandan. Biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir şey yapmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öteki seyyahları tanımak için seyahat eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün hastalıklarımı işlenmemiş gıdalardan oluşan bir diyet yardımıyla ve gluten, buğday ile öteki taneli tahılları beslenme düzenimden çıkararak yendim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şehir o kadar sessiz ki, bir ucundan gelen tren düdüğü sesini öteki ucunda duymak mümkün.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyükelçi ülkesini öteki ülkelerde temsil etmekle yükümlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir çadıra girse, o nam ile hürmet görür. Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle belalar çeker ki, tarif edilmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Görme ve işitme duyularının gerçeklik algısı oluşturmada öteki duyularımızdan daha büyük önem arz ettiği düşünülegelmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce