ürkek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 24'den fazla özenle seçilmiş örnek.
O çok ürkek.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bir tavşan kadar ürkek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun böyle ürkek olduğunu düşünmemiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ürkek adam korkuyla titredi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Daha önce bu kadar ürkek düşman görmedim!
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ürkek, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ürkek değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom biraz ürkek görünüyor, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oldukça ürkek, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kadar ürkek olma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biraz ürkek birisi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden hepinizin bu kadar ürkek olduğunu bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
İster neşeli ister ciddi olalım, ister sürünelim ister zıplayalım, ister mütereddit ister cüretkar, ister umutlu ister ürkek olalım, inanalım ya da şüpheci olalım- hepimiz ölümü tadacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu sincap ürkek değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ürkek bir çocuk.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çok ürkek bir kız.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ürkek görünüyor, ama o aslında iradeli bir kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bunu yapmak için çok ürkek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un ürkek olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bu kadar ürkek olacağını düşünmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kart sınırında olan Ali, Yıldızspor maçında cezalı duruma düşmemek için bu maç ürkek oynadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Güven ürkek bir kuştur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sidney'deyken bir pazar sabahı yüzmeye gittim. Okyanusya'dan henüz gelmiş bir arkadaşım da eşlik etti. Çok ürkek biriydi ve bir kaya parçasına tutunuyor, tutunduğu yerin biraz olsun ötesine geçemiyor, geçse de hemen geri dönüyordu. Destek olmak için yanına gittiğimde köpek balıklarından çok korktuğunu itiraf etti.
Translate from Türkçe to İngilizce