Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"üstüne" içeren Türkçe örnek cümleler

üstüne kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tom cüzdanını şifoniyerin üstüne koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer dikkatli olmazsan ,kayabilir ve buzlu basamakların üstüne düşebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zarfın üstüne yanlış adres yazdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kanepeye oturdu ve bacak bacak üstüne attı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kraliyet Sarayı bir tepenin üstüne yapıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Shylock açgözlü, üstüne üstlük çok da pintidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anahtarlarımı masanın üstüne bıraktım. Onları bana getirir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Annem yatağın üstüne temiz çarşaf koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arkadaşlarının sorumluluğunu üstüne aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Davet içeren zarfın üstüne adres yazdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, babasının ölümünden sonra firmanın sorumluluğunu üstüne aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tepenin üstüne ulaştığımızda rüzgar daha da sert esti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hızlı kahverengi tilki tembel kahverengi köpeğin üstüne atladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dirseklerinizi masanın üstüne koymayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyükannem hamur yapışmasın diye oklavanın üstüne un serpti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cüzdanını konsolun üstüne koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sakıncası yoksa, bu kitapları masamın üstüne koyun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üstüne paltonu giy. Giymezsen üşütürsün.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kanoyu arabasının üstüne bağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom güneş gözlüğünü kafasının üstüne doğru itti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çocuklarına yatağın üstüne atlamaktan vazgeçmelerini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nancy dirseklerini dizlerinin üstüne koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary büyük haritayı masanın üstüne yaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kate örtüyü masanın üstüne yaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yüzünün üstüne düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitapları masanın üstüne koyma.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çimin üstüne uzanmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dua etmek için dizlerinin üstüne çöktü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen karnınızın üstüne yatın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkekler tam da laflarının üstüne gülüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kitabı masanın üstüne koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, pijamasının üstüne kaftan giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Makarnamın üstüne biraz daha sos döktüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çantasını masasının üstüne bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kırık cam üstüne basmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben zarfın üstüne pul eklemeyi unuttum.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstersen evin anahtarını vereyim de git, masanın üstüne bıraktığım parayı al?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kolun üstüne bastırınız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oğlu kayalıkların üstüne düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üstüne üstlük yağmur yağıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kutuyu masanın üstüne bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kayakları arabanın üstüne koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyük haritayı masanın üstüne yaydım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oturdu ve ayak ayak üstüne attı.

Onu kafalarının üstüne kaldırdılar.

Bacak bacak üstüne atmış şekilde orada oturdu.

Bu kitabı diğerlerinin üstüne koy.

Kiliseye girince dizlerinin üstüne çöktü.

Salatamın üstüne İtalyan sosu istiyorum.

Lütfen ceketini sandalyenin üstüne koy.

Zarfın üstüne bir pul daha yapıştırın.

Bacak bacak üstüne atarak sessizce oturdu.

Tostunun üstüne kalınca bal yaydı.

Çocuk tökezledi ve dizlerinin üstüne düştü.

Büyükannesinin üstüne titrer.

Bu proje geçen yıl bir partide bir peçete üstüne yazdığım bir taslaktan ortaya çıktı.

Unu rafın üstüne koy.

Bu zarfın üstüne adını ve adresini yazar mısın?

Isıtıcının üstüne cüzdanını koyma.

Aklına geleni yapmakta üstüne yoktu.

Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.

Dizlerinin üstüne çök.

O hata üstüne hata yaptı.

Dünkü şiddetli kar yağışından dolayı, yer çok kaygandı. Dışarıya adım atar atmaz kaydım ve kıçımın üstüne düştüm.

Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.

Sanırım Tom üstüne yazacak bir şey istiyor.

Jessica bütün suçu üstüne aldı.

Tom sigarasındaki külleri pahalı halımın üstüne düşürdü.

Ülkenin kısaltması bankanın logosunun üstüne konmuş.

Kedi korktuğunda sandalyenin altına, korkmadığında üstüne mi çıkar?

Asker bacak bacak üstüne atar mı?

Tom sorunun üstüne gitmedi.

Tony adını bir ağacın üstüne bıçakla kazıdı.

Bu satırın üstüne imza atınız.

Bu satırın üstüne imza atın.

Sakın onun üstüne gitmeyin!

Zirve bulutların üstüne kadar yükseliyor.

Kutunun üstüne oturma!Onu kıracaksın!

Şu kitabı diğerlerinin üstüne koy.

Bu konunun üstüne gitmem gerekiyor.

Tom gözlüğünü çıkardı ve onu masasının üstüne koydu.

Tom içkisini Mary'nin üstüne döktü.

Tom tepsiyi sehpanın üstüne koydu.

Tom bebeği bir battaniyenin üstüne yatırdı.

Tom gazeteyi katladı ve onu masasının üstüne koydu.

Tom demliği su ile doldurdu ve onu sobanın üstüne koydu.

Tom üstüne alınıyor gibiydi.

Yaşlı bir amca, gözleri göremediği için mektubun üstüne adresi benim yazmamı istemişti.

Uçuş görevlisi kazara Tom'un üstüne biraz sıcak kahve döktü.

Bütün bu zarfların üstüne pul yapıştırmam gerekiyor.

Tom bankta oturdu ve bacak bacak üstüne attı.

Tom masanın üstüne üç yüz dolar koydu.

Tom, Mary'nin masasının üstüne bir yığın mektup koydu.

Bir papaz bir paravanın üstüne bir rahibin resmini ustaca çizdi.

Tom masasının üstüne oturdu, pencereden dışarıya baktı.

Damlacıklar dizüstü bilgisayarımın üstüne düşüyorlar.

Tom bir sincap mıknatısı aldı ve onu buzdolabının üstüne koydu.

Tom garajın üstüne bir oda inşa etti.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce