şahsen kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 94'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Size şahsen kürtaja karşı olduğumu söylüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bize şahsen geleceğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye şahsen teşekkür etmek istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin adına birini göndermek yerine, sen gitsen ve şahsen konuşsan daha iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu şahsen görmeye gidersen, o memnun olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu şahsen tanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen en iyisi git ona şahsen teşekkür et.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu ismen tanırım fakat şahsen değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu şahsen tanırım fakat ismen değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şahsen teşekkür etmeye gitsen daha iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gidip onunla şahsen konuşsan daha iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onunla şahsen tanışmadım fakat onu tanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplantıya şahsen katılmalıydın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O onu şahsen tanır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u şahsen tanırım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u şahsen tanımıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'la şahsen konuşmam gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'la şahsen konuşmam lâzım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bunun için şahsen sorumlu olacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u şahsen tanıyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şahsen orada olmayı planlıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni şahsen görmem gerekiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni şahsen görmem gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ondan hoşlanmadığını söyledi fakat ben şahsen onun çok iyi olduğunu düşündüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
O filmi şahsen ilginç bulmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u şahsen tanıyor muydun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanıyorum şahsen gitmen gerekli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'la şahsen konuştun mu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu Tom'a şahsen vermek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şimdiye kadar şahsen duyduğum en iyi gitarist.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Jackson'ı şahsen tanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u şahsen tanıyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onları şahsen tanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom beni şahsen davet etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlara şahsen söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona şahsen söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlara şahsen söylemeyi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona şahsen söylemeyi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu şahsen tanıyor muydun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben şahsen haklı olduğuna inanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şahsen haklı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu bana şahsen versen iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben onu şahsen tanıyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şahsen, müzik dinleyerek rahatlıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar müziğin vahşi canavarı sakinleştirdiğini söylüyorlar ama benim için şahsen, o beni ne rahatlatıyor ne de sakinleştiriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şahsen, seçimi kimin kazanacağının herhangi bir yaratacağını sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu Tom'a şahsen vermen gerekir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'yi şahsen davet etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben onları şahsen tanıyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şahsen onları tanıyor musun?
Onu şahsen tanıyor musun?
Tom Mary'nin ölümünden şahsen sorumlu.
Şahsen onu sevmiyorum.
Şahsen öyle düşünmüyorum.
Onları şahsen tanımıyorum.
Onu şahsen tanımıyorum.
Onu şahsen tanırım.
Annenin fotoğraflarda gösterdiğim yerleri şahsen gördüğünü umuyorum.
Sonunda seninle şahsen tanıştığım için çok mutluyum.
Hayır, onu tanımıyorum. Tabii ki, ben onun kim olduğunu biliyorum, ama ben şahsen onunla tanışmış değilim.
Onların ikisi de onu şahsen ikna ettiler.
O beni şahsen davet etti.
Kazayı şahsen gördün mü?
Şahsen umurumda değil.
Sana şahsen teşekkür etmek istiyorum.
Tom'a şahsen söylemek istiyordum, bu yüzden onun evine gittim.
Şahsen, ben onun saçmalık olduğunu düşünüyorum.
Benim şahsen buna karşı hiçbir şeyim yok.
Tom'a şahsen söylemeyi tercih ederim.
Polisle başımızı derde sokmaktan seni şahsen sorumlu tutuyorum.
Keşke şahsen konuşabilsek ama o beklemek zorunda kalacak.
Şahsen bunu yapabileceğimi düşünüyorum.
Bence Tom'un öfkesi sadece bir savunma mekanizması; Yerinde olsam şahsen bunu kabul etmezdim.
Kral yarın akşam şahsen bulunacak.
Ben şahsen Tom'u tanıyorum.
Sizinle şahsen tanışmaktan çok mutlu ve onurluyum.
Ben onu şahsen kabul etmiyorum.
Ben şahsen mutlu bir doğum günü dilenilmesini isterim.
Başkan bize şahsen ofisine kadar kılavuzluk etti.
Şahsen kimseyi görmedim. Ya sen?
Ben şahsen kimseyi görmedim.
Sami herkesi şahsen bilir.
Seninle şahsen konuşmak zorundayım.
Şahsen ben politik fıkralara karşıyım. Sık sık makama seçilirler.
Tom sana şahsen teşekkür etmek istedi.
Sizi şahsen ziyaret edeceğim.
Sami, Leyla ile şahsen hiç tanışmadı.
Tom'a bunu şahsen sormayı isterim.
Karl o gece çalışan diğer çalışanları şahsen tanımıyordu.
Tom'u şahsen gördün mü?
Tom'la şahsen konuşmam gerekirdi.
Ben şahsen bunu daha çok seviyorum.
Seni şahsen ziyaret edeceğim.