şanslı kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Birden şanslı oldum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, ölümden döndüğü için çok şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben ne şanslı bir çocuk olduğumu biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi bir sağlığa sahip olduğum için, kendimi şanslı sayıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şanslı idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kendinden daha az şanslı olanlara yardım etmek için zamanının çoğunu harcamaya gönüllüydü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün şanslı günüm değil!
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok şanslı olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok şanslı olduğunu düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, hayatta olmak için kesinlikle şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Edgar Degas birçok ressamlardan daha şanslı idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kendini şanslı olarak addetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şanslı olduğundan emin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yedi şanslı bir sayıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
O kendini şanslı addetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün benim şanslı günüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başarmamın nedeni şanslı olmamdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yedinin şanslı bir rakam olduğu söylenir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ne kadar şanslı olduğunun farkında değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yedi bazen şanslı bir sayı olarak kabul edilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şanslı hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kendini şanslı hissediyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
O şanslı doğdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı olan kim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne kadar şanslı olduğunun farkında değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı olduğunu söyledim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şanslı addedilebilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sadece şanslı bir tahmindi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O şanslı bir kız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gerçekten şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı hissetmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı hissettim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı değil miyiz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı değildik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Diğerleri çok şanslı değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Arkadaşın çok şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün şanslı hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı olduğunu düşünmüyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı bir tahmin yaptım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un ne kadar şanslı olduğu konusunda hiç fikri yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün şanslı günün değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok şanslı bir bayansın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şanslı bir adamsın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gelecek sefer bu kadar şanslı olamayabiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hepimiz çok şanslı olmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Belki Tom sadece şanslı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Umarım Tom ne kadar şanslı olduğunu bilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kimse o kadar şanslı olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç kimse bu kadar şanslı değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok şanslı değildi.
Şanslı bir kızsın.
Şanslı kız kim?
Şanslı adam kim?
Tom sana sahip olduğu için çok şanslı, Mary!
Bu senin şanslı günün.
Torunların ne kadar şanslı, değil mi?
Şanslı değilim.
Şanslı değildim.
Çok da şanslı değilim.
Çok şanslı değilim.
Şanslı olursam, zamanında varırım.
Çok şanslı olmalıyım!
Passportu çok şanslı bir insan.
Tom şanslı görünüyor.
Tom şanslı doğdu.
Tom oldukça şanslı.
Şanslı biri değil misin?
Çoğu insandan daha şanslı olduğumuzu düşünüyorum.
Kimmiş bu şanslı adam?
Kumarhanedeki şanslı bir geceden sonra, Tom'un cepler dolusu nakiti vardı.
Şanslı olduğunu düşünüyorum.
Tom o kadar şanslı değildi.
Vay, sen şanslı bir adamsın.
O kadar şanslı değilim.
Üç benim şanslı sayım.
Senin şanslı sayın nedir?
Tom vurulmadığı için şanslı.
Sen şanslı mısın?
Her zaman kendimi şanslı düşündüm.
Dünyadaki en şanslı adamım.
Karın çok şanslı bir kadın.
Annem benim şanslı numaralarımdansa loto makinesinin keyfi seçimini tercih eder.
Tom çok şanslı bir adam.
Tom çok şanslı değildir.
O, şanslı bir atıştı.
O şanslı bir tahmindi.
Şanslı değilsem ne olacak?
O çok şanslı bir adam.
O çok şanslı bir kız.
Ne kadar şanslı olduğunu bilmiyorsun.
Tom hâlâ hayatta olduğu için şanslı.
Tom şanslı, değil mi?
Tom hayatta olduğu için şanslı.
Bu benim şanslı günüm olmalı.