Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"aç" içeren Türkçe örnek cümleler

aç kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Biraz kapıyı aç!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için "Aç"a tıklatın. Programdan çıkmak için "Çıkış"ı tıklatın. "Resim Düzeni" özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aç ve susuzdum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Işığı aç, lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen televizyonu aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen çantanı aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karnım aç!
Translate from Türkçe to İngilizce

Radyoyu aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gözlerini aç lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen, radyoyu aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen radyoyu aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bebekler aç olduklarında ağlarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bana aç olduğunu fısıldadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen klimayı aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aç kuşlar kuş besleyiciden yiyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok aç hissetmiyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen ve Brenda aç değilsiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kapıyı biraz aç!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, köpeği aç askerler tarafından yenilmekten kurtardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şehir aç askerlerle doluydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aç olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitabında sayfa dokuzu aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekten aç olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağzını aç!
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğle yemeğinden en az bir saat önce, Tom her zaman aç hisseder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beth çok sıkı çalışmak zorunda kaldı, ve şimdi o aç ve bitkin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aç olamaz. O az önce akşam yemeği yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aç hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aç değil misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok aç
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi aç mısınız?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun aç bir görünümü vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O aç görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpek aç görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen bu kutuyu aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben her zaman aç hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kapıyı aç, lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben hiç aç değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpek aç olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen pencereyi aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen şişeyi aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pencereyi aç lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen sesi aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Henüz çok aç değiliz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pencereyi aç, lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Radyonun sesini biraz aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, aç olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi çok aç olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben hariç kimse aç değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tokmağı çevir ve kapıyı aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun bir yürüyüşten sonra aç hissederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım kız arkadaşım aç çok sevimlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şişeyi aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pencereyi aç ve odaya biraz temiz hava girsin, lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

O aç görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pencereyi aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen aç gel.

Bill, kapıyı aç.

Lütfen kapıyı aç.

Hiç aç değilim.

Yol aç.

O bana aç olduğunu söyledi.

Kedimin girmesi için kapıyı aç.

Az önce yemek yedim bu yüzden aç değilim.

Konu onların aç olmasıdır.

Radyonun sesini aç. Duyamıyorum.

Ağzını aç ve gözlerini kapat.

Aç bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.

Bebek her zaman aç görünür.

Pencereyi aç da içeri biraz temiz hava girsin.

Aç çocuklar restorana doğru gitti.

Perdeleri aç ve güneş ışığı içeri girsin.

Işığı aç, bir şey göremiyorum.

Aç olduğu zaman hariç, kedim bana aldırmıyor.

Aç çocuklar masadaki her şeyi yedi.

Aç olamazsın. Akşam yemeğini henüz yedin.

O büyük bir akşam yemeği yedi. O aç olmalı.

Lütfen benim için kapıyı aç.

Kapıyı aç.

Aç mısın?

Aç değilim.

Gözlerini aç.

Yelkenleri aç.

Her zaman aç ve yorgun olmanın sonucu olarak, o köpek sonunda öldü.

Kurşun kalemini aç.

O aç gibi görünüyor.

Aç olduğunu umuyorum.

Ağzını geniş aç.

Gerçekten aç değilim.

Gözlerini dört aç!

Çok aç olduğum için biraz yiyecek çaldım.

Aç olmadığımı söyledim.

Kapıyı aç dedim.

Sadece çok aç değilim.

Tom'un aç olduğunu sanmıyorum.

Aç bırakılmak hoşuma gitmiyor.

İnsanlar aç kalsın olur mu?

Aç karna içilen çay beni daha da acıktırır annem bu kadar dikkatsiz mi?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce