Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"açlıktan" içeren Türkçe örnek cümleler

açlıktan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

İşçilerin çoğu açlıktan öldüler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan ağlıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan ve yorgunluktan dolayı köpek sonunda öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Midem açlıktan yapıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyada bazı insanlar açlıktan muzdariptir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun emrinde çalışmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşlı adam açlıktan ölüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan ölmek üzereyim!
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan ölüyorum!
Translate from Türkçe to İngilizce

Kıtlıktan dolayı sığır açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O açlıktan öldüğü için bir parça tost yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kuraklıkta, pek çok insan ve hayvan açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neredeyse açlıktan ölüyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok insan o savaş sırasında açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Shinji'nin açlıktan öleceği gün gibi açıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan ölüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben açlıktan ölüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan kırılıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom açlıktan ölüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sığır açlıktan ölüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvan açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi yiyelim. Açlıktan ölüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok insan açlıktan ve hastalıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalmaktansa açlıktan ölmeyi yeğlerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sığır açlıktan dolayı öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zavallı kedi açlıktan ölmenin eşiğindeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Afrika'da çoğu çocuk açlıktan ölüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Binlerce insan açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zengin ülkelerde, çok az sayıda insan açlıktan ölüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalmaktansa açlıktan ölürüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hırsızlık yapacağıma açlıktan ölürüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazı yerlerde, insanlar açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyada birçok insan açlıktan ölüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstediğimiz her şey ile tıka basa dolu olan bir depoda açlıktan ölen ilk milletiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kıtlıktan dolayı sığırlar açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kalbim açlıktan ölen o çocuklar için sızlıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kurak bir yıldı, ve birçok hayvan açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her yıl milyonlarca insan açlıktan ölüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neredeyse açlıktan ölüyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neredeyse açlıktan ölüyorduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adam açlıktan ölüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Para yetmeyince insan hırsızlık mı yapmalı, açlıktan ölmeli mi, yoksa aş evine mi gitmeli sen söyle?
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan ölüyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom açlıktan ölmeyecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom açlıktan ölüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan ölüyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom açlıktan ölecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan öleceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açlıktan öldük.

Açlıktan ölüyor olmalısın.

Ülkede çok sayıda insan açlıktan ölüyor.

Açlıktan ölse bile yardım istemezdi.

Haydi şimdi yiyelim. Açlıktan ölüyorum.

Tom açlıktan ölmek istemiyordu.

Açlıktan karnım gurulduyor.

Böyle bir şey yapacağıma açlıktan ölsem daha iyi.

İnşallah açlıktan ölmeyiz.

Onlar açlıktan ölüyorlar.

Umarım açlıktan ölmezsin.

Açlıktan ölmek zorunda değiliz.

Bana o koyun etinden biraz ayır. Bir parça et için açlıktan ölüyorum.

Açlıktan öleceğim!

Afrika'da açlıktan ölen çocuklar var.

Ne yani, burada durup açlıktan ölmeyi mi bekleyeceğiz?

Açlıktan ölen fakir çocukların halini düşünmüyorlar mı?

Açlıktan ölmeyeceğiz.

Açlıktan daha kötü bir şey yoktur.

Onlar açlıktan ölen fakir çocukları düşünmüyorlar.

Biz sakin duramayız ve insanların açlıktan ölmesini izleyemeyiz.

TV'de açlıktan ölen birçok insan gördüm.

Açlıktan ölen insanlara yiyecek sağla.

Onlar açlıktan ölecekler.

İnsanlar açlıktan ölüyordu.

Sığırlar açlıktan ölüyor.

Tom, lütfen bu açlıktan ölen insanlara yemek için bir şey verir misin?

Açlıktan ölmemi istemedin, değil mi?

Her gün milyonlarca insan açlıktan ölüyor.

Açlıktan ölen çocukları düşün.

Ben zaten açlıktan ölüyorum.

O açlıktan ölmeyecek.

Hayatta kalanlar açlıktan ölmek üzereyken bir adada bulundu.

Seni bilmem ama ben açlıktan ölüyorum.

Açlıktan ölüyorum! Acele et ve bana yiyecek bir şey ver.

Biz burada açlıktan ölüyoruz.

Ben artık açlıktan ölmüyorum.

Biz açlıktan öleceğiz!

O açlıktan öldüğü için suç işlemek zorunda kaldı.

Şehir açlıktan ölen askerlerle doluydu.

İnsanlar hâlâ açlıktan ölüyor.

Dünya deniz suyu ile çevrilidir ama yağmur başarısız olursa insanlar açlıktan ölecek.

Anneler çocuklarını doyurmak için kendileri açlıktan öldü.

Birçok işçi açlıktan öldü.

Afrika'da açlıktan muzdarip olanların acil yardıma ihtiyaçları var.

Eve geldiğimde açlıktan ölüyordum.

Bir Amerikan hükümeti, Amerikalıların açlıktan ölmelerine izin veremez.

Rehineler yiyecekten yoksun oldukları için açlıktan öldüler.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce