Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ağırlık" içeren Türkçe örnek cümleler

ağırlık kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 37'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Domatesler bir ağırlık birimi olan pound ile satılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok fazla ağırlık kaldırırken kolunu incitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ağırlık çalışması yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, yerel bir spor salonunda ağırlık antrenmanı yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir pound bir ağırlık birimidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağırlık kaldırmada bir Olimpiyat şampiyonuydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hobim ağırlık kaldırmak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağırlık bastı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ağırlık kaldırıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sınavlarınız olduğu zaman, ağırlık kaldırmak gerçekten stresi azaltır, ve bu zihniniz ve bedeniniz için de iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağırlık basıyor. Dün gece daha erken yatmalıydım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mevcut toplantıların sıklaştırılması ve iletişime daha fazla ağırlık verilmesi gündeme getirildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u ağırlık basıyor olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Net ağırlık üç kilogram.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kutuya çok fala ağırlık yüklersen patlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağırlık azalıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağırlık her zaman yerin merkezine doğru yönelmiş bir güçtür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bu şarkıyı dinlediğimde tuhaf bir şekilde ağırlık basar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçek erkekler aerobik yapmak için değil, ağırlık çalışmak için spor salonuna giderler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, omuzlarımdan kaldırılan bir ağırlık gibi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ağırlık kaldırır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi sanki üzerimden bir ağırlık kalktı gibi hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Teknik direktör Ali antrenmanda taktiksel çalışmalara ağırlık verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anadoluspor kamp döneminde fiziksel çalışmalara ağırlık verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anadoluspor antrenmanda taktiksel çalışmalara ağırlık veridi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ağırlık kaldırmaya başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yüksek ağırlık kaldırabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir tartı ağırlık ölçer.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçimde durmadan kabaran, dinmek bilmeksizin sızlayan bir şey; ruhumda cinayet işlemişim gibi bir ağırlık var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genelde ağırlık bağımsız filmlere veriliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çevre dostu politikalara ağırlık verilmeli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Askerdeyken üçüncü ayak çok ağırlık yapıyor muydu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ali Age of Empires oynarken genellikle paladin üretimine ağırlık verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Devlet bazen de ölü taklidi yapar. Zannedersin ki devlet yok, çöktü. Şımardıkça şımarırsın. Sonra üzerine birden bir ağırlık çöker. Sonrası yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Ali bazen de ölü taklidi yapar. Zannedersin ki artık yok, gitti. Şımardıkça şımarırsın. Sonra üzerine birden bir ağırlık çöker." "Peki ya sonra?" "Sonrası yok yeğen, sonrası yok!"
Translate from Türkçe to İngilizce