Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ağrısı" içeren Türkçe örnek cümleler

ağrısı kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Baş ağrısı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çocuk tam bir baş ağrısı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim diş ağrısı birkaç saat içinde geri döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Baş ağrısı için ne önerirsiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un çok ağrısı var fakat o ona katlanabileceğini söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mide ağrısı için bir şeyiniz var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok yaygın bir tip dirsek ağrısı, İngilizcede " tenisçi dirseği " olarak bilinir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom berbat bir baş ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü bir baş ağrısı olduğu için Tom uyuyamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un şiddetli bir baş ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sırt ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un bir diş ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun yan tarafında bir ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un kötü bir karın ağrısı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un berbat bir baş ağrısı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un omuzunda bir ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Baş ağrısı için bir şeyin var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Annem sık sık baş ağrısı çeker.
Translate from Türkçe to İngilizce

Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bütün gün baş ağrısı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aspirin baş ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uyanır uyanmaz, baş ağrısı yeniden geldi
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi yaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sadece bir baş ağrısı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kötü bir baş ağrısı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

İyi çiğneyemiyor çünkü şu anda diş ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sık sık bir diş ağrısı olduğundan yakınır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sık sık baş ağrısı çeker.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kulak ağrısı dışında kendimi iyi hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sende baş ağrısı var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepimizin karın ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sağ elinde keskin bir ağrısı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok sırt ağrısı çekiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük kız kardeşim dün geceden beri bir diş ağrısı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok ağrısı olan bir hastam var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un ağrısı olduğunu nasıl söyleyebilirsin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağrısı olan tek kişi sen olduğunu mu düşünüyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un korkunç bir baş ağrısı var çünkü dün gece çok içti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başım ağrıyor. Hiç baş ağrısı hapın var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun bir mide ağrısı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karın ağrısı sık karşılaşılan bir sorundur.

Karın ağrısı yaygın bir sorundur.

Tom ağrısı olmadığını söyledi.

Tom'un biraz ağrısı var.

Tom'un konuşamayacak kadar çok ağrısı vardı.

Birçok sırt ağrısı kendiliğinden iyi olur.

Bir baş ağrısı ile uyandım.

Hastalığın ilk belirtileri ateş ve boğaz ağrısı.

Tom'un hala baş ağrısı var.

Tom diş ağrısı çekiyor.

Tom baş ağrısı şikayetiyle işten erken ayrıldı.

Tom baş ağrısı ile uyandı.

Bu müzik bana bir baş ağrısı veriyor.

Bütün bu mesele bana bir baş ağrısı veriyor.

Baş ağrısı için iki aspirin al.

Dentiste sık sık gittiği için çok nadir diş ağrısı çeker.

Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.

Tom'un kötü bir baş ağrısı vardı.

Tom'un da, gerçekten kötü bir baş ağrısı var.

Tom kötü bir baş ağrısı olduğunu ve yatması gerektiğini söyledi.

Tom'un dün gece kötü bir baş ağrısı vardı.

Bu ilacı alırsan, mide ağrısı iyileşmiş olacak.

Tom'un boğaz ağrısı var.

Bileşik kırığın ağrısı neredeyse katlanılmazdı.

Dan bir migren baş ağrısı çekiyor.

Onun artık daha fazla ağrısı yok.

Bu sabah bir baş ağrısı ile uyandım.

Öyle kötü bir baş ağrısı vardı ki toplantıyı iptal etmek zorunda kaldı.

Diş ağrısı, yaşadığım en kötü acılardan biridir.

Yüksek sesli matkap, kocasına baş ağrısı verdi.

Aniden göğüs ağrısı ile vuruldu.

Kızının bir mide ağrısı var.

Oğlum diş ağrısı çekiyor.

Oğlumun diş ağrısı var.

Mide ağrısı geçti.

Karın ağrısı geçti.

Ağrı burada, değil mi? O bir mide ağrısı.

Tüm vücudumda kas ağrısı hissediyorum.

Benim boğaz ağrısı ve ateşim var.

Senin boğaz ağrısı ve ateşin var. Dışarı çıkma.

O gürültü bana baş ağrısı veriyor.

Ne baş ağrısı!

Tom'un bir baş ağrısı vardı.

Bu sabahtan beri hafif boğaz ağrısı yaşıyorum. Ben bir soğuk algınlığına yakalanıp yakalanmadığımı merak ediyorum.

O karın ağrısı beni terletti.

Büyükbabam mide ağrısı için yardım aramak için hastaneye gitti.

Herhangi bir göğüs ağrısı yaşıyor musunuz?

O diş ağrısı çekiyor.

Göğsümde öksürük ve baş ağrısı olan soğuk algınlığı var.

O uzun süredir kötü baş ağrısı çekiyor.

O, kötü bir baş ağrısı yaşadığını söyledi.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce