Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"alışılmadık" içeren Türkçe örnek cümleler

alışılmadık kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 39'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Senin böyle bir şey yapman alışılmadık bir durum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Telefon soygunu alışılmadık bir şekilde engellendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bu gece alışılmadık biçimde geveze.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un bu kadar erken burada olması alışılmadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alışılmadık bir yaşam biçimini benimsedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz alışılmadık bir şey bulmadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu alışılmadık derecede uzun bir cümle.
Translate from Türkçe to İngilizce

O alışılmadık biçimde iyi davrandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Defans oyuncuları için birçok gol atmak alışılmadık bir şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kış alışılmadık şekilde ılık geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu alışılmadık bir durumdur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bazı alışılmadık şeyler yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son zamanlarda alışılmadık bir şey gördün mü?
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok alışılmadık bir şey oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu alışılmadık bir istek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çok, çok alışılmadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu alışılmadık bir politika.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun alışılmadık davranışları bizim şüphelere sebebiyet verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun alışılmadık davranışları bizim şüpheleri doğurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

2013/2014 kışı Kuzey Avrupa'da alışılmadık derecede yumuşaktı ve Kuzey Amerika'da alışılmadık biçimde sertti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece alışılmadık biçimde soğuktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben alışılmadık bir yere aşık oldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Harald? Ne alışılmadık bir isim!
Translate from Türkçe to İngilizce

Alışılmadık sıcak hava, elma hasadı için sorunlara yol açtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar alışılmadık bir bağlantıyı paylaştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karpuzlar bu yıl alışılmadık biçimde tatlı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okul gezimiz alışılmadık bir kar yağışı nedeniyle berbat oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim alışılmadık bir ilişkimiz var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm galaksilerin aniden ortadan kaybolması alışılmadık değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Boustrophedon" alışılmadık bir kelimedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Partinize geliyorum ve sana alışılmadık bir hediye getiriyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada alışılmadık bir şey olmaz gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alışılmadık sıklıkla yemek yiyorsun, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sensörler alışılmadık hiçbir şey tespit etmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Leyla'nın erkek arkadaşının alışılmadık bir ismi vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami alışılmadık bir çocuktur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alışılmadık bir ses duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu alışılmadık bir şey, şüphesiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lorenzo alışılmadık bir şey gördü.
Translate from Türkçe to İngilizce