alışveriş kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Ben ikinci el kitapçılarda ve ikinci el giyim dükkanlarında alışveriş yapmayı severim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nerede biraz alışveriş yapabilirim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nancy yolda biraz alışveriş yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün alışveriş yapmaya gitmedi, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş yapmaya gitmeliyim, bir saat içinde döneceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O biraz alışveriş yapmak için dışarı gitmiş olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bana " alışveriş gidelim." dedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Anne az önce alışveriş için dışarı çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
New York'ta Fifth Avenue'da alışveriş yapmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş merkezine giden bir otobüs var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu benim için bir alışveriş torbasına koyar mısınız?
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş merkezi nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir hediye satın almak amacıyla bir alışveriş merkezine gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben genellikle bu süpermarkette alışveriş yaparım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
En yakın alışveriş merkezi nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce
O bana nerede alışveriş yapacağını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom alışveriş yapmak için şehir merkezine gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, annesi için alışveriş sepetini itti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary ile geçen hafta sonu alışveriş gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş merkezine gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buraya yakın bir alışveriş merkezi var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sizin için alışveriş yapacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim için biraz alışveriş yapar mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Yakında bir alışveriş alanı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben o mağazada alışveriş yapmayı seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Noel çok yaklaştığı için biraz alışveriş yapmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, çocuklarının para ile alışveriş etmelerine yardım ederek çok zaman harcar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş merkezi terk edilmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş çantam kırıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem alışveriş yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu bir alışveriş merkezinde aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu alışveriş merkezinde bir süpermarket var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş merkezi bir mil ilerde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alışveriş merkezini dolaştık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Akıllı alışveriş dikkatli bir planlama gerektirir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yer altında alışveriş bölgesi var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bayan Glück ve Yuki alışveriş turu yapmak istiyorlar.
Kız kardeşim alışveriş gezisine birlikte geldi.
Bütün bonusumu alışveriş ve seyahat üzerine çarçur ettim.
Catherine alışveriş merkezine gitmek istedi.
Evden şimdi çıktım alışveriş merkezine gidiyorum.
Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.
Bu yakınlarda alışveriş merkezi var mı?
Tekrar alışveriş yaptığını anlıyorum.
Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.
Alışveriş merkezinde Tom'la buluşmaya gitmeliyim.
Tom'la birlikte alışveriş yapıyorum.
Tom alışveriş yapıyor.
Alışveriş merkezinde üç mağaza var.
Bütün gündür alışveriş yapıyorum.
Bütün ev işlerini yapmak zorunda kaldım, ama keşke sinemaya ya da alışveriş yapmaya gitseydim.
Burada birçok insan alışveriş yapar.
Ayda kaç kez alışveriş merkezine gidersin?
Biri balık tutmaya,diğeri alışveriş yapmaya gitti.
Bu gece alışveriş merkezine gidelim.
Tom nerede alışveriş yapar?
Park Caddesinde mini bir alışveriş merkezi var.
Alışveriş merkezine gidelim.
Alışveriş merkezine gidiyoruz.
Tom Mary ile birlikte alışveriş yapmaktan nefret ediyor.
Tom ebeveynleri dışarıda alışveriş yapıyorken Mary ile ilgilendi.
Alışveriş bölgesinde amaçsızca dolaştık.
Alışveriş yapmayı seviyorum.
Alışveriş yapmaktan nefret ediyorum.
Alışveriş yapmaya gelmek ister misin?
Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.
Tom alışveriş merkezine gidecek.
Ona alışveriş yaptığımı söyle.
Tom alışveriş merkezine gitti.
Alışveriş yapmak için şehir merkezine gidiyoruz.
Dün biraz alışveriş yapmak için mağazaya gittim.
O alışveriş merkezinden alışveriş etmeyi severim.
En son ne zaman alışveriş yaptın?
Alışveriş yapmayı sevmek isterdim.
Pazara alışveriş yapmaya gidiyorum.
Alışveriş caddeleri, iş günlerinde çok sakindir.
Sadece biraz alışveriş yapmak istemiştim.
Sen hiç alışveriş yaparken hastalanan kadın gördün mü? Göremezsin, çünkü, eve gelir evde hastalanır, alışverişini yarım bırakmaz.
Tom arkadaşlarıyla alışveriş yapacak.
Tom arkadaşlarıyla alışveriş yapmaya gidiyor.
Sürekli alışveriş yapan, tüm parasını harcayan insanlardan mısınız?
Bana alışveriş merkezinin akşam 9.00'da kapandığını söyleyen kişi hatalıydı.
Tom alışveriş listesindeki her şeyi satın aldı.
Tom alışveriş merkezine gitmeyi seviyor.
Bu marketten alışveriş yapmaya alışığım.
Bizimle alışveriş merkezine gitmek ister misin?
Bizimle alışveriş merkezine geliyorsunuz sandım.
Dün alışveriş merkezine gittim.
Alışveriş merkezine Tom'la gitmeliydim.
Cumartesi günü H&M’de alışveriş yaptım.
Yakında Noel geldiği için biraz alışveriş yapmalıyım.
Alışveriş merkezinin önünde bir kitapçı var.
Alışveriş merkezinde Tom'la karşılaştım.