arasına kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 52'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Yüzünü ellerinin arasına sakladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bu günlerde onunla arasına mesafe koyuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz resmî ve özel işler arasına çizgi çizmeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuk kızların arasına oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir kaya ve sert bir yer arasına sıkıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben onların arasına oturdum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birisiyle ilk kez karşılaştığında, kendinle arkadaşın arasına konulan mesafeye kesinlikle dikkat et.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary ve John'un arasına sığışmaya çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Genç çift Şükran Günü konuklarının arasına anne babalarını dahil etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen beni gerçekten sevsen o insanların, o yabancıların arasına bırakıp gitmezdin!
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğle yemeği arasına kadar Boston'a varmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kutuları önceden tavan arasına taşıdın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary ve eşinin arasına oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar Allah ile kul arasına girilmeyeceğini bilmiyorlar mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kitabın yazılışı, 1711-1714 yılları arasına rastlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Padişah ve sadrazam kılıklarını değiştirip halkın arasına indiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tümen yaşam kalitesinin en yüksek olduğu şehirler arasında başı çekmektedir. Ayrıca Tümen'le birlikte Rusya'nın en gelişmiş şehirleri arasına Moskova, Kazan, Krasnodar, Sankt-Peterburg, Çelyabinsk, Ekaterinburg, Krasnoyarsk, Novosibirsk ve Orenburg dahil edilebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gökyüzünü avuçlarınızın arasına almayı denemeyin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Varsovie ve Berlin arasına direkt hat var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom üst kata tavan arasına gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, ona yardım etmek için onu kollarının arasına aldı fakat o ayakta duramadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazen, Dünya güneşin etrafında dönerken o, güneşle ay arasına gelir. Bu olduğu zaman dünya ay karşısında karanlık bir gölge atar. Bu, bir ay tutulması ya da bir ay tutulması olarak bilinir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yapmak istediğim en son şey, sen ve Tom'un arasına girmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım tavan arasına fare girmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Parantez arasına kelime yerleştirin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar bodrumdan tavan arasına kadar her şeyi temizledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanların arasına karışmaktan hoşlanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom iki ağaç arasına bir ip taktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben hediyeleri tavan arasına koydum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Karı koca arasına girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuğun kafası demir parmaklıkların arasına sıkışmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'la John'un arasına oturdum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Güneş tutulması, ayın güneş ve dünya arasına girmesinin sonucudur.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Çocuğun cinsiyetini belirlemek için en iyi yol nedir?" "Onun bacaklarının arasına bak."
Translate from Türkçe to İngilizce
O, iki ağaç arasına bir ip germiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl, o ve Dania arasına giren kayınvalidesinden bıkmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen iki ana cümlenin arasına virgül koyun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunun sen ve Tom'un arasına girmesine izin veremezsin.
Tom iki ağaç arasına bir hamak kurdu ve şekerleme yaptı.
Sami ben ve Leyla'nın arasına oturdu.
Allah ile kul arasına girilmez.
Anadoluspor devre arasına 1-0 önde giriyor.
Beyni bacak arasına kaçmış bunun.
Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.
Tom, Mary ile arasına mesafe koydu.
Tom çenesini ellerinin arasına aldı.
Beni kollarının arasına aldı ve beni sevdiğini söyledi.
Ekmek arasına en çok ne koyup yemeyi seviyorsun?
Başını ellerinin arasına alıp dikkatini toplamaya çalıştı.
Ali'nin hayatı işle ev arasına sıkışmış durumda.
Dalların arasına bir sincap saklandı.
Park edilmiş iki arabanın arasına saklandı.