arayıp kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 32'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom Mary'yi arayıp programını sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir arkadaşım da arayıp "Nasılsın kardeşim, durumlar nasıl?" dedi mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u arayıp söylemek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u arayıp bulmanı istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Polisi arayıp haber verin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u arayıp basın açıklaması yapmasını söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u arayıp özür dileyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u arayıp her şeyi söyleyecektim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u arayıp yarın beni ziyaret etmeye gelip gelemeyeceğini anlamak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir arayıp kontrol edeyim demiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'yi arayıp uğramasını istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben onu arayıp özür dileyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu arayıp özür dileyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Doktoru arayıp randevu almanız gerekir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden Tom'u arayıp ondan yardım etmesini istemiyorum?
Translate from Türkçe to İngilizce
Polis, Sami'nin izini arayıp yakaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Leyla arayıp arkadaşlarına haberleri izlemelerini söylüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden Tom'u arayıp ona yapamayacağını söylemiyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden sadece Tom'u arayıp ona söylemiyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un beni arayıp aramayacağını merak ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna anlam arayıp tehlikeli sularda yüzmenize gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom polisi arayıp bizi şikâyet etmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom polisi arayıp bizden şikâyetçi oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bayramlarda hep bizi arayıp sorar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu saatte arayıp rahatsız ettiğim için özür dilerim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sinekler tabiatları gereği güneşleri olacak bir ışık kaynağı arayıp etrafını tavaf etmek isterler. Sinek tabiatlı insanlar da çok farklı değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Temel otobüsteyken cep telefonuyla Dursun'u arayıp konuşmaya başlamış. Diğer yolcular durumu fark edince otobüste telefonla konuşmanın yasak olduğunu söyleyip Temel'i uyarmışlar. Bunun üzerine Temel telefona fısıldayarak "Ula Dursun, otobüste cep telefonuyla konuşmak yasakmış. Haçan sen konuş, ben dinliyorum da" demiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tobias'ın babası okulu arayıp onlara tüm durumu açıklamak zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tobias, İsabella'yı arayıp açıkladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alberto, İsabella'yı hiç arayıp mesaj atmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
İvan, Rima'yı arayıp ona her şeyi anlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u arayıp iptal edin.
Translate from Türkçe to İngilizce