Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"araya" içeren Türkçe örnek cümleler

araya kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tom ve arkadaşları bir araya gelmeyi ve müzik çalmayı seviyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, iki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tüm eşyalarını bir araya toplandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evrakların hepsini bir araya toplar mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill ve John sohbet etmek için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill ve John çene çalmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill ve John konuşmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gözleri bir araya geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kitaplarını bir araya topladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, Hamursuz bayramını gözlemlemek ve Paskalyayı kutlamak için insanların aileleri ve arkadaşlarıyla bir araya geldiği, yılın bir zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir grup oluşturmak için bir araya geldik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çift ayrıldı, tekrar bir araya gelmemek üzere.
Translate from Türkçe to İngilizce

İspanyolca üç kelimeyi bir araya getiremiyor, ve orta düzey olduğunu iddia ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araya mesafe koy.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim kaderimiz ortak yazılmış ama siz araya girmediniz mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben dua ederken araya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ayda bir kere bir araya geliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary ve ben, gelecek hafta tekrar bir araya geleceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araya girmeliyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir araya ihtiyacımız vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğle yemeğinden sonra tekrar bir araya geleceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlardan ikisi dövüşürken her zaman araya girmek istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Protonlar ve nötronlar atomun çekirdek denilen merkezinde bir araya gelirler. Elektronlar çekirdeğin etrafında dönerler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kıtalar yaklaşık 250 milyon yıl önce Pangea adında bir süper kıtayı oluşturmak için bir araya geldiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom iki ucu bir araya getirmeyi denedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nihayet Tom'la bir araya geldim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz bir araya geldik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman bir araya gelebiliriz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir araya ihtiyacın var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar bir araya toplandılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Belki yarın öğleden sonra bir araya gelebiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepimiz bir araya geldik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz yakında bir araya geleceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sence sen ve Tom yeniden bir araya gelecek misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar Cezayir'de buluştular ve Fransa'da tekrar bir araya geldiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araya kaynamaya çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizi bir araya getiren bu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gözlerimiz bir an için bir araya geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Penguenler ısınmak için bir araya toplanırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yönetim kurulu üyeleri, 27 Mart 2013 tarihinde bir sonuç oturumu için bir araya gelecek.

Feleğin cilvesi bizi bir araya getirdi.

Bir satranç oyunu için bir araya gelelim.

O onları bir araya getirme sürecini açıkladı.

Dedektif Dan Anderson nihayet bütün cinayet hikayesini bir araya getirdi.

Tom şirkette mevcut mali krizi tartışmak üzere Mary ile bir araya geldi.

Dan, Princeton Üniversitesi'nde bir grup biyoloji araştırmacısı ile bir araya geldi.

Tom onlarla bir araya geldikten sadece birkaç dakika sonra Mary'yi dışarı davet etti.

Dan, Linda ile dışarıda bir araya geldi.

Çete şehir çöplüğünde bir araya geldi.

Yaklaşık 800 milyon yıl önce, tüm kıtalar bir araya itildiler. Biz bu kıtaya Rodinia diyoruz.

İkisi bir daha asla bir araya gelmediler.

Tom, İncil çalışma grubunda Mary'yle bir araya geldi.

Mary biriyle araya geldi.

Çok Fransızca kelime biliyorum ama cümle içinde bir araya getirmekte zorlanıyorum.

Biz düzenli olarak bir araya gelme alışkanlığını edindik.

O, kırık bir vazonun parçalarını bir araya getirmeye çalıştı.

O ve ben bir araya geleceğiz.

Tom mahalle basketbol takımını bir araya getirdi.

Biz bir daha asla bir araya gelmeyeceğiz.

Tom babasıyla yeniden bir araya geldi.

Biz Şanghay'da bir araya geldik.

Mary emekli maaşı ile iki yakasını bir araya getiremiyor. Bir restoranda yarım gün temizlikçi bir kadın olarak çalışmasının nedeni bu.

Ikiniz bir araya geldiniz mi?

Yazarın iki karakteri bir araya getirmesi, onların farklılıklarının yanı sıra onların benzerliklerini de vurguluyor.

İki nehrin bir araya geldiği bir bölgede bir kasaba inşa ettiler.

Sen sadece araya giriyorsun.

Tom Mary ile tekrar bir araya gelmeyi umuyordu.

Yedi yıl önce İspanya'da bir araya geldiler.

Keşke ABBA tekrar bir araya gelse, Onları seviyorum.

Eğer şansını yakalarsak, başka bir vesile ile bir araya gelelim.

Tom araya girmemeliydi.

Her şey bir araya geldi.

Bunu nasıl bir araya getireceğiz?

Sohbet etmek için bir araya toplandılar.

Bilgi ve cesur her zaman bir araya gelmez.

Tom ve Mary yapabildikleri kadar çok bir ​​araya gelirlerdi.

Tom ve Mary yapabildikleri kadar sık bir ​​araya gelirlerdi.

Umarım yakında bir araya geliriz.

Tom'la tekrar bir araya gelmek ister misin?

Üçünüz nasıl bir araya geldiniz?

Fadıl ve Leyla tekrar bir araya geldiler.

Çok bir araya geliyoruz.

Her şeyi bir araya getirdik.

Kader bizi bir araya getirdi.

Tom herkesi bir araya getirdi.

Tom herkesi bir araya getirebilir mi?

Tom insanları bir araya getirmeyi severdi.

Tom ailesi ile yeniden bir araya geldi.

Asla tekrar bir araya gelmeyeceğiz.

Tom kafede Mary ile bir araya geldi.

Tom lobide Mary ile bir araya geldi.

Hepsini bir araya koyman gerekmiyor.

Bilim, uçak ve gökdelenler inşa eder ama iman onları bir araya getirir.

İkizler nihayet 35 yaşındayken yeniden bir araya geldiler.

Bu tek yumurta ikizleri, doğumda ayrıldılar ve 35 yıl sonra bir araya geldiler.

Daha sonra bir yerde bir araya gelelim.

Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde bir araya geldiler.

Simülasyon sonuçlarını kullanmadan önce artıkların bir araya gelmesini beklemek gerekir.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce