at kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Ali yeni bir at almak istediği için para biriktiriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
At düşünce boynunu kırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece dört at yarışta yarıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
At atlıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O at benim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün atlar hayvandır ama bütün hayvanlar at değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tüm atlar hayvandır ama tüm hayvanlar at değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapatmak için çok geç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir at kadar sağlıklıyım
Translate from Türkçe to İngilizce
Daha yakına gel ve bu resme bir göz at.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir at evimi geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dere geçerken at değiştirilmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
" O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç at biniciliğine gittin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
At yolun aşağısına doğru tırıs gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir sopa at ve köpeğin onu alıp getirmesini izle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Polo gibi at sırtında oynanılan bir oyunun aksine futbol aslında ayakla oynanılan bir top oyunu demekti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne hızlı bir at!
Translate from Türkçe to İngilizce
O senin at araban mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir at üzerinde para yatırmak akıllıca değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Daha fazla traktörler daha az at ve katır anlamına geliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu at nalı bir mıknatıstır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Domuzlara inci at.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom geçen yaz bir kez at yarışlarına gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kelly bir at gibi yer.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir at arabası tekerleği yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bir at arabası tekerleği yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir at hızlı koşar.
Translate from Türkçe to İngilizce
At bir hayvandır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen topu at.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir at gibi yiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir at çok faydalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu haritaya bir göz at.
Translate from Türkçe to İngilizce
At kımıldamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir at kadar açım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üç adım at ve atla.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bir at kadar güçlü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Silahını yere at.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben araba çeken bir at gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
At dost bir hayvandır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buraya gel ve ona bir göz at.
Translate from Türkçe to İngilizce
O at üzerine on dolar iddiaya giriyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
At durdu ve kımıldamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece at eti yemeği sevdiğine karar verdiğinden dolayı bunun onu kötü bir kişi yapacağını sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hızlı bir top at.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buna bir göz at.
Translate from Türkçe to İngilizce
Zarı at.
Translate from Türkçe to İngilizce
At hızlı koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bir at kadar güçlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sarı sayfalara bir göz at.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bir at.
Translate from Türkçe to İngilizce
At çitin üzerinden atladı.
At biniciliğini denemek istiyorum.
At tarlalarda koştu.
At, aslan, köpek, keçi: bunlar hayvandır.
Yarış için bir at eğitiyorum.
Öyle açım ki bir at bile yiyebilirim.
Lütfen bu resme bir göz at.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.
Saçlarımı at kuyruğu yapmak için bir kurdele kullandım.
Bir at üstünde bu dereyi atlamaya çalışacağım.
Topu bana at.
At benim.
Bu sabah at-binmeye gitti.
Komşumuz kendisine zarif bir at aldı.
Kağıtları sepete at.
Bisiklet ve at arasında bağlantı var mı sence?
Bu at en hislisi mi?
Onları at.
Bir göz at.
Beni hapse at.
Topu at.
Yazı tura at.
Ona bir gaz bombası at.
Ayakları kırık sandalyeleri at.
At yarışlarında asla bahse girmedim.
Topu bana geri at.
At koşum bağlama yarışmasına katıldı.
At eti yemeyi denemek istiyorum.
Asla at eti yemedim.
Silahını dışarıya at.
Topu Tom'a at.
Hiç at yarışı izlemeye gittin mi?
At ahırda.
At sürmeyi öğrenmelisin.
At yarışlarında 10,000 yen kazandığım için gerçekten mutluyum.
At beyaz değildir.
Bir at yiyebilirim.
Atlar neden at gözlükleri takarlar?
Yalnızca dört tane at yarıştaydı.
Beni damızlık bir at olarak görmekten vazgeçmelisin.
O at ve sığır yetiştiriyor.
At ahırda yaşar.
Başlangıçta at etini beğenmedi.
Bir at çok hızlı koşabilir.
Onu bana at.
Vahşi bir at gibi gemimi ısırıyorum.
Yabani bir at gibi içim içime sığmıyor.
Vahşi bir at gibi yerimde duramıyorum.