Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ayırt" içeren Türkçe örnek cümleler

ayırt kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 99'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Kurbağayı kara kurbağasından ayırt edemem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz onu küçük kız kardeşinden ayırt edemeyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpek renkleri ayırt edemez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

İkizler birbirinden ayırt edilemez.
Translate from Türkçe to İngilizce

İkizler o kadar benziyorlar ki birini diğerinden ayırt etmek neredeyse imkansız.
Translate from Türkçe to İngilizce

İkizler o kadar benziyorlardı ki birbirinden ayırt etmek zordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

İkizler o kadar benziyorlar ki birini diğerinden ayırt edemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tondaki ince farklar orijinali fotokopiden ayırt eder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biri diğerinden çok daha canlı olduğundan, orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u ikiz kardeşinden ayırt edebilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

İyi kahveyi kötü kahveden ayırt etmek için dilini eğitmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu kız kardeşinden ayırt edebiliyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Jim ile hiç karşılaşmamış olmama karşın, ben hemen onu ayırt ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tereyağı ile margarini ayırt edebiliyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kalayı gümüşten ayırt edebilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun ikiz kız kardeşlerini ayırt edemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu ikiz kız kardeşinden ayırt edemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen doğruyu yanlıştan ayırt etmek zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu cihazlar özellikle yüksek kaliteli işçilikle ayırt edilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu kardeşinden ayırt edemem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğruyla gerçek arasındaki farkı ayırt edebilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kimseyi ayırt etmeden yaşadım bu zamandan sonra da böyle olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoğu Avrupalı, bir Japon'u bir Çinli'den ayırt edemez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kazadan beri onun arabası artık güçlükle ayırt edilebilir olmuştur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birinin karatavuğu kargalardan ya da hatta küçük kargalardan ayırt etmesi için bir kuş bilimci olması gerekmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jackson ikizlerini ayırt edebilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok hızlı konuştu. Ne dediğini ayırt edemedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı ayırt edemez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onları birbirinden ayırt etmek kolaydır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğru ile yanlışı ayırt edebilmek her zaman çok kolay değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İkiz Jackson kardeşleri birbirinden ayırt etmek imkânsız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve John'u ayırt edebiliyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onları nasıl ayırt edebiliyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu zar zor ayırt edilebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japon dilinin birçok ayırt edici özellikleri var.

Bir orijinali sahteden ayırt etmek zordur.

Doğru ve yanlışı ayırt etmelisin.

Bir İngiliz ile Amerikan'ı nasıl ayırt edersiniz?

Onları nasıl ayırt edersin?

İkizleri birbirinden ayırt edemiyorum.

Doğruyla yanlışı ayırt edemez.

İkizleri ayırt edebilirim, sorun değil.

Tadı ayırt edebilemem.

Bu fotoğraf çok bulanık. Yüzünü ayırt edemiyorum.

Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?

Kimin kim olduğunu zar zor ayırt edebilmiştim.

Ben ikizleri ayırt edemedim.

İnsanlar bizi ayırt edemez.

Ben onları ayırt edemem.

Ben iyi ile kötüyü ayırt edebiliyorum.

Bu makineler, özellikle yüksek kaliteli işçilik ile ayırt edilir.

Tom doğru ile yanlışı ayırt edebiliyor.

İyiyi kötüden ayırt etmek kolaydır.

Köpekler renkleri ayırt edemezler.

Seni erkek kardeşinden ayırt etmek zor.

Tom'un bir tek yumurta ikizi var ve az insan onları ayırt edebilir.

Yatırımcılar, gerçek değer yaratma ile hüsnükuruntuyu ayırt etmeliler.

Onu erkek kardeşinden ayırt edebilir misin?

Bu ikizleri birbirinden ayırt edemezsin.

Bir çocuk bile doğru ile yanlışı ayırt edebilir.

Onları sadece bir uzman ayırt edebilir.

Doğruyu yanlıştan ayırt etmek zorundayız.

Birbirinden ayırt etmek mümkün değildir.

Bir alligator'u bir crocodile'den ayırt edebilir misin?

Onun ayırt edici özellikleri yoktu.

Onlar o kadar benzer ki ben ayırt edemiyorum.

İyiyi kötüden ayırt etmek kolay değildir.

İki erkek kardeş birbirlerine o kadar çok benziyorlar ki onları birbirlerinden zorlukla ayırt edebiliyorum.

Nasıl ayırt edersin?

Tereyağını margarinden ayırt edebilir misin?

Doğruyu yanlıştan ayırt etmek zordur.

Doğru ile yanlışı nasıl ayırt edeceğini bilmiyor.

İkizleri ayırt edemedi.

Tüyler kuşların ayırt edici bir özelliğidir.

Buğdayı arpadan ayırt edebilir misin?

Bu mahalledeki tüm evler çok benzer ben onları ayırt edemiyorum.

Ben asla ortaçın, ulaçtan farkını ayırt edemeyen bir erkek ile buluşmam.

İkisini birbirinden ayırt edemiyorum.

Dumanı buhardan hâlâ ayırt edemiyor musun?

Onu ikiz erkek kardeşinden ayırt edebilir misin?

Gerçekle sahteyi ayırt edebilir misiniz?

Hayattaki en zor şey, geçeceğin köprülerle yakacağın köprüleri ayırt etmektir.

Kara kurbağasını kurbağadan nasıl ayırt edebiliriz?

Kara kurbağasını normal kurbağadan nasıl ayırt edebiliriz?

Hiçbir ayırt edici özelliği yoktu.

Gümüşü kalaydan ayırt edebilir misiniz?

Ayırt edici bir işareti var mı?

Arpayı buğdaydan ayırt edebilir misin?

Çocuklar artık tavukları ineklerden ayırt edemiyor.

Yenilebilir bir mantarı yenmeyen bir mantardan nasıl ayırt edersin?

Dolandırıcıları nasıl ayırt edebiliriz?

O yiyecekleri ayırt etmez, her yemeği yer.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce