Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"bölge" içeren Türkçe örnek cümleler

bölge kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 77'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O zamanlar bölge İspanya'ya aitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir inşaat şirketinde on beş yıldan sonra, Bill Pearson'a sorumlu bölge müdürü pozisyonu verildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bölge sessizdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bölge su sıkıntısı içinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge son derece yalıtılmıştır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bölge başsavcısı iki yıllık cezadan memnun olmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge hava kirliliği ile meşhurdur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm bölge karla kaplandı
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyada şişmanlığın nadir olduğu tek bölge Afrika'da Sahra çölünün güney kısmıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir yazılım şirketi için bölge satış müdürüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

O tehlikeli bir bölge;Gitme oraya.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge tekstil endüstrisiyle ünlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kırsal bölge şehirden daha sessizdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bölge insanlar tarafından hiç iskan edilmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunun için bölge sakinleri belediyeye temizlik vergisi öderler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kırsal bölge güzeldir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Umarım, bölge insanının acılı yüreği biraz olsun soğur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge, değerli madenler üretir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu alan yasak bölge.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kirlilik, bölge ekosistemine yıkıcı sonuçlar doğuruyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burası tehlikeli bölge.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki bölge dinde ve kültürde farklıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alsace en küçük idari bölge.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aachen kenti bağımsız bölge olarak yönetilmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir bölge şerifiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bildiğin bir bölge mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu tehlikeli bir bölge olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kurak bir bölge, neredeyse bir çöl.
Translate from Türkçe to İngilizce

8000 metreden yukarıdaki bölge, ölüm bölgesi olarak bilinir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge tamamen değişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bölge maden kaynakları açısından oldukça zengindir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bölge doğal kaynaklar açısından zengindir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu alan halka yasak bölge.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge sakinlerinin çoğu denizci.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge sakinlerinin çoğu çiftçi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge sakinlerinin çoğu balıkçı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge bir vadide yer alır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge bir havza oluşturur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge, güzel manzarasıyla tanınır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge yağışlı olmaya devam edecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge Bay Ikeda'ya aittir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bölge, manzarası ve yaban hayatı ile ünlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz bütün kırsal bölge için alay konusuyduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rheinland, Versailles Antlaşması ile demilitarize bir bölge haline getirildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge av kuşları ile ünlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge bir kasırgadan sonra haritadan silindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha önce, bölge için taşkınlar kaderdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sırada bölge çok izole edilmişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge bir vadide yer almaktadır.

Yaşamak için güzel bir bölge.

Bu bölge mandalina ile ünlüdür.

Apotik veya “gece yarısı” bölgesi 1.000 metrenin altındaki derinliklerde bulunur. Güneş ışığı bu derinliklere nüfuz etmez ve bölge karanlıkta kalır.

Bu bölge plajlarıyla ünlüdür.

Açık büfe ve her şey dâhil sistemi yüzünden bölge esnafı turistlerden fazla yararlanamıyor.

Gerçekten, Samsun ve yöresinde Rum çetelerinin Müslüman halka saldırması ve öteden beri araçsız bırakılmış olan bu bölge yöneticilerinin yabancı devletlerin işe karışmaları yüzünden hiçbir önlem alamaması, durumu güçleştirmişti.

O bölge ile de iletişim kurmak gerekiyordu.

O zamanlar bölge İspanya'ya aitmiş.

Salgın süreci göstermiştir ki; dünyadaki hiçbir bölge, ulus veya ülke için hiyerarşiler ve ayrıcalıklar geçerli değildir.

Bölge zamanla değişti.

Ancak bölge bazı ciddi sorunlarla hala uğraşıyor.

Bölge, Kosova ihtilafından da etkilenmişti.

Fırtınalar bölge genelinde sorunlara yol açtı.

Bölge durgun bir dönem yaşıyor.

Sonuçta o bölge de Avrupa'nın bir parçası.

Bu planın bölge açısından anlamı açık.

Bölge yeni ve tarihi bir fırsatla karşı karşıya.

Sırbistan ve bölge açısından herhangi bir güvenlik riski mevcut mu?

Sınır kapıları kısıtlı askeri bölge ilan edildi.

Tüm bölge liderleri başsağlığı dilediler.

Bu sorun diğer bölge ülkelerinde de aynı.

Havadan gözlem ve inceleme yapmak için bölge üzerinde uçuş gerçekleştirdik.

Bölge 2000'lerin başında metro hattının açılmasının ardından hızlı bir gelişim yaşadı.

Bu bölge bakır yönünden zengindir.

Burası çok tehlikeli bir bölge.

Etkilenen bölge birkaç gün boyunca karantinada kalmalıdır.

Bu bölge dağlarla doludur.

Gazze çok yoğun nüfuslu bir bölge ve İsrail birliklerinin orada faaliyet göstermesi son derece zor olacak.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce