Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"bırak" içeren Türkçe örnek cümleler

bırak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bırak!
Translate from Türkçe to İngilizce

Odayı olduğu gibi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Homurdanmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Etrafta oyalanmayı bırak!
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni rahatsız etmeyi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oluruna bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaygara yapmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen beni istasyona bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japon olanları bir yana bırak, onun çok sayıda yabancı pulları var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yakınmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı içmeyi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen sigara içmeyi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle söylemeyi bırak!
Translate from Türkçe to İngilizce

Yazmayı bırak ve kağıdını teslim et.
Translate from Türkçe to İngilizce

Para hakkında tartışmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sayacı çalışırken bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her şeyi oluruna bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen beni yalnız bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu bana bırak. Onunla ilgilenirim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u yalnız bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen işe giderken bu paketi Jones'ların evine bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni yalnız bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu bana bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni rahat bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu yalnız bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kolumu bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bırak bunu ben halledeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava atmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni yalnız bırak, lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen kolumu bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kafanı kuma gömmeyi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitabı masaya bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana bir mesaj bırak lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu bulduğun yere bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitapları olduğu gibi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sandalyeleri olduğu gibi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen pencereleri açık bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boşu boşuna yaygara yapmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şemsiyeni holde bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Satırlar arasında bir boşluk bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen kolumu bırak. Beni incitiyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer bir hata bulursan, lütfen bir yorum bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kolumu bırak! İnsanların bana dokunmasına katlanamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aval aval bakmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu bana bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana dokunmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

İpi bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Meseleyi bana bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Motoru çalışırken bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen her şeyi bana bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne kadar uğraşırsan uğraş, bırak başkasını, kendini bile bir şeye zorla inandıramazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni "normal" bir insan gibi görmeyi bırak artık!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bırak saçmalamayı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen şapkanla oynamayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bırak ders çalışmayı, düşünmek için bile bitik durumdaydım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bırak bir doları bir sentim bile yok
Translate from Türkçe to İngilizce

Fransızcayı bırak konuşmayı okuyamam bile.

Lütfen buradan uzaklaş ve canımı sıkmayı bırak.

Kardeşine muziplik yapmayı bırak.

Ona saygı duymayı bırak, ondan hoşlanmıyorum.

Şikâyet etmeyi bırak ve sana söylenildiği gibi yap.

Zaman kaybetmeyi bırak ve ise geri dön.

Hayal etmeyi bırak! Eğer çalışmazsan, Almanya'ya gidemezsin.

Lütfen zapping yapmayı bırak.

Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.

Lütfen gelecek Cumartesi öğleden sonrayı boş bırak.

Mesaj bırak.

Bırak da Mary işini yapsın.

Bırak da Tom işini yapsın.

Bırak da işlerini yapsınlar.

Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?

Kolumu bırak!

O bıçağı bırak. Beni geriyorsun.

Bırak gideyim.

Yapacak işlerim var; o yüzden git ve beni yalnız bırak.

Bırak gitsin!

Bırak öleyim.

Silahı bırak.

Bırak beni!

Bırak konuşsun.

Bağırmayı bırak.

Silahını bırak.

Karışmayı bırak.

Endişelenmeyi bırak.

Beni yalnız bırak!

Bizi yalnız bırak.

Çocuğu bırak.

Direnmeyi bırak!

Bunu burada bırak.

Şimdi ağlamayı bırak.

Onu yapmayı bırak.

Onu oraya bırak.

Başımın etini yemeyi bırak.

Beni izlemeyi bırak.

Bu kadar aptal olmayı bırak.

Sızlanmayı bırak.

Benimle alay etmeyi bırak.

Kaybedenlerle flört etmeyi bırak.

Çok kibar olmayı bırak.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce