Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"bırakmak" içeren Türkçe örnek cümleler

bırakmak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bu paketleri kısa bir süreliğine bırakmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben sigarayı bırakmak için ikna edildim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı bırakmak kolay değildir, fakat sağlığının uğruna bırakmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anahtarı arabada bırakmak senin dikkatsizliğindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O birkaç kez sigarayı bırakmak için çalıştı, ancak başarısız oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün sigarayı bırakmak için yemin ediyorum, John.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bob sık sık sigarayı bırakmak için çalışır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sigarayı bırakmak zorundadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sigarayı bırakmak için söz verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşini bırakmak istediğinden emin misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir işi yarım bırakmak yapılabilecek en kötü iştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu o şekilde bırakmak ister misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir mesaj bırakmak ister misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı bırakmak zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı bırakmak için çok gayret ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kitabı sana bırakmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelecek ay işini bırakmak zorunda kalabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu sıkıca tuttu ve hiç bırakmak istemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona bir mesaj bırakmak ister misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bırakmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşimi bırakmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jack çamı kozalakları, örneğin, büyük bir ısıya maruz kalıncaya kadar tohumlarını bırakmak için kolayca açılmazlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı bırakmak dünyadaki en kolay şeydir. Binlerce defa bıraktığım için biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u okula bırakmak zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un ofisine bir şey bırakmak zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben performansımı arttırmak için bırakmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un niçin okulu bırakmak istediğini anlayamadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden çaysız bırakılmıyoruz biliyor musun Olric? Çünkü bizi hiçbir şeye muhtaç bırakmak istemiyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı bırakmak istiyorum ve bunun için yardım almam şart gibi gözüküyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kumar oynamayı bırakmak zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi John'la yalnız bırakmak üzere değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir ölüyü gömmeden bırakmak profanlıktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni haklarımdan mahrum bırakmak için elinden geleni yaptın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi geride bırakmak istemiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı bırakmak için hangi yöntemi kullandın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin elini bırakmak istemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dersleri atlamayı bırakmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Maalesef okul ücretini göze alamadığım için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigarayı bırakmak için çabalıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom okul ücretini ödeyemediği için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı.

Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.

Niçin bırakmak istediğini anlamak kolay değil.

Onu şansa bırakmak istemiyorum.

Tom'a bir mesaj bırakmak isterim.

Adamın sigarayı bırakmak için yaptığı üçüncü deneme başarısızlıkla son buldu.

Biz Dünya'yı bulduğumuzdan biraz daha iyi bırakmak istiyoruz.

Herkes bir iz bırakmak ister.

Oğlana bahşiş bırakmak lazım.

İyi bir ilk izlenim bırakmak istedim.

Bebekleri güçlü güneş ışığına maruz bırakmak tehlikelidir.

Sigarayı bırakmak hayatımda yaptığım en zor şeydi.

İnsan bir yabancı ülkeye gittiğinde, kendi ülkesinin sorunlarını da geride bırakmak istiyor.

Seni Tom'la yalnız bırakmak istemiyorum.

Annen ve baban üzerinde iyi bir izlenim bırakmak istiyorum.

Tom işini bırakmak zorunda kalabilir.

Tom Mary'nin neden işini bırakmak istediğini biliyordu.

Bırakmak istiyorsan, sadece öyle söyle.

İçki içmeyi bırakmak zorundayım.

Tom Mary'nin işini neden bırakmak zorunda kaldığını anlayamadı.

Bu kızı seninle birlikte bırakmak istiyorum.

Tom bana işini bırakmak istediğini söyledi.

Yapmak istediğim son şey seni burada yalnız bırakmak.

Seni yalnız bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm.

Tom'u yalnız bırakmak istemiyorum.

Tom okulu bırakmak istedi.

Zaten işi bırakmak istiyordum.

O çocukları bırakmak istiyorum.

Tom sigarayı bırakmak istiyordu.

Tom burada çalışmayı bırakmak için kararını verdi.

Sigarayı bırakmak onun için imkansızdır.

Sigarayı bırakmak onun için olanaksızdır.

Tom köpeği bırakmak için arka kapıyı açtı.

Bazen bu işi bırakmak aklıma geliyor.

İşini bırakmak istediğini Tom zaten biliyor.

Tom sigarayı bırakmak için çok uğraşıyor.

Tom sigarayı bırakmak için çok çalışıyor.

Tom işini bırakmak istediğini söylüyor.

Tom'un iyi bir izlenim bırakmak istediğini biliyorum.

Kedisini evde bırakmak zorundaydı.

Sigarayı bırakmak kolaydır. Bunu yüzlerce kez yaptım.

Bırakmak zorundasın.

Tom'u yalnız bırakmak istiyorum.

Valizlerimi burada bırakmak güvenli mi?

Sigarayı bırakmak kolay, seni bırakmak çok zor.

Bize Tom'un okulu bırakmak istediği söylendi.

Bir durgunluğun ortasında bile bir işi bırakmak zorunda olduğumuz zamanlar vardır.

Bir mesaj bırakmak ister misin?

Çocuklarımız için bir şey bırakmak zorundayız.

Tom'un sigarayı bırakmak için irade gücü yok.

Bir karışıklık bırakmak istemiyorum.

Ben geçmişi arkamızda bırakmak istiyorum.

Hava gazını açık bırakmak benim dikkatsizliğimdi.

Ben onları yalnız bırakmak için söz verdim.

Motorlu araç kullananlar, bisikletlileri geçerken en az bir metre emniyet mesafesi bırakmak zorundalar.

Onu karanlıklara bırakmak istemezlerdi.

Sigarayı bırakmak zor.

Bırakmak istemiyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce