bağlı kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
O, prensibine bağlı kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başkalarıyla konuşurken, kollarınız çaprazlama bağlı şekilde onu yapıyorsunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, vahşi köpeğin bağlı tutulmasını istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Köpeğimizi bağlı tutmak zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce
O artık ebeveynlerine bağlı değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
O gerçekten ne zaman olacağına bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şimdi Tom anne-babasına çok bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, babasının ona vermiş olduğu golf kulübüne çok bağlı idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Zamana bağlı bir toplumda zaman lineer olarak görülür-yani geçmişten şimdiki zamana ve geleceğe doğru uzanan düz bir çizgi olarak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Projen için onun desteğine bağlı kalamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yarın için planlarımız havaya bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary küçük kıza çok bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Diyetine bağlı kalmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kolları bağlı şekilde sadece izledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, orijinal plana bağlı kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tanrı'ya "inanmak"la neyi kastettiğine bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Orijinal planıma bağlı kalıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Duruma bağlı olarak; bazen öyledir, bazen değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım havaya bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başarımız sizin çabalarınıza bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir şeye uzun süre bağlı kalamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kolları bağlı duruyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gezimiz havaya bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Terfi etmem onun kararına bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şey sizin kararınıza bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir şeye asla uzun süre bağlı kalmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hayatı hakimin kararına bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kolları bağlı şekilde kanepede oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başkalarına bağlı olmak sık sık gereklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gidip gitmeyeceğimiz havaya bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar her zaman köpeği kapıya bağlı tutar mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ellerim bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oyunun sonucu onun performansına bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kraliyet mücevherleri kilit ve anahtara bağlı tutulur.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sözüne bağlı kalmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona bağlı olma.
Translate from Türkçe to İngilizce
İsteğe bağlı değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ona bağlı olduğu için, insanlığın geleceği belirsiz kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sonunda Mary'nin kulağına bağlı bir telefon olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Polisler bodruma girdiğinde Tom'u ağzında bir koli bandıyla bir sandalyeye bağlı buldular.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim mutluluğum insanların mutluluğuna o kadar bağlı ki şaşırırdın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Problemi çözmek isteyip istememem sizin bana karşı olan tutumunuza bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gelecek, bize ve neslimize bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu senin kararına bağlı.
Ne yapacağın sana bağlı.
Ne yapacağımız sana bağlı.
Bu bana bağlı.
Yaralının hayatı, bir an önce hastaneye yetiştirilmesine bağlı.
Bize bağlı firmalarda fiyatlar aynıdır.
Polisler odaya girdiğinde, Tom'u bir sandalyeye bağlı buldular.
Bu konuda pek emin değilim. Sanırım duruma bağlı.
Nerede oturduğuna bağlı olarak sahneyi göremeyebilirsin.
Tom'un elleri arkasında bağlı.
Tom işine bağlı görünüyor.
O onlara bağlı.
O size bağlı.
O ona bağlı, bana değil.
O tamamen onlara bağlı.
O tamamen ona bağlı.
O tamamen onlara bağlı olacak.
O tamamen ona bağlı olacak.
Tom'un bağlı olduğunu biliyorum.
Artık Tatoeba kullanıcılarının, herhangi bir çeviriye bağlı olmamaları şartıyla kendi cümlelerini silme olanağı var.
O sizin bakış açınıza bağlı olabilir.
Bu size bağlı.
Tom eşine bağlı.
Bu işteki başarımız senin gayretine bağlı.
Her şey onun cevabına bağlı.
Tom oldukça işine bağlı, değil mi?
Bilmiyorum. Bu fiyata bağlı.
Hayat bir yayla bağlı değildir ama o hâlâ bir hediyedir.
"Ne zaman geri döneceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."
Burada konuya bağlı kalabilir miyiz?
Gerçeklere bağlı kalabilir miyiz, lütfen?
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana bağlı.
Bana söylediğine bağlı olarak, ben gitmek istediğimi sanmıyorum.
"Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."
Bu size bağlı değil.
Onu alıp almayacağımız size bağlı.
Programa bağlı kalmalıyım.
"Ne zaman geri geleceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."
Final notuna gelince, bu senin final sınavına bağlı.
Tom'un bir şeye bağlı olduğunu biliyordum.
Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.
Kolej üniversite ile bağlı.
Bir diyete bağlı kalman gerekiyor.
Vatansever, ahlaki ilkelerine bağlı kalır.
Tom bunun bize bağlı olduğunu söyledi.
Tom onun size bağlı olduğunu söyledi.
Ne olursa olsun acı sona kadar ilkelerime bağlı kalacağım.
Ne olursa olsun sonuna kadar ilkelerime bağlı kalacağım.
Sonuçlara bağlı kalmalısın.
Yarın tenis oynayıp oynamayacağımız havaya bağlı.
İnsanlar zengin ya da fakir olmalarına bağlı olarak işlere farklı olarak bakarlar.
Ne zaman geri geliyorsun? Bu tamamen havaya bağlı.
Sen buna bağlı olabilirsin.
O büyük oranda içeriğe bağlı.