Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"başında" içeren Türkçe örnek cümleler

başında kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Önümüzdeki ayın başında Tokyo'ya gidecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köşe başında postane vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köşe başında banka var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köşe başında bir meyhane var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mayıs ayının başında Osaka'ya vardılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bilgisayarın başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

1950'li yıllarda şehir Buenos Aires'in milangolarında yaygın olan tangoyu dans etme stilini tanımlamak için 'Milonguero stili tango' terimi 1990'ların başında uyduruldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuğun başında büyük bir yumru var. O kadar çok ağlamasına şaşmamalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary her ikisi de iş başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary şu anda iş başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben seni iş başında görmek için geldim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hâlâ iş başında olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aklı başında davrandı ve polise teslim oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Direksiyon başında kim bulunuyor?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un aklı başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jim'in başında beyaz bir şapkası var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yirmili yaşlarının başında iken geçimini güçlükle sağlıyabiliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başında başlayalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bütün gece hasta çocuğunun başında nöbet tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun aklı başında değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalışma odasında hâlâ iş başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aklı başında biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana ödünç para vermeyecek kadar aklı başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağustos başında İngiltere'ye yola çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görev başında sigara içmesen iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom masanın başında oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Direksiyon başında uyuyakalıp kaza yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babam şimdi hastanede iş başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polislerin görev başında içmelerine izin verilmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağustos ayının başında İngiltere'ye hareket etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Belediye başkanı geçit töreninin başında yürüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Direksiyon başında uykuya daldı ve kaza yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nefret ettiğim şeylerin başında aptallık gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, aklı başında mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir deli kuyuya bir taş atıyor ne var ki aklı başında yüz adam onu çıkaramıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aklı başında değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu cümlenin ilk harfinin başında kaldırılması gereken bir boşluk var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada babamın başında bir kuş var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aklı başında bir adam değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aklı başında değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, direksiyon başında uyuyakaldı ve kaza yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yanı başında onun için atan bir kalp var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hristiyanlık Ermenistan'a birinci yüzyılın başında geldi ve 301 yılında resmi din oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın saat kaçta iş başında olmamı istersin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom aklı başında, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, baskı altındayken bile soğukkanlı, sakin ve aklı başında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Önümüzdeki ayın başında Estonya'ya geziye gideceğiz.

O bölümün başında şimdi Tom var.

Neden listenin en başında benim adım var?

Dam başında saksağan, vur beline kazmayı.

Bilgisayar başında mısın?

Şimdi görev başında olmam gerekiyor.

İş başında yemek yememen gerekiyor.

İş başında yemek yememelisin.

O mutfakta düştüğünden beri aklı başında değil.

Bir cumhuriyet başında bir kral ve kraliçe yerine bir başkanı olan bir devlettir.

Dükkan sahibi çalışanların başında çalıştı.

Eski Prusya dilinin canlanması seksenlerin başında başladı.

Tom bilgisayar başında haddinden çok zaman geçiriyor.

Tom otuzların başında kel olmaya başladı.

Tom'un aklı başında değil.

Annem iş başında.

Kız kardeşim önümüzdeki yılın başında evlenecek.

Hem Tom hem de Mary iş başında.

Şu anda iş başında olman gerekmiyor mu?

Her hafta başında, ben hem yorgunum hem de mutluyum.

Tom şimdi iş başında.

Tom şu anda iş başında.

Yazar, kitabının başında bazı güzel şiirler yazdı.

Neden görevinin başında olmadığını soruyorlar.

Tom bilgisayarın başında çok fazla zaman geçiriyor.

Tom Mary'ye onu iş başında aramamasını söyledi.

Tom görev başında.

Tom iş başında serttir.

Tom hâlâ iş başında.

Tom hâlâ iş başında mı?

Rousseau çılgın ama etkiliydi; Hume aklı başında ama hiç takipçisi yoktu.

Sanırım Tom'un aklı başında.

Başında her kavuk olan hoca değildir.

Aklı başında mısın?

İş başında bir şey oldu mu?

Kocam iş başında.

Tom her zaman iş başında çetin.

Öğretmenimiz dersin başında yoklama yaptı.

Uçağım düşmezse ve organ mafyası tarafından kaçırılmazsam hafta başında sana yazacağım.

Aklı başında hiç kimse bunu yapmazdı.

Mary otuz yaşlarının başında çok çekici bir kadın.

Aklı başında hiç kimse gece şu ormanda yürümez.

Büyük harf bir cümlenin başında kullanılır.

"Tom'la hala çıkıyor musunuz?" "Hayır, geçen ayın başında ayrıldık."

Tom iş başında içki içerken bulundu.

Tom böyle bir şey yapmayacak kadar aklı başında biri.

Arkadaşım bir etnoloji müzesinin başında.

Tom direksiyon başında uyuyakalıp kazaya neden oldu.

Biz 1994 yılı başında, Windows 3.1 kullanmaya başladık.

Aklı başında biri bunu yapmaz.

Babam gelecek ayın başında dönecek.

Tom otuzlu yaşlarının başında profesyonel bir dansçı oldu.

Bir cümlenin başında büyük harf kullanılır.

O aklı başında biri.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce