Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"başlıca" içeren Türkçe örnek cümleler

başlıca kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 38'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Müşteri memnuniyeti başlıca amacımızdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kazanın başlıca nedeni öngörülemeyen havaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlıca sorunun bu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pirinç bu alanda başlıca üründür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ülkemizin başlıca ürünü pirinçtir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya'nın başlıca adaları Hokkaido, Shikoku, Honshu ve Kyushu'dur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un öfkelenmesinin başlıca sebebi nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlıca ürününün başarısı firmanın pazardaki konumunu güçlendirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

ABD'nin Çin'e ihraç ettiği başlıca ürün soya fasülyesiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hinduizm Hindistan'daki başlıca dindir.
Translate from Türkçe to İngilizce

1990'ın başlıca olayları nelerdi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un başlıca başarıları nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çözülmesi gereken başlıca üç sorunumuz var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Golf sahaları su kirliliğinin başlıca sebeplerinden biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gösteri Stokçular Amerika'da koltuk psikolojinin başlıca nedenlerinden biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otistik insanların yalnızca yaklaşık yüzde 15'i işgücündedir, başlıca nedeni insanların onlar hakkındaki büyük peşin hükümleridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alüminyum'un başlıca doğal izotopu alüminyum-27'dir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karıncayiyenin başlıca gıdası termitlerdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yerdomuzunun başlıca gıdası termitlerdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aşağıdakiler, 1993 yılının başlıca olaylarıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlıca neden nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

O başlıca şikayetimdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anadolu'da, başlıca iki ordu müfettişliği kurulmuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amasya'dan 18 Haziran 1919 günü, Edirne'de Birinci Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey'e şifre ile verdiğim yönergede başlıca şunları bildirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Göğüs hastalıklarının başlıca nedeni tütündür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fetih, tesadüfen takılmış zafer tacı, sürpriz şekilde elde edilmiş başarı beratı değildir. Uzun senelere dayanan muazzam bir hazırlık evresi, devrin ileri ve ilmi tekniklerini tebarüz etmiş kavrayış enginliği ve vizyon derinliği fethin hamurunu yoğuran başlıca amillerdendir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ülkenin başlıca rakibi Hırvatistan otuz dört oy aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Merkez bankasının başlıca amacı düşük enflasyon.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onları bekleyen başlıca güçlükler nelerdir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Dış politika alanında, başlıca konu Kıbrıs'tı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlıca reform alanlarından biri tarım olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlıca farklılık noktaları ekonomik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlıca yetiştirilen hayvan koyundur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlıca ihraç ürünleri özellikle ipek ve pamuk olmak üzere tekstildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oldukça bilinçli olarak, kiliselerinde örgütlenmiş olan Hıristiyan dininin dünyadaki ahlaki ilerlemenin başlıca düşmanı olduğunu ve hâlâ da öyle olduğunu söylüyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce