Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"bak" içeren Türkçe örnek cümleler

bak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Sözcüklere sözlüğünden bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bak! Orada göktaşı gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bak! Orada meteor gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Resme bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kelimelere sözlüğünden bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karlarla örtülü şu dağa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bak! Tren geldi!
Translate from Türkçe to İngilizce

Şansa bak ki, biletleri dün almıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu resime bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yukarıda verilen örneğe bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lenny'nin nasıl çiğnemeden veya boğulmadan tam bir sosisli sandvici yutabildiğine bak? Bu nedenle üst idare onu bu kadar fazla sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu Japon arabasına bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sayfanın üst kısmındaki resme bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorsan, sözlüğe bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Koşan şu çocuğa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karla kaplı şu dağa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu kırmızı binaya bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen mavi elbise giymiş şu kıza bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tepesi karla kaplı olan dağa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tepenin üzerinde duran şu kuleye bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köprünün üstünde giden trene bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köprüyü geçen trene bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünya haritasına bir bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beşikte uyuyan bebeğe bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beşikte uyuyan sevimli bebeğe bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu yüksek binaya bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kediye bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arkana bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kızlara bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen bana bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu büyük köpeğe bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu resme bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpeğin atlamasına bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Atlamadan önce bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendi işine bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yere bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pencereden dışarı bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece aynaya bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu büyük çekice bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Batan güneşe bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim için Bay Tanaka'ya iyi bak!
Translate from Türkçe to İngilizce

Rahatına bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu yakışıklı çocuğa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu kayan yıldıza bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu siyah bulutlara bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sayfa yirmi beşteki haritaya bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu resme bir bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bak! İki çocuk kavga ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oradaki kıza bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Masadaki kitaba bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen kendine iyi bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona sözlükte bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oradaki buluta bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gazın kapalı olup olmadığına bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu ağacın tepesine bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oradaki şu boş kutulara bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aynada kendine bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Göletteki şu balıklara bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Duvardaki ilana bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendine iyi bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sözlükte bu kelimeye bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Duvardaki resme bak.

Gözlerime bak ve bana onu yapmadığını söyle.

Kelimeye sözlüğünde bak.

Sayfa ondaki notlara bak.

Ona bak. O yine sarhoş.

Şu yakışıklı erkek çocuğuna bak.

Oradaki koalaya bak.

Sözlüğünde ona bak.

Sözlüğe bak.

Şu yüzen çocuğa bak.

Onun masaya bırakdığı kitaba bak.

Atın üstündeki şu şövalyeye bak.

Masadaki şu resme bak.

Şu muazzam okyanus manzarasına bir bak.

Şu işe bak ki Tom bizim partiye Mary'yle geldi.

Oradaki spor otomobile bak.

Amerikanın bu büyük haritasına bak.

Lütfen geriye dön ve bana bak.

Aynaya bir bak dostum.

Kelimeye sözlükte bak.

Git ve Bay Wilson'un evde olup olmadığına bak.

Şu kediye bak. O Bay Brown'unkidir.

Caddeyi geçen adama bak.

Arkana bak!

Onun boyadığı resme bak.

Bak. Benim evim seninkinden daha temiz.

Oradaki büyük binaya bak.

Sözlükte bu kelimelere bak.

Karlı kaplı dağlara bak.

Karla kaplı dağlara bak.

Lütfen ben yokken kedilerime bak.

Lütfen bir sözlükte bu kelimeye bak.

Kapağa bak.

Caddeyi geçmeden önce her iki yöne bak.

Ben yokken lütfen bebeğime bak.

Ben yokken lütfen köpeğime bak.

Orada duran uzun boylu güzel kıza bak.

Tom'un bu resmine bak.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce