Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"barış" içeren Türkçe örnek cümleler

barış kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Güvercin barış anlamına gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün dünyada barış vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyanın her yerinde birçok insan barış istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış istiyorsan, savaşa hazır ol.
Translate from Türkçe to İngilizce

İslam, mana itibarı ile zaten "Barış ve Huzur" demektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz barış seven bir milletiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz barış yararına çalışıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güvercin bir barış sembolüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güvercin ünlü bir barış sembolüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nihayet, iki Kızılderili kabilenin şefleri savaş baltalarını gömmeye karar verdiler ve barış çubuğu tüttürdüler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz barış için can atıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış burnumuzda tütüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz barış için ümit ediyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Iki taraf bir barış antlaşması imzaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış anlaşması görüşme girişimleri başarısız oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rusya Almanya ile kendi barış antlaşması imzaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir barış anlaşması üzerinde anlaşmak için İngiltere'nin hiç acelesi yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sonraki adım barış anlaşmasının koşullarını görüşmekti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar barış yapmak için geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar barış istemek için geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes kalıcı barış istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz hepimiz dünyada barış için özlem duyuyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bu on yıl boyunca barış için çok çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sevgi ve Barış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kızılderililer ile barış içinde yaşamak istediler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış şiddetin yokluğu değildir ancak adaletin varlığıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

İyi bir savaş, ne de kötü bir barış hiçbir zaman olmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsanlar barış için istekliydiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar, her şeyden önce, barış içinde yaşamak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar barış antlaşması imzaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zihni barış içinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün ulus barış istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar barış içinde yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepimiz barış için umut ediyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepimiz barış diledik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış seninle olsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ulus barış halindeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar barış için istekliler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış için endişeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşimi barış içinde yapmama izin verin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her iki ülke şimdi barış içindeler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış görüşmeleri gelecek hafta başlayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış görüşmelerine acil bir ihtiyaç var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz barış içinde yaşarız.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki ülke barış antlaşmasını görüşüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barış antlaşması görüşmesi yapacaklardı.

Dünyadaki herkes barış ister.

1979'da Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.

Başkan barış istiyor, değil mi?

İki ülke bir barış antlaşması yaptı.

Tüm dünyada insanlar barış için endişeli.

Onlar barış içinde yaşarlar.

Daha iyi maaş ve daha iyi çalışma koşulları için temizlik emekçileri grevine barış içinde yardım etmek için oraya gitmişti.

Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o iki tarafa da acı ve keder getirir.

Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.

Başkan barış ister.

Barış içinde gelirim.

Barış hakkında konuştu.

Önce insan değil miydiniz de barış istiyorsunuz?

Ben bir barış severim.

Dünyada barış istiyoruz.

Hiçbir şey barış kadar önemli değildir.

O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.

Biz barış içinde geliriz.

Sürdürülebilir bir barış gerçekten var mı?

"Savaş ve Barış"ın özetini okudu.

Barış istiyorsanız savaşa hazırlıklı olun.

Üç yıllık savaşın ardından barış geri döndü.

Barış istiyorum.

Herkes barış içinde yaşayabilir.

Burada barış içinde yaşayabilecektim.

İç barış tehlikeye girer mi?

Bugün, Güneydoğu'da göreceli bir barış havası vardır.

Yurtta barış, dünyada barış.

Askerler bir barış anıtı diktiler.

Almanya'nın Postdam şehrindeki Sanssoucci Şatosu Parkında Barış Kilisesi olarak da bilinen Lutheryan Kilisesi bulunur.

Daimi barış, illüzyondan başka bir şey değildir.

Haksız bir barış, haklı bir savaştan daha iyidir.

Barış istiyorsan, savaş için hazırlan.

Onlar barış yanlısı mı?

Sadece barış dünyayı kurtarabilir.

Başarısızlık için her iki taraf diğerini suçladığı için barış görüşmeleri tekrar başarısız oldu.

Barış görüşmeleri bir süreliğine askıya alındı.

O, Birleşmiş Milletler altın barış madalyası aldı.

Şimdi ihtiyacımız olan şey biraz barış biraz sessizlik.

O bir barış yanlısı.

Shakespeare "Hamlet"'i yazdı ve Tolstoi "Savaş ve Barış"'ı yazdı.

Barış içinde çalışayım.

Sadece biraz barış ve sessizlik istiyorum.

Herkes sürekli barış istiyor.

Sana barış amacıyla bir hediye getirdim.

General emekli olduktan sonra hayatının geri kalanını barış içinde yaşadı.

Her iki ülke barış görüşmelerine girdi.

Burada barış içinde yaşayabiliriz.

Barış antlaşması yarın imzalanacak.

Japonya komşularıyla barış içindedir.

O köprü barış köprüsüydü.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce