Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"barda" içeren Türkçe örnek cümleler

barda kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 97'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Karaoke barda soju içtik.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, barda oturarak peş peşe viski içti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu dün gece barda gördüm ve o gerçekten sarhoştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polis John'un öldürüldüğünü düşündüğü zamanda, Tom bir barda Mary ile içiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir Bloody Mary içerken barda oturuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polis John'un öldürüldüğünü düşündüğü zaman Tom Mary ile bir barda içiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi aradı ve ofisinin karşısındaki barda bir içki için onunla buluşmasını rica etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karaoke barda shochu içtik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bütün öğleden sonra Mary ile birlikte bir barda takıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece Tom'u barda gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barda içki içiyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda tek başına oturuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barda duran üç kadın vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda Mary'den üç tabure ötede oturuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda üç tabure ötede oturuyordu, bira içiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tek başına barda oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda kendini yalnız hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki adam bir barda içiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barda biri var mıydı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Barda görüşürüz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Size barda eşlik edeceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barda beklemek ister misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir karaoke barda asla şarkı söylemeyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşçiler hoşça vakit geçirebilecekleri bir barda toplanmak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin barda olacağını sandım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda seni bekliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda Mary'yi bekliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary barda oturuyorlar. Her ikisi de biraz çakırkeyf görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karım yakındaki bir barda çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her cuma gecesi yerel bir barda şarkı söyler ve gitar çalar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'la ilk kez kasabanın dışında küçük bir barda tanıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda oturdu, sadece içkisine bakıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tek başına içerek barda oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir bira içerken barda oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom barda oturuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barda yanımda oturan şafak sökene kadar beraber içtiğim adamlarla gerçekten iyi anlaştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom içki içerek barda oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben barda bira içiyor olacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu barda çocuklara izin verilmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalışanların alışkanlıklarından biri sarhoş olmak ve ertesi güne kadar sefil hayatlarını unutmak için iş gününün sonunda bir barda ya da restoranda toplanmaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir barda bir taburede oturan denizci çırağı balık ve cips sepetini beklerken bir bira ısmarladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom daha sonra benimle barda konuşmak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir barda çalışıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary ile barda oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben onunla bir barda buluştum.

Onunla bir barda tanıştım.

Tom barda bir kızla flört ediyor.

Her hafta sonu Tom arkadaşlarıyla bir yerel barda bira içer.

Tom bir içki içerken barda durdu.

Tom barda duruyordu, bir bira içiyordu.

Tom ve Mary barda beraber oturuyordu.

Tom'un barda olacağını düşündüm.

Beni barda karşıla.

Tom ve John yerel bir barda tutuklandı.

Tom bütün geceyi barda geçirdi.

Barda birkaç adam Tom'a kızdı ve Tom onlara onları karşısına almaktan korkmadığını söyledi.

Tom arkadaşlarıyla içki içerken barda oturdu.

Reşit olmayan gençler bu barda içki içiyor.

Kızlar barda birbirini öptü.

Tom bir barda Mary'yi aldı.

Onlar barda sandviç yemezler.

Tom barda Mary ile bir içki içiyor.

Bay Cameron kızını barda unuttu.

Tom, barda herkes için içki ısmarladı.

Tom barda kendi başına içki içiyordu.

Tom ve Mary barda içiyor.

Tom barda boş bardağa işaret etti.

O barda biraya su kattıklarından şüpheleniyorum.

Tom'la barda oturdum.

Barda oturdum.

Barda tek başıma oturdum.

Tom bu barda haftada iki kez şarkı söyler.

Tom barda yalnız oturdu.

Barda seni bekleyeceğim.

Tom Mary'nin barda oturduğunu görmedi.

Sami oradaki barda Leyla'yı gördü.

Sami bir üstsüz barda çalıştı.

Sami bir topless barda çalışıyordu.

Sami bir barda.

Sami barda bir kadınla tanıştı.

Tom dün gece barda yalnızdı.

Bir barda zaman geçirmektense bir müzede zaman geçirmeyi tercih ederim.

Kendimi barda yalnız hissettim.

Tom barda bekliyor.

Tom'un şarkı söylediği yerdeki barda barmen olarak yarı zamanlı bir işe girdim.

Tom artık içmemeye söz vermiş olmasına rağmen, barda Mary ile içiyor.

Tom sessizce barda oturdu.

Barda Tom'un kimliğine bakıldı.

Tom'a barda kimliği soruldu.

Tom'a barda kimlik ve yaş kontrolü yapıldı.

Tom barda biriyle kavga etti.

Tom barda birileriyle kavgaya tutuştu.

Onlar barda içiyorlar.

Janos bir snack barda işe girdi.

Janos, Martha ile bir barda vakit geçiriyordu.

Barda dayanan üç kadın vardı.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce