Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"basketbol" içeren Türkçe örnek cümleler

basketbol kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Basketbol oynamayı severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz spor salonunda basketbol oynadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mike Pazartesi basketbol çalışmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mike basketbol oynamayı seviyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sam, okul basketbol takımına girebildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O basketbol oynadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların basketbol oynadığını gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz basketbol oyuncusuyuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol çok eğlenceli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol izlemeyi severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, basketbol oynardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün basketbol oynadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol takımının bir üyesiyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol oynamak eğlencelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın hava güzel olursa,basketbol oynayacağız
Translate from Türkçe to İngilizce

Okuldan sonra basketbol oynayalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

TV de basketbol oyunu izledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol oynamak ilginçtir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoğu basketbol oyuncusu çok uzundur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yüzmeyi ve basketbol oynamayı severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol takımımız uzun boylu erkekleri alıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyuncu basketbol takımından emekli oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir mahalle basketbol takımını organize etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece televizyonda bir basketbol oyunu izledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar basketbol oynar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kadın basketbol takımının erkek bir hocası var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kadın basketbol takımının erkek bir koçu var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir basketbol oyuncusudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un beden eğitimi öğretmeni Mary'nin basketbol antrenörüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'la basketbol oynarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şu ana kadar gördüğüm en iyi basketbol oyuncusu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen bu takımın şu ana kadar sahip olduğu en kötü basketbol koçusun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir grup arkadaşla basketbol oynuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, çok iyi bir basketbol oyuncusudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen ve arkadaşların bizimle basketbol oynamak ister misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben hep profesyonel bir basketbol oyuncusu olmak istedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Spor salonunda basketbol oynadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen yıl basketbol oynadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom basketbol oynardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary'nin ikisi de basketbol oynamaktan hoşlanırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol oynayacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lisedeyken ne sıklıkta basketbol oynardın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol uygulamasına gidiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlarla basketbol oynarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla basketbol oynarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom okul basketbol takımını kurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basketbol hakkında hiçbir şey bilmiyorsun, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Mike pazartesi günleri basketbol oynamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız kardeşim geçen yıl basketbol kulübüne üyeydi.

Hem Tom hem de Mary basketbol oynamaktan hoşlanıyorlar.

Tom ve arkadaşları bütün öğleden sonra basketbol oynadı.

O, basketbol kulübünün bir üyesidir.

Tom oldukça iyi bir basketbol oyuncusu.

Tom basketbol takımı kurdu.

Bir basketbol takımı beş oyuncudan oluşur.

Tom televizyonda basketbol maçlarını izlemekten zevk alıyor.

Birlikte basketbol oynuyoruz.

Basketbol oynar mısın?

Bütün öğleden sonra basketbol oynuyor muydun?

Basketbol oyununa kadar lobide bekle.

Tom pazartesi günleri basketbol oynamaz.

Basketbol takımı pazartesi günü uygulama yapmaz.

Basketbol oynarken baldır kasını yırttı.

Biz basketbol oynadık ve sonra sahile gittik.

Tom, televizyonda basketbol maçı seyrediyordu.

Basketbol izlemek eğlencelidir.

Sadece basketbol hakkında konuşuyorduk.

Tom şaşırtıcı bir basketbol oyuncusu.

Onunla basketbol oynama pratiği yapmak istiyorum.

Tom iyi basketbol oynar.

Tom ve arkadaşları geçen hafta sonu basketbol oynadı.

Tom'un mükemmel top becerileri var, o yüksek seviyede basketbol oynayamayacak kadar çok kısa.

Basketbol oynamak çok eğlenceli.

Basketbol hakkında konuşalım.

Bir zamanlar basketbol antrenörüydüm.

Basketbol sezonu daha bitmedi mi?

Tom lisede basketbol oynadı.

Ben basketbol oynamayı seviyorum.

Basketbol bir takım sporudur.

Tom basketbol takımında.

LeBron James tüm zamanların en büyük basketbol oyuncularından biridir.

Ben basketbol oynamaktan hoşlanırım ama oynayamam.

Basketbol topunu parmak ucunda döndürebilir misin?

Tom olağanüstü bir basketbol oyuncusudur.

Tom ve Mary televizyonda bir basketbol maçı izledi.

İki yıl önce, hiç basketbol oynayamadım.

Ben çok basketbol izlemem.

Tom ne kadar iyi basketbol oynuyor?

Ben sadece basketbol oynuyordum.

Basketbol oynamak senin boyunu uzatmaz.

Basketbol lisede benim favori sporumdu.

Basketbol oynamak için buradayız.

Onlar iyi bir basketbol takımı.

Belki biraz basketbol oynayacağız.

Ben oğlumun basketbol takımını eğitirdim.

Tom hem beyzbol hem de basketbol oynardı.

Tom kırık bir bacağından dolayı geçen sezon basketbol oynayamadı.

Basketbol çok eğlencelidir.

Tom'un basketbol sevdiğini biliyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce