bekleme kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Bekleme salonunda beş hasta vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok fazla şey bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben çok meşgul olduğum için, beni bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme salonunuz var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu senin yerine yapmamı bekleme. O senin bebeğin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benden çok şey bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ondan çok şey bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bekleme odasında oturuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Beni bekleme." "Ben seni beklemeyecektim."
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme odası etrafına bakındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Trenler arasında uzun bir bekleme var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yaz yurt dışına gitmeyi bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme odasında beş hasta var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok fazla bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizi bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme odasında olacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bekleme odasında yalnız oturuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme salonundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana göz göre göre yalan söylemeyi sürdürürken benden doğru sözlü olmamı bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sonuçları bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başkasının senin yerine düşünmesini bekleme!
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herhangi bir mücize bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geç kalırsam beni bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ev ödevinde sana yardım etmemi bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şeyin bir açıklamasının olmasını bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Burası bekleme odası değil toplantı odası.
Translate from Türkçe to İngilizce
Böyle abartılı bir hikayeye inanmamı bekleme!
Translate from Türkçe to İngilizce
Yürüdüğün yolda kimseyi bekleme, işi düşerse o sana yetişir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkesin sana benzemesini bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adınız bekleme listesinde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Merhamet bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mucizeler bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme neredeyse bitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme bitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir sözleşmeyi bekleme yerine, onu telefonda halledebiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkesin seni sevmesini bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkesin senin düşündüğün şekilde düşünmesini bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkesin o fikri paylaşmasını bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Akşam yemeği için beni bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hastane bekleme odasında.
Translate from Türkçe to İngilizce
Terbiyesizliğine katlanmamı bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme salonuna geri dönün.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başkalarının senin için düşünmesini bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir dergi okuyarak bekleme odasında oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hâlâ bekleme odasında oturuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun birdenbire olmasını bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benden hiç merhamet bekleme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme salonundaki insanların bazıları TV izliyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bekleme her zaman felaketten daha kötüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un her zaman iltifat bekleme tarzını sevmiyorum.
Kimsenin sana yardım etmesini bekleme.
Bekleme odası o kadar gürültülüydü ki adımın çağrıldığını duyamadım.
Bekleme odası boşalıyor.
Bekleme listesinde olduğunu duydum.
Bekleme fazla uzundu.
Geçerli Fransızca konuşmama rağmen benim Jérôme'nin düğününde konuşma yapabileceğimi bekleme.
Sadece çok uzun süre bekleme.
Bekleme salonunda bekleyin.
Bunu dert etmemi bekleme benden.
Kısa sürede bir şeyler olmasını bekleme.
Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.
Bekleme odası boş.
Bir bekleme listesi var.
Son dakikaya kadar bekleme.
Bekleme salonunda bir sürü insan var.
Bekleme iyi bir fikir değil.
Böylesine uzun bir hikayeye inanmamı bekleme.
Beni çok uzun süre bekleme.
Tom üç yıldır bekleme listesinde bulunuyor.
Gazeteler bekleme salonuna konuldu.
Lütfen ceketinizi bekleme odasına asın.
Beni bekleme, bu akşam çok geç kalacağım.
Herhangi bir şeyin değişmesini bekleme.
Arkanda nal sesleri duyduğunda bir zebra görmeyi bekleme.
Onlardan merhamet bekleme.
Onlardan hayır bekleme.
Bu istek için, lütfen bekleme listesinden 'kabul' ya da 'red'i seçin.
Köpeğim röntgen çekilirken bekleme odasında oturdum.
Acil bir durum hariç benden hiç yardım bekleme.
Bekleme devam ediyor.
Adımı bekleme listesine koyar mısın?
Devam etsen iyi olur. Beni bekleme.
Bekleme zamanı yok.
Bekleme odası nerede?
Tom bekleme odasında.
Tom bekleme odasında oturuyor.
Büyük sözleri bekleme, ufak bir jest yeter.
Bekleme beni! Git!
Bekleme beni! Gitmelisin!
Tom ve ben geç kalırsak bizi bekleme.
Boston'da bekleme masaları çok kazançlı olabilir.
Tom'un kazanmasını bekleme.
Bundan memnun olmamı bekleme benden.
Aslında virgülün böyle de bir hem kullanım şekli hem de şartı olduğundan haliyle bu tür bir noktalama kuralının mevcudiyetini göz ardı etmemek elzem niteliği taşısa bile günümüze kadar Türkçe Tatoeba'da bu şekilde bir kullanımda bulunulmadığı gibi buna ek olarak işbu kuralın uygulamaya konulması ise hiçbir suretle münazara edilmediği için bundan sonraki kullanımların yaratacağı durumdan ötürü kaynaklanacak kaçınılmaz kural bütünlüğünün sağlanamaması hadisesinin çok aşikar olacağı yadsınamaz bir gerçektir ve bu kategorideki binlerce cümleyi tek tek bulup analiz ettikten sonra hem pasif üyelerin hatalarının giderilmesi hem de diğer üyelerin cümlelerine uyarı mahiyetinde yorum bırakılarak bunun takibinin ardından aktif olmayan üyelerin cümlelerinin de minimum on beş gün bekleme süresinin ardından değiştirilmesi vuku bulacaktır ya da hiçbir değişikliğe gidilmeden mevcut düzenin sürdürülmesi de bazı kişilerin bunu haklı olarak kaçamak bir fikirmiş gibi görmesine yol açma ihtimali taşısa da tercih edilebilecek seçeneklerden biridir, dedi İlker.
Bekleme salonunda bir sürü yolcu var. Burası oldukça havasız ve dar.
Bir o kadar yaşlı da bekleme listesinde.
Bekleme yapma, devam et.