Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"belaya" içeren Türkçe örnek cümleler

belaya kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Daha dikkatli sür, aksi halde başın belaya girecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

O belaya tekrar katlanacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Patronu gerçeği öğrendiğinde yalan onun başını belaya soktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başımı belaya soktun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başını belaya soktuğunu asla görmek istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin yasayla kaç kez başının belaya girdiğini merak ediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un niyeti Mary'nin başını belaya sokmak değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer senin aptallığın olmasaydı, asla başımız belaya girmezdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O başının belaya gireceğini seziyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başın belaya girecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, onun başını belaya soktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O belaya karışmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sürü belaya katlandım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ailen anlarsa başın belaya girer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Belaya karıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Er ya da geç başın belaya girecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hikaye duyulursa başım belaya girer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başın belaya girerse ben yardım ederim, babam da eder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başım belaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun özgün fikirleri daha tutucu arkadaşlarıyla başını defalarca belaya soktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başımız belaya girecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zaman Fransızca konuşabilseydim, başımı belaya sokmazdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu sana anlattığım için muhtemelen başım belaya girecek ama umurumda değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun başını belaya sokmasını istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başın nasıl belaya girdi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom daha önce başını belaya soktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başını belaya sokmaya değmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başımı belaya sokmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başınızı belaya sokmak istemezdim, özür dilerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sabah başımı biraz belaya soktum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dikkatli olmazsan başını belaya sokacağını sana söylüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başını belaya sokma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom başını belaya sokmak istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yine başımı belaya sokacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un daha önce defalarca başı belaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kadar belaya girmeye gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başımızı belaya sokan kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bizim karıştığımız aynı belaya karışmadan önce bu sadece bir zaman meselesi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başımın belaya girmesini istemezsin değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un başı belaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana söylersem başım çok belaya girer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary'nin yüzünden Tom'un başı belaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un yüzünden onun başı belaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un bir tür belaya bulaşmış olmasından endişeliyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konuşma tarzın bir gün senin başını belaya sokacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Belaya bulaşmak istemiyorum.

Belaya bulaşmak istemedim.

Tom belaya bulaşmak istemedi.

Birinin başını belaya sokmak istemiyorum?

Başını belaya sokmak istemiyorum.

Ben her zaman ev ödevimi yapmayı ertelerim ve başım belaya girer.

Tom her zaman başını belaya sokuyor.

Tom yine başını belaya sokmak istemiyor.

Bu benim başımı belaya sokmayacak.

Bu kadar belaya nasıl bulaştık?

Benden dolayı başın belaya girecek mi?

Tom asla başını belaya sokmaz.

Kız arkadaşın gerçeği öğrenirse belaya girecek.

O, başı belaya girdiğinde yardım için ebeveynlerine döndü.

Tom tekrar başını belaya sokmadan önce bu sadece bir zaman meselesi.

Adımına dikkat et yoksa başın belaya girer.

Belaya bulaşmak istemiyorsun.

Tom başını belaya sokuyor mu?

Başımızı belaya sokacak bir şey yapmayalım.

Daha fazla insanın yaptıkları şeylerden daha ziyade söyledikleri şeylerden başı belaya girer.

Tom başını belaya sokmaya devam ediyor.

Onun için başımız belaya girecek.

İlk etapta benim başımı belaya sokan sensin.

Bana sadece bunun benim başımı belaya sokmayacağını söyle.

Bana yardım ettiğin için başın belaya girmeyecek.

Eğer sadece bizimle kalsaydın başını belaya sokmazdın.

Hiç kimsenin başını belaya sokmayacağım.

Başımızı belaya sokacağımızı kim düşündü?

Verimsiz bir pirinç hasadı başımızı belaya sokacaktır.

Çok hızlı sürdüğüm için polisle başım belaya girdi.

Tom senin başını belaya soktu, değil mi?

Eğer sana yardım edersem başımı belaya sokarım.

Bunu yaparsam başım belaya girer.

Tom başını belaya sokmak istemedi.

Tom, Mary'yi başını belaya sokacak bir şey yapmaya teşvik etmek istemedi.

Hiç başımı belaya sokmadım.

Tom'un belaya bulaşıp bulaşmadığını bilmiyorum.

Bu sadece belaya neden olabilir.

Tom John'ın başını belaya sokmak istemiyor.

Kendimi tekrar belaya bulaştırdım.

Yakalanırsak başımız belaya girer.

Tomun başını belaya sokmadı.

Tom, Mary'nin belaya bulaşmasını istemedi.

Tom, Mary'nin başına belaya sokmasını istemedi.

Tom bunu yaparsa başının belaya gireceğini biliyordum.

Tom bunu yaptığı için başının belaya gireceğini biliyordum.

Tom'un başının belaya gireceğini biliyordum.

Tom yüzünden başım belaya girdi.

Tom, Mary'nin başının belaya girmesini istemiyor.

Tom senin başını belaya sokacak.

Tom'un bunun için başı belaya bulaşacak.

Tom, başımızın belaya gireceğinden korkuyorum.

Tom'un belaya bulaşmamış olmasına sevindim.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce