Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"berbat" içeren Türkçe örnek cümleler

berbat kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Burada çok az dükkan var ve sinema berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sensiz hayat berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat sigara alışkanlığından vazgeçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rüzgar ve yağmurdan dolayı, yürüyüşümüz berbat oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendimi berbat hissediyorum, ama ben sadece kül tablanı kırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

" Natto " berbat kokuyor, ama lezzetli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün berbat bir baş ağrım vardı. Bulunmama nedenim oydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom berbat bir baş ağrısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom berbat bir iş yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bugün berbat hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O berbat bir soğuk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un berbat bir baş ağrısı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, işi berbat etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir deneyim yaşadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkarım ki berbat bir şey yedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dönem berbat notlar aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir ağrım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sırtımın alt tarafında berbat bir ağrım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava ne kadar berbat!
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha dikkatli ol. Her şeye acele etmek işlerini berbat edecektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pikniğimiz böcekler tarafından berbat edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece berbat bir rüya gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece berbat bir film izledik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu berbat havada dışarı çıkmasan iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat görünüyorsun. Ne oldu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendimi berbat hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O film berbat!
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat görünüyor olmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir haftaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O berbat görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun tadı berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yiyecek berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşleri berbat ettiğimin farkındayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir zaman geçirdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım o berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana güvenmedin ve işleri berbat ettin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün berbat bir kaza oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat bir gün geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu berbat etme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fransızca aksanın berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne berbat bir gün!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, berbat görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom berbat bir şarkıcı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom berbat bir çiftçi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fransızcam berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birisi işleri berbat etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşleri berbat ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat hissediyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom berbat görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu berbat ediyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne berbat bir hava!

Berbat bir hata yaptım.

O şarkıcının berbat bir sesi var.

Tom berbat bir dansçı olduğunu biliyor.

Bu film berbat.

Tom hakkında söyleyecek berbat bir şeydi.

Tom'a söyleyecek berbat bir şeydi.

Bu gerçekten berbat.

Ben berbat bir aşçıyım.

Berbat bir şey olacak.

Bu berbat olurdu.

Onun berbat olacağını nasıl biliyorsun?

Gerçekten işleri berbat ettin, Tom.

Vay, gerçekten berbat bir ruh halindesin. Kavgacı olma.

Berbat bir döngüye giriyoruz.

Sen berbat bir yalancısın.

Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.

Toplantı odasında berbat bir koku var.

Bu berbat suyu içmeyeceğim. Hayır, hayır, hayır, hayır!

Kuru temizleyiciye yeniden geldiğinde, kostümüm berbat olmuştu.

Onların çiçeklerini ben berbat etmiyorum.

Sizin bitkilerinizi berbat etmiyorum.

Berbat fırtına nedeniyle seyahat iptal edildi.

Zamanlaman gerçekten berbat.

O berbat, sadece berbat.

Anı berbat etmek zorundaydın, değil mi?

Ne berbat bir renk.

O berbat bir fikirdi.

Tom, sen berbat bir öğretmensin.

Bir çuval inciri berbat ettin.

Tom'un Fransızcası berbat.

Tom, yüzün berbat gözüküyor.

Bu yer berbat.

O berbat bir ruh hâli içinde.

Berbat zincirleme kazalar hafta sonunu yasa boğdu.

O berbat broşürü yazan değil miydin?

Bu sadece berbat.

Tom kendi kıyafetlerini berbat edecek.

Tom, nasıl sonlandığını söyleyerek, filmi Mary'ye berbat etti.

Mary berbat şekilde pişirdiği akşam yemeğinden utandı.

Berbat hissettim.

O, berbat bir haftaydı.

Hayatımı berbat ettin.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce