Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"bildiğini" içeren Türkçe örnek cümleler

bildiğini kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Benim bildiğimi bildiğini biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bildiğimi bildiğini biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun Japonya hakkında her şeyi bildiğini düşündüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkesin bildiğini düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, John'un niçin cırcır böceği izlemekten asla hoşlanıyor gibi görünmediğini Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, John'un niçin bir polis olmak istediğini Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, John'un seçimi kimin kazanacağını umduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, John'un onun kaybettiği anahtarı nerede bulduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, John'un Harvard'dan ne zaman mezun olduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, John'un ne zaman aşçılığa başlamayı planladığını Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom John'un niçin hastanede olduğunu Mary'nin bildiğini sanıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary'nin ne kadar para kazandığını bildiğini düşünüyor fakat Mary Tom'un onun kazandığını düşündüğünden çok daha fazla kazanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary'nin onu ne kadar önemsediğimi bildiğini umuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cesetin nereye gömüldüğünü bildiğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hakkında bir şey bildiğini sanmıyorum, ne dersin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sorunu zaten bildiğini farz etmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin ne olduğunu zaten bildiğini varsayıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin onun niçin ondan hoşlanmadığını bildiğini düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin raporu kime teslim edeceğini bildiğini düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin kara biberi nereden alacağını bildiğini düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin saat kaçta gelmesi gerektiğini bildiğini düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin Python, JavaScript ve Perl'de nasıl program yapılacağını bildiğini düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin operadan ne kadar nefret ettiğini bildiğini düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin niçin bir rahibe olmaya karar verdiğini bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin favori müzisyeninin kim olduğunu bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom neler olduğunu bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin ne istediğini bildiğini düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin nasıl kaynak yapacağını bildiğini sandığını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sürpriz partiyi bildiğini belli etmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her zaman kendi bildiğini zorunda.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye sadece bildiğini söyleyebildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bu konuda hiçbir şey bildiğini reddetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sırrı bildiğini itiraf ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların planları hakkında bir şey bildiğini inkar etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun sırrı bildiğini söylüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, her zaman kendi bildiğini okumaya çalışır.

O, her zaman kendi bildiğini okumak ister.

Onun hakkında bir şey bildiğini inkar etti.

Bütün bunların ne hakkında olduğunu bildiğini sanıyorum.

Onun bildiğini biliyorum.

Bildiğini biliyorum.

Bana nereden bildiğini söyle.

Tom'un bir şey bildiğini sanmıyorum.

Tom'un ne yaptığını bildiğini umuyorum.

Tom'un ne bildiğini öğrenmeliyim.

Tom'un Fransızcayı nasıl okuyacağını bildiğini unuttum.

Tom'un akordeon çalmayı bildiğini unuttum.

Tom'un burada olduğumuzu bildiğini sanmıyorum.

Tom'un Çin dominosunu nasıl oynayacağını bildiğini düşünmüyordum.

Tom'un Fransızca bildiğini sanmıyorum.

Tom bana Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini söyledi.

Tom'un bildiğini düşünmüyordum.

Tom'un bildiğini umuyorum.

Tom'un bir şey bildiğini biliyordum.

Bildiğini bile bilmiyordum.

Ne bildiğini bilmem gerekiyor.

Ne bildiğini bilmeliyim.

Tom'un ne bildiğini bilmem gerekiyor.

Tom'un ne bildiğini bilmeliyim.

Gerçekten Tom'la çıkmak istemediğini yeterince iyi bildiğini biliyorum.

Bunu bildiğini biliyorum.

Tom'un ne bildiğini biliyorum.

Tom'un bir şey bildiğini biliyorum.

Yapılması gerekeni nasıl yapacağını bildiğini biliyorum.

Tom her zaman kendi bildiğini okur gibi görünüyor.

Bu odadaki kaç kişinin Tom'un soyadını bildiğini düşünüyorsun?

Tom'un nasıl yüzeceğini bildiğini düşünüyor musun?

Tom zaten onun nasıl yapılacağını bildiğini söylüyor.

Tom şimdi Mary'nin kendi bildiğini okumasına izin vermesi gerektiğini fark ediyor.

Tom başka herkesin ne bildiğini bilmiyordu.

Tom her zaman kendi bildiğini okumak ister.

Ne yaptığını bildiğini belirttin.

Bizden ne yapmamız beklendiğini Tom'un bildiğini umuyordum.

Ne olduğunu zaten bildiğini düşündüm.

Tom'un bildiğini kim söylüyor?

Tom'un ne bildiğini bulun.

Tom'un ne olduğunu bildiğini düşünüyor musun?

Tom'un bildiğini düşünüyor musun?

Tom'un gerçekten ne olduğunu bildiğini düşünüyor musun?

Tom'un kim olduğumuzu bildiğini mi düşünüyorsun?

Tom'un Mary'nin evli olduğunu bildiğini düşünüyor musun?

Tom'un ne olduğu hakkındaki gerçeği bildiğini düşünüyorum.

Bunu herkesin zaten bildiğini düşünüyorum.

Seni neden davet ettiğimi bildiğini düşünüyorum.

Seni neden aradığımı bildiğini düşünüyorum.

Nedenini bildiğini düşünüyorum.

Ebeveynlerimin bildiğini düşünüyorum.

Tom, sonra ne olacağını bildiğini düşünüyor.

Tom Mary'nin ne yaptığını bildiğini düşünüyor.

Ben de senin her bildiğini bilmek istiyorum.

Bir şey bildiğini sanmıyorum.

Ne bildiğini bana anlatacak mısın?

Tom'un bildiğini biliyorum.

Fransızca konuşmayı bildiğini duydum.

Bizi bildiğini düşünüyorum.

Tom'a senin bunu çoktan bildiğini söyledim.

Herkesin bildiğini bir kez daha yazacak değilim.

Tom cevabı bildiğini sanıyor.

Tom cevabı bildiğini düşünüyor.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce