bitişik kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 76'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, bitişik odadaki ebeveynlerinin ne konuştuğunu duyup duyamayacağını anlamak için kulağını duvara dayadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odadan bazı sesler duyduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odadan gelen bir müzik duydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odadaki sesleri duyabiliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adam bitişik odaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary John'la çalışan otobüs sürücüsüne bitişik mi yaşıyor?
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bize bitişik yaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O amcasına bitişik yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odayı inceledim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odada birinin konuştuğunu duyuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onların çiftlikleri bitişik olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oyuncakçı dükkanına bitişik yaşıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odada devam eden bir parti var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen bana bitişik odadan bir sandalye getir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odada birinin dolaştığını duyuyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tam bitişik kapı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım bitişik odada birisi var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bitişik odada horladığını duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odada kahkaha duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir bebek dişine bitişik bir yetişkin dişi geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oturma sırasında Mary'ye bitişik bir koltuk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye bitişik bir koltuk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kulağını kapıya bastırdı, bitişik odada neler olduğunu duymaya çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odada gezinen birini duydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boston'lu zengin bir adam sadece benimkine bitişik evi aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odada sesler duyduğunu sandığını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin bitişik odada hıçkırarak ağladığını duyabiliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, bitişik yatak odasına baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Almanya, Hollanda ile bitişik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evimiz onunkine bitişik.
Translate from Türkçe to İngilizce
İki bina bitişik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana bitişik yaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana bitişik yaşardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odada birisi olduğunu biliyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary bitişik odada bekliyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odadaki insanların hangi dili konuştuğunu bilmiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odada bir gürültü duydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik odaya gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitişik masadaki şekere uzandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a bitişik yaşıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen sandalyeyi bitişik odaya taşı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odada kimin olduğu hakkında bir fikrin var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitişik odada ne olduğunu göreyim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çiftlik yola bitişik.
Bitişik komşudan gelen müzik yüksek ve rahatsız ediciydi.
Safra kesesi karaciğere bitişik bulunur.
Bize bitişik yaşayan adam ünlü bir aktördür.
Tom Mary'ye bitişik komşuya gitmesini ve komşunun yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamasını söyledi.
Tom bize bitişik yaşamak istemiyor.
Çiftliğinize bitişik bir arazi aldım.
Bitişik yazıyı okuyamıyorum, dik yazıyla yazabilir misin lütfen?
Bitişik odadan gelen bir gürültü duydum.
Bitişik komşudaki köpek tehlikeli.
Onun evi ve benimki bitişik.
Bitişik komşunun misafiri çok hurma yiyen bir misafirdir.
Tom ve Mary bitişik odada uzunca bir süredir konuşuyorlardı.
Tom'un bitişik odadan gelen melodisinin sesini duyabiliyordum.
Tom üç yıldır bize bitişik yaşadı.
Bitişik odada bir ses duydun mu?
O bizim bitişik komşumuz.
Tom'un bitişik komşu olduğunu bilmiyordum.
O sadece bitişik evdeki kız.
Tom Mary'nin bitişik komşusu.
Bu bir bitişik el yazısı.
Bir çiftliğe bitişik yaşıyorum.
Bitişik masada oturan, Almanca konuşan bir çiftti.
Tom Mary'yi yardım almak için bitişik komşuya gönderdi.
Tom, yardım almak için Mary'den bitişik kapıya gitmesini istedi.
Bitişik odada neler oluyor?
Bitişik odada seni bekleyen üç adam var.
Tom bitişik masada oturuyordu.
İtfaiyeciler gelene kadar yangın bitişik binaya sıçramıştı.
Evim ana caddeye bitişik.