bitmiş kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 77'den fazla özenle seçilmiş örnek.
İş henüz bitmiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bataryamın şarjı bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şey bitmiş sayılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tamirci arabaya baktı ve "Bunun işi bitmiş abi" dedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşini yarım bitmiş bırakma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun parası bitmiş gibi görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Henüz her şey bitmiş sayılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeni köprü marta kadar bitmiş olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün önemli bir müsabaka daha bitmiş oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tuzunun bitmiş olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu fabrika parçalardan bitmiş ürünlere kadar ölçünlenmiş entegre üretim sistemi kullanmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bitmiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bitmiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bitmiş olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeni okul binasının gelecek yıl bahara bitmiş olması bekleniyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Raporunuz toplantı için zamanında bitmiş olacak mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
İş bitmiş kadar iyi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen buraya gelinceye kadar bitmiş olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Pil bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Canım, süpermarkete gitmemiz lazım. Sütümüz bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Rapor tamamen bitmiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu tartışma çoktan bitmiş sanıyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tamir ne zaman bitmiş olacak?
Translate from Türkçe to İngilizce
Hala bitmiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaklaşık on günde ilk fermantasyon kesinlikle bitmiş olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Köye iki kilometre kala benzin bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu çok yakında bitmiş olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun bitmiş bir anlaşma olduğunu düşündüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanlar ölünce yok olmuyorlar. Yalnızca dünyadaki sınavları bitmiş oluyor ve sınavındaki başarılarına göre değerlendiriliyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz ham madde ithal ederiz ve bitmiş ürünler ihraç ederiz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sütümüz bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Brendinin tümü bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kahvenin hepsi bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz oraya varmadan önce toplantı bitmiş olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
48 saat içinde her şey bitmiş olacak!
Translate from Türkçe to İngilizce
İşim ne zaman bitmiş olacak?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tartışma yakında bitmiş olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugünlerde sorun paramın bitmiş olması.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin cep telefonunu ödünç alabilir miyim? Benimkinin pili bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşin bitmiş olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neredeyse şekerimiz bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, ödevini yarı bitmiş bırakır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu iş bu haftanın sonunda bitmiş olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Belki de görev listesi daha sonra bitmiş olacak?
Translate from Türkçe to İngilizce
Henüz bitmiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buradaki işim bitmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Son kozu oynamadan önce her şey bitmiş sayılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun bitmiş olduğunu biliyorduk.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bir veya iki gün içinde bitmiş olacak.
Bu bitmiş sayılır.
İş bitmiş sayılır.
Henüz hiçbir şey bitmiş değil.
Sanırım pil bitmiş olmalı.
Bitmiş olmayabilir.
O bitmiş bir iş.
Tom'un parası bitmiş olmalı.
Tom'un yine parası bitmiş olmalı.
Sen bunu öğrenmeden önce bitmiş olacak.
Özlemenin nasıl olduğunu unuttuğun an, sevgi bitmiş demektir.
Maç kaç kaç bitmiş?
Minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır.
Şeker bitmiş.
Hukuk bitmiş.
Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç bitmiş.
Toplantı vardığında bitmiş olacak.
Kaldırım taşlarının arasından bitmiş yabani ot modunda yaşıyoruz, ta ki bize ayrılan sürenin sonuna gelene kadar.
Şu anda bitmiş durumdayım.
Şirket bitmiş ürünlerini satmakta başarılı.
Döndüğümde iş mutlaka bitmiş olsun.
Yazıcının renkli kartuşu bitmiş.
Kumandanın pili bitmiş.
Bunun yarına kadar bitmiş olması gerekiyor.
Yarına kadar bitmiş olmalı.
Şekerin bitmiş.
Kutlamaların bitmiş olmasına sevindim.
Onun artık pili bitmiş.