Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"bizzat" içeren Türkçe örnek cümleler

bizzat kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 49'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O bizzat geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O oraya bizzat gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat gitmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat git ve onunla görüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat görünmek zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla bizzat konuşmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bizzat o sorunla karşı karşıyayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben sadece bizzat öldürdüğüm ve parçaladığım hayvanlardan et yerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu bizzat kendim biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat gitsen iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım bizzat gitmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat gelmen gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen en iyisi git onunla bizzat konuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat gitmesi gerekli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oraya bizzat gitmesine gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman bizzat özür dilemelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adayların bizzat başvurmaları rica olunur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Diğer insanlar tarafından nefret edilmekten korktuğunu söylüyorsun fakat bizzat senin de hoşlanmadığın bazı insanlar vardır, değil mi? Rakamsal olarak konuşursak, senin hoşlanmadığın ve senden hoşlanmayan eşit sayıda insan vardır. Birisiyle ilgili nefretinden vazgeçsen, başka biri de senden nefret etmekten vazgeçecektir demiyorum; bu sadece sen birinden nefret edersen, o zaman başka biri de senden nefret eder gerçeğini değiştiremezsin anlamına gelir. Sadece vazgeçip ve o gerçeği kabul edersen hayat çok daha kolay olacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizinle bizzat konuşmam gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne yazık ki bizzat gitmen gerekecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni bizzat görmeliyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sana bizzat söylemeyeceğini biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu bizzat halletmeliyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Niçin bizzat bir avukata danışmıyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oraya bizzat kendisi gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada yaşanan acıları bizzat tanıklarından dinledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı bir ülkeyi tanımanın en iyi yolu oraya bizzat gitmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat gelmesine gerek yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başvurmak için bizzat gitmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u bizzat görmeye gideceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu önemli olduğu için buna bizzat katılmanı istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla bizzat ilgileneceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'la bizzat konuşabilip konuşamayacağımı merak ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom beni bizzat davet etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom raporu bizzat verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat Tom'a söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen bizzat Tom'un güvenliğinden sorumlusun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir prenses bizzat ona geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen bunu Tom'a bizzat teslim edin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat Tom gelmemizi rica etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom asla bizzat yardım edemezdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Leyla, Sami ile bizzat tanışmaktan heyecanlıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizinle bizzat tanışmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a bunu bizzat sormayı isterim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizzat geleceğini söyledi bize.

Başbakan, bu girişimi bizzat destekliyor.

Bunu bizzat kendiniz yapmalısınız.

Bununla bizzat kendim ilgileneceğim.

Hangi tarihi şahsiyetlerle bizzat tanışmak isterdin?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce