Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"boş" içeren Türkçe örnek cümleler

boş kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Mademki boş vaktimiz var, o zaman sinemaya gidelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yazıcının boş mürekkep kartuşunu lütfen değiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş kutuyu buldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş zamanımda Tatoeba'da cümle çeviririm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odalar, ayrılış gününde saat on bire kadar boş bırakılmalıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş bir koltuk var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş yeriniz var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş zamanımda Kanada geyiği avlarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş mideyle içki içmek sağlığa zararlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oda uzun süredir boş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatım onsuz boş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kutu boş. İçinde hiçbir şey yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş vaktimde ne yapacağımı bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz boş eğlence için yaşamıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genellikle pazar günü bütün günü boş boş geçiririm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çekmeceyi boş buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, boş fantezilere sahip gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar odayı boş buldular.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş ev toz doluydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cuma öğleden sonra boş musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Pazar günleri asla boş değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın boş olup olmadığını bilmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağlamamak için boş yere çabaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın boş musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin bu iş planı neredeyse çok iyimser görünüyor. Bütün söyleyebileceğim onun bir boş hayalden daha fazlası olduğunu ummamdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben onu bir daha sigara içmemesi için boş yere ikna etmeye çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben boş olsam, onun davetini kabul ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun spor için boş zamanı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yuriko boş zamanında çiçekleri düzenler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom boş zamanında ne yapar?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye ertesi gün boş olup olmadığını sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye Sevgililer Günü'nde boş olup olmadığını sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben boş olsam, davetinizi kabul ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cüzdanı neredeyse boş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bana eli-boş eve gelmek istemediğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kütüphanenin önündeki boş alanlardan birine parketti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bagajı açtı ve onu boş buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sadece boş boş oturdu ve bir iş yapmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom boş bir mide ile çalışmayı sevmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un çok fazla boş zamanı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary boş bir piknik masası bulamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary'nin ellerinde oldukça çok fazla boş zamanı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genellikle üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre daha fazla boş zamanı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anlaşılan o eski püskü daire boş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın akşam boş musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Boş boş uzaklara bakmayın; sadece ne yaptığınıza dikkat edin.

Bana boş bir sayfa kağıt verin.

O, ertesi gün Nancy'nin boş olup olmadığını sordu.

Boş olsaydım, sana yardım ederdim.

Tom Mary'nin biraz boş zamanı oluncaya kadar beklemeye karar verdi.

Onu boş ver.

Teneke boş.

Şimdi boş musun?

Bu koltuk boş mu?

Bugün boş değilim.

Bu gece boş musun?

Ben onu boş yere aldım.

Ne zaman boş olacaksın?

Kutuyu boş buldum.

İki koltuk boş.

Önümüzdeki Pazar gününü boş tutun.

Odayı boş buldum.

Kafesi boş buldum.

Salı günü boş musun?

Kutu neredeyse boş.

Bardağı boş buldum.

Boş zamanlarında ne yaparsın?

O yarın boş olacak.

Ben önümüzdeki Pazar boş olacağım.

Bu hafta sonu boş musun?

Bu akşam boş musun?

Bu akşam boş olacağım.

İki koltuk boş kaldı.

Okuldan sonra boş musun?

Birkaç boş bardak istiyorum.

O, boş bir test teslim etti.

Tom'un bir sürü boş zamanı var.

Evi boş bulacaksın.

Yarın boş olmayacağım.

O, kitabı boş yere aldı.

O, son sayfayı boş bıraktı.

Şansınızı boş vererek değerlendirmeyin.

Bütün kutuları boş bulduk.

O, boş yere onu bana verdi.

Gelecek Cumartesi boş olacağım.

Oradaki şu boş kutulara bak.

Pazar günleri her zaman boş değilim.

Yarından sonra boş vaktin var mı?

Üzgünüm, hiç boş yerimiz yok.

Lütfen boş vaktinde bu evrakları incele.

Bana ondan daha önce bahsetseydin, boş olabilirdim. Fakat yarın eve geri gitme planlarım var.

Biraz boş zamanım vardı, bu yüzden şehri gezdim.

Boş zamanını nasıl geçirdin?

Boş zamanında ne yaparsın?

Pazar günleri biz her zaman işi boş veririz.

Boş zamanımda gitar çalarım.

O, boş bir arazide arabasını park etti.

Gittiğim gün bir sürü boş koltuk vardı.

Çocuklarınız uzakta olduğu için, bir sürü boş zamanınız olmalı.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce