boşuna kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
John sorunu çözmek için boşuna uğraştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben onunla boşuna dost kalmaya çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom boşuna ölmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dick o problemi çözmek için boşuna çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana boşuna ümit verme.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, arabayı boşuna aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bu kitabı boşuna aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben armutları boşuna aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bileti boşuna aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşu boşuna yaygara yapmayı bırak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu memnun etmek için boşuna çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
Direniş boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazen boşuna çabaladığını hissetmiyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna beklemeyin Tom bir daha gelmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her aslanın gönlünde bir kadın yatar sözü boşuna söylenmemiş, hiç mi öğrenmediniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni boşu boşuna yordunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna inkar etme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna beni arama.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna yardım isteme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna inkar etmeyin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna beni aramayın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna yardım istemeyin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sizin kurban boşuna değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna ölmedin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna kilitli kapıyı açmaya çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nefesini boşuna tüketme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu boşuna kandırmaya çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hepsi boşuna .
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna benimle zaman harcamayın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiçbir şey birinin boşuna yaptığı şey kadar pahalı değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birçok kez sigarayı bırakmaya çalıştı ama boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşu boşuna ölmedin.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, boşuna can vermedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu metni boşuna çevirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna sorma ona. O cevap vermez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna diyorum uğraşmayın, O satın aldığını satmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlardan boşuna büyük bir miktarda ödünç para almaya çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz sorunu birkaç kez tartıştık ama boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu ikna etmeye çalıştım ama boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi eylemler asla boşuna değildirler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu açmak için boşuna uğraştım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen boşuna af diliyorsun; senin hareketin affedilemez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Askerlerimizin boşuna öldüğünü nasıl söyleyebilirsin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna güvenlik çağırmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O tekrar denedi ama boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaptıkları boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna onu ikna etmeye çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Boşuna üzülme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom boşuna hayatını feda ederdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yandaki bayan artık onu istemediği için biz bu sandalyeyi boşuna aldık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün yardım boşuna.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ölümün boşuna değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, karısını mutlu etmeye çalıştı ama boşuna.
Biz bu işi boşuna yaptık.
Ben bütün bu işi boşuna yaptım.
Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı.
O, onun masumiyeti ile ilgili onları boşuna ikna etmeye çalıştı.
O boşuna onlardan büyük bir meblağ para ödünç almaya çalıştı.
Onun fedakarlığı boşuna olmayacak.
Yolculuğu boşuna yaptım.
Biz boşuna konuştuk.
Tekrar denedim ama boşuna.
Sizin iç geçirmeniz boşuna - Ben sizin fantezinizi yerine getirmeyeceğim.
O bunu tekrar denedi, ama boşuna.
Çocuk kıyıya ulaşmak için boşuna çabaladı.
Tom boşuna ölmedi. O bir kahramandı.
Oğlunuz boşuna ölmedi. O bir kahraman olarak öldü.
Korkusunu boşuna gizlemeye çalıştı.
O boşuna sorunu çözmeye çalıştı.
O boşuna çite tırmanmaya kalkıştı.
Bana boşuna küfrettin.
Tom bu arabayı boşuna aldı.
Tüm çabaları boşuna gitti.
Utangaçlığımı atlatmaya çalıştım, ama boşuna.
Dikkatini dağıtmaya çalıştım, ama boşuna oldu.
Doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz.
Tom'a moral vermek için boşuna uğraştık.
Boşuna inkâr etme.
Bütün bunlar boşuna olmuş olabilir.
Tom boşuna bekliyor.
Tom boşuna bekledi.
Tom boşu boşuna bekledi.
Tom'a sorarak vaktini boşuna harcama.
Boşuna anlam arayıp tehlikeli sularda yüzmenize gerek yok.
Boşuna mı yemek yaptım?
Tamiri basit bir arıza bu, kendin de yapabilirsin. Boşuna tamirciye öpülme.
Hiç boşuna uğraşma!
Boşuna gelmişim.
Teşekkür etmemi bekliyorsan boşuna geldin.
Cevabını birkaç dakika boyunca boşu boşuna bekledikten sonra kapıyı açtım ve eve girdim.
Bu boşuna.
Boşuna iyi olmak için çaba harcama. Nasıl olsa ilk hatanda en kötü sen olacaksın.
Bütün umutlar boşuna.
Boşuna ısrar etme, kararımdan caymayacağım.
Giden gitmiş, hüznü ayaklandırmak boşuna.
Olga, Vera'yı boşuna bekledi.
Hepsi boşu boşuna.
Yani hepsi boşuna mıydı?
"Bu ürüne kısa süre önce fahiş zam geldi, almak için indirime girmesini bekliyorum." "Boşuna bekleme, artık yeni normal bu. Hava da birkaç gündür malum lodoslu, çatı ve balkonlardan savrulanlar hariç hiçbir şey kolay kolay aşağı düşmez bu saatten sonra."