bulma kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 31'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Onun iş bulma şansı yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir iş bulma ümidiyle Boston'a geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un olacağını düşündüğü kadar çok bir iş bulma sorunu olmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hata bulma, bir çözüm bul.
Translate from Türkçe to İngilizce
Olayın nedenini belirlemek için bir gerçeği bulma komitesi kuruldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden beni bulma dedin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Londra'da polisler her zaman trende ya da metroda bir bomba bulma konusunda endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kurtarıcılar çocuğu bulma umuduyla çevreyi aradı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un gerçekten iyi bir yön bulma yeteneği var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne kadar çok beklersek o kadar az Tom'u bulma şansımız olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni bulma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Etme bulma dünyası diye bir şey yok. Öyle olsa, Aborjinler ve Kızılderililer haklarını alırlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir iş bulmadan önce işçi bulma kurumuna bir sürü yolculuk yaptım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir iş bulmak, bir iş bulma kurumu olmadan zor olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece kusur arama uğruna her şeyde kusur bulma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami, kadın bulma veya kadın seçme konusunda asla bir sorun yaşamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiçbir şey arama, hiçbir şey bulma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yaşayacak bir yer bulma konusunda yardıma ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kafa bulma benimle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Etme bulma dünyası.
Translate from Türkçe to İngilizce
Güç, doğruyu bulma çabasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir depo sahası bulma mücadelesi beş yıl sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir yağlı kapı bulma umuduyla partiye üye oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Su bulma umuduyla aynı yönde yürümeye devam ettik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uzun süreli zenginlik çare bulma yeteneğini öldürür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Stefan sonunda gerçek aşkını bulma şansına sahip oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu bulma şansı gittikçe azalıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benimle kafa bulma!
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir çözüm bulma konusunda çaresiziz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Babanı bulma konusunda çaresiz olduğunu biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Pusula, yön bulma aracıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce