cılız kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 19'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom kendini kaldırmak için çok cılız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cılız ve narin bir çocuktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cılız biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oldukça cılız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cılız bir çocuk.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom son derece cılız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cılız hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cılız değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cılız merdivene dikkatlice tırmandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cılız ve titrek bir sesle, insanlara güven ve ümit vermek imkânsızdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkesin bir evi var, edindiği, bir yuva, sığındığı. Evim benim çölüm, yuvam cılız fundalığım. Sadece kuzey rüzgarı benim ateşim, yağmur benim banyom.
Translate from Türkçe to İngilizce
O kadar cılız görünüyor muyum?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hareket edemeyecek kadar çok cılız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom son derece cılız oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cılız bir kıvılcım kocaman bir aleve dönüşebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çalışmak için çok cılız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kendine bakmak için çok cılız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cılız bir çocuktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana kitap kurdu, boş hayaller kumkuması, hayatın cılız gövdesi gibi sıfatlar yakıştırılabilir. Şövalye romanları okuya okuya kendini şövalye sanan Don Kişot'a benzetebilirsiniz beni. Yalnız onunla bir fark var aramda: Ben kendimi Don Kişot sanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce