cana kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 69'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Erkek arkadaşım akıllı, yakışıklı, ve cana yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adanın sakinleri cana yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin o kadar cana yakın olacağını ummuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kesinlikle cana yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ken cana yakın bir kişi gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O cana yakın görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kız bana karşı cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, her zaman bana karşı cana yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Atlar cana yakın hayvanlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, herkese karşı cana yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Amerikalılar çok cana yakın insanlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çinliler cana yakın bir millettir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Önceleri, Hintliler cana yakındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu hayvanlar da çok cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkes yeni kıza karşı cana yakındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çok cana yakın birisi bu yüzden onunla çalışmaktan keyif alıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O cana yakın bir kız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cana yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u çok cana yakın buldum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cana yakın görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar cana yakın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar cana yakın olacaklar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen cana yakınsın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Amerika kıtasının fethi 60 ila 70 milyon cana mal oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanlar her zaman cana yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cana yakındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok cana yakınsın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cana yakın görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oldukça cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana karşı çok cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cana yakın bir adam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom son derece cana yakın, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oldukça cana yakın, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok cana yakın, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cana yakın, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben cana yakın değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom cana yakın bir kişi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tayfun birçok cana mâl oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Amerikalılar samimi ve cana yakındırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çok cana yakındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok cana yakın bir adam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu keçiler çok cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary bana Tom' dan daha cana yakın geliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu hayvanlar cana da çok yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok cana yakındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sizin sorununuz, bütün köpeklerin cana yakın olduğunu düşünmenizdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok cana yakın bir adamdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben her zaman cana yakın olmaya çalışırım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl çok cana yakın olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok cana yakın görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu canavarlar çok cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Arkadaşlarını cana yakın buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu hayvanlar çok cana yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şimdiye kadar tanıştığım en cana yakın adamlardan biridir.
Japonların tanıdıklarına karşı çok cana yakın oldukları ve tanımadıklarına çok ilgisiz oldukları söyleniyor.
Tom ve Mary ikisi de çok cana yakın, değil mi?
Sami çok cana yakın bir adamdı.
Cana gelecek mala gelsin.
Tom çok cana yakındır.
Cam cama, can cana.
Oyuncak bölümündeki satış elemanı oldukça sıcak ve cana yakındı.
Emily bana oldukça cana yakın davranıyor.
Komşularımız çok cana yakın.
Cana yakın birine benziyor.
Savaş, yaklaşık yirmi bin cana mal oldu.
Çatışmalar ülkeye otuz altı bin beş yüz cana mal olmuştu.
Bu mağazadaki insanlar çok cana yakınlar, haliyle de çok sayıda müşteri çekiyorlar.