Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"cesaret" içeren Türkçe örnek cümleler

cesaret kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Deneyim ona cesaret verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hastalığı sırasında büyük cesaret gösterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aslan çoğu zaman cesaret sembolü olarak kullanılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beklenildiği gibi, Yeni Yıl Arefesinde Tom cesaret buldu ve topallayarak partiye yürüyebildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Bayan White'a gerçeği söylemeye cesaret edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye bakmaya cesaret edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom son dakikada cesaret edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cesaret edemedi ve bangi jampingi denemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yalnız gitmeye cesaret edebilir mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Planıma hayır demeye cesaret edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, şöhrete kavuşmaya cesaret edemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cesaret, herkes için gereklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İleri gitmeye cesaret edemedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir şey söylemeye cesaret edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne cesaret!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu söylemeye nasıl cesaret edersin!
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız kardeşimi aşağılamaya nasıl cesaret edersin?
Translate from Türkçe to İngilizce

İçin için ağlıyordu; bir şey sormaya cesaret edemedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle bir şeyi ona söylemeye nasıl cesaret edersin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu söylemeye nasıl cesaret edersin ?
Translate from Türkçe to İngilizce

Cesaret ettim fakat anlık bir hata sonsuza kadar sürecek vahameti getirebilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odada bir baskı hissi vardı; Hiç kimse krala kararının ne kadar aptalca olduğunu söylemeye cesaret etmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cesaret verecek şekilde başını salladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu cesaret kırıcı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona söylemeye cesaret edemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir şey söylemeye cesaret etmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cesaret verici bir haberimiz var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana cesaret veren ne?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un yaptığı şey cesaret aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un yaptığı cesaret aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hatalı olduğunu itiraf etmek çok cesaret ister.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona cesaret vermeyin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Baba her zaman ona cesaret verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun fikrini savunmaya cesaret ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkek kardeşim nehri yüzerek geçmeye cesaret edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni hilekârlıkla suçlamaya nasıl cesaret edersin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dereyi atlamaya cesaret edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cesaret ediyorsan!
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden o bu deneyi sabote etmeye cesaret etti?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yanına gidip, onunla konuşmaya cesaret edebilir miydin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir kız ona yaklaşmaya cesaret etmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu cesaret ister.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir tek cesaret verici söz söylemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O tek bir tek hatada cesaret kaybedecek insan değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başarılı olmak cesaret ister.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük kızı kurtarmak için onun suya atlaması ne cesaret!

Tom'un yaptığını yapmak büyük cesaret ister.

Tom çok cesaret verici değildi.

Tom, Mary'ye biraz cesaret verdi.

Tom'a söylemeye cesaret edemedim.

Tom gerçeği söylemeye cesaret etmiyor.

Cesaret harika bir özelliktir.

Bu bir cesaret eylemiydi.

Dere üzerinden atlamaya cesaret edemedi.

O cesaret verici.

O cesaret kırıcı.

O cesaret kırıcıydı.

O cesaret verici haber.

Bana cesaret ver.

Kimse ona cesaret vermedi.

Tom' un yaptığını yapmak, cesaret ister.

Cevap cesaret kırıcıydı.

Tom önemli cesaret gösterdi.

O, tehlike karşısında cesaret gösterdi.

Tom ağzını açmaya cesaret edemedi.

Cesaret çok önemlidir. Bir kas gibi kullandıkça güçlenir.

Yaptığın cesaret isteyen bir şeydi.

Alkole bazen sıvı cesaret denir.

O ona yaklaşmaya cesaret edemedi.

O onunla konuşmaya cesaret edemedi.

Sen katılmayabilirsin ve beni sorgulamaya cesaret edebilirsin ama hatırla, duygu karşılıklıdır.

Cesaret mükemmel bir erdemdir.

Cesaret eksikliğim yüzünden kendime çok kızdım.

Cesaret korku eksikliği değildir ama korkuya rağmen devam edebilme yeteneğidir.

Sendeki de iyi cesaret.

"Benimle böyle konuşmaya nasıl cesaret edersin?" o kızgınlıkla söyledi.

O bir şey söylemeye cesaret edemiyor.

Benim iznim olmadan kızımla evlenmeye nasıl cesaret edersin?

Hava saldırısı düşman için cesaret kırıcıydı.

İtaatsiz öğrenci öğretmenini inkar etmeye cesaret edemedi.

O bir şey söylemeye cesaret etmez.

İş adamı işlemden çekilmeye cesaret etmedi.

Onlara ne olduğunu düşünmeye bile cesaret edemem.

Kahretsin, gecenin bir yarısında beni aramaya cesaret eden pislik kim ?!

Subay askerlerinde cesaret uyandırdı.

Ben cesaret alamadım.

Kim cesaret eder?

Mütevazılık olmaksızın cesaret tehlikeli bir oyundur.

Tom kimseye söylemeye cesaret edemedi.

Böyle bir şey yapmak cesaret ister.

Benim hakkımda böyle şeyler söylemeye nasıl cesaret edersin?

Tom ağzını açmaya cesaret etmez.

O benim kocamla seks yapmaya nasıl cesaret eder?

O benim karımla seks yapmaya nasıl cesaret eder?

Bazen cesaret dikkatten daha değerlidir.

Tom hakkında böyle şeyler söylemeye nasıl cesaret edersin?

Cesaret ve aptallık arasında ince bir çizgi vardır.

Cesaret, dostlarım!

O oldukça cesaret kırıcıydı.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce