ceza kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Raskolnikov, Dostoyevski tarafından yazılan Suç ve Ceza isimli kitabının baş kahramanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birey ne kadar gururlu olursa, ceza o kadar sert olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yaya geçidinden geçmediği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hız yapmaktan ceza aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yasa dışı parktan dolayı ceza yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza hukukunda bir otoritedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geç kalanlar için bir ceza düşünülüyor mu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kanuna aykırı park etmekten, ona 5.000 yen ceza verdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yavaşla yoksa ceza yersin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ölümü bir ceza olarak kullanmaya karşıyım. Onu bir ödül olarak da kullanmaya karşıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üç yıl ceza aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Maalesef oğlun birçok yasayı ihlal etmesine rağmen hiç ceza almadı, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bugün ceza evinden tahliye ediliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ruhsatsız balık avlamaktan ceza yedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ceza evinden asla çıkamayabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza çok yüksek değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza nakit olarak ödenmelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birçok ülkede en yüksek ceza ömür boyu hapistir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tatoeba: Detaylara dikkatin kutsal olduğu yerde ceza hızlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok uzun süredir ceza evinde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u son gördüğümde bir ceza evi atlama takımı giyiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir ceza ile paçayı kurtardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hem Tom hem de Mary ceza evine giderse, onların çocuklarına kim bakacak?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ceza evine gönderildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom uyuşturucu sattığı için ceza evine gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza ölümdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza suça orantılı olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary bir pasta içinde ceza evine bir demir testeresi bıçağını gizlice sokmaya çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ceza evine konulmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza evine gitmeden önce yaptığım şeyi yapmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom geçen ay ceza evinden serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ceza cürme mütenasip olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adil bir ceza aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Suç olmadan ceza verme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu, suçlular için en insancıl ceza değil midir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Fiziksel ceza İsveç'te yasaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sadece ceza uyguladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, mesajı dağıtmak için ceza evine gitmek istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir ceza ödedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar sana ne zaman ceza kesti?
Translate from Türkçe to İngilizce
Dan uzun bir ceza geçmişine sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir ceza kolonisine sürüldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Avustralya, İngiliz ceza kolonisi olarak kuruldu.
Parasal ceza nedir?
Shizuko bir sınavda kopya çekti ve uygun bir ceza aldı.
Tom'a üç yüz dolar ceza kesildi.
Tom ceza evinde uzun yıllar geçirdi.
Bazı ülkelerde vatan hainliği için ceza ömür boyu hapis olabilir.
Birlik üyeleri, hafta sonu ceza oranlarını azaltmak için tekliflere sövüp saydılar.
Daha yavaş sür yoksa ceza yersin.
İki milyon dolarlık ceza tazminatı ödüyoruz.
Ayrımcılığa karşı yasaları, işe alma, konut edinme, eğitim ve ceza adalet sistemini de desteklemeliyiz. Anayasa ve en üst düzey ideallerimiz gerektirdiği budur.
Tom federal ceza evinde üç yıla mahkum edildi.
Fadıl cinayetten ceza almadı. Sade ve basit.
Böyle bir suç ceza ve / veya hapis ile cezalandırılır.
Leyla daha az bir ceza aldı.
Bir ceza savunma avukatı tutmanız gerekir.
Leyla birçok ceza davası üzerinde çalıştı.
Hız nedeniyle ceza aldım.
Ceza sahasında topla buluşan Ali takımının ikinci golünü kaydetti.
Ali'nin ceza sahası dışından çektiği şut direkte patladı.
Ali ceza sahasına nefis bir orta açtı.
Ali ceza sahasında yerde kaldı ve penaltı!
Anadoluspor ceza yayı önünden serbest vuruş kullanacak. Çok tehlikeli bir nokta.
Uzatmaların son dakikasındaki köşe vuruşunda Ali de kalesini terk edip rakip ceza sahasına geldi.
Ceza sahasında beş Anadolusporlu oyuncu var.
Ali ceza sahasına yaptığı koşularla rakip savunmanın dengesini bozdu.
Ali'nin sıfırdan yaptığı orta ceza sahası içerisinde karambol yarattı.
Ceza olarak bulaşık yıkayacaksın.
Biletini usulsüz kullandırdığı için ceza yedi.
Ali'nin ceza sahasına yaptığı sürpriz koşular rakip savunmanın dengesini bozdu.
Oyuncuların ceza sahasına erken girmesi nedeniyle hakem penaltıyı tekrar ettirdi.
Tom ceza almadığı için şanslı.
Zabıta, Ali'nin çalıştığı fırına ekmeğin gramajıyla oynadığı için ceza kesti.
Ali hatalı sollama yaptığı için ceza yedi.
Ceza yağdır başlarına, senin tarafından aklanmasınlar! Yaşam kitabından silinsin adları, doğrularla yan yana yazılmasınlar!
Derste konuştuğu için ceza aldı.
Yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Bir ceza davasında süpheli olarak tutuklandı.
Bir trafik kuralını ihlal etmekten ceza aldı.
Ataput'a kapalı alanda sigara içtiği için 5816 lira ceza kesildi.
Türkiye'de 6262 sayılı Tavşan Kanunu'nda belirtildiği üzere tavşan avlayan ve ticaretini yapanlara 62 lira ceza kesilmektedir.
Ali kimliksiz gezmekten ceza aldı.
Rastlantı dünyanın en eski ilahi gücüdür. Birine rastlamanız bazen bir ödüldür bazen de bir ceza.
Bu da ceza verilmesini zorlaştıran bir durum.
Bu kuralı ihlal edenlerse kırk avro ceza ödeyecek.
Uymayanlara on dört avro ceza kesiliyor.
Bireysel suçlar için toplu ceza, tavsiye edilemez bir stratejidir.
Hiç aşırı hızdan ceza aldın mı?
Fuhuş iddiaları ve hakaret gibi mevzular yüzünden birkaç kez komşularıyla papaz olup mahkemeden ceza almıştı.
Her şeyi ödül ve ceza mekanizmasıyla idare etmek mümkün olmuyor.
Polis müşteri kılığında korsan taksiye binip ceza kesti.
Kaçak kat çıktığı için belediyeden ceza aldı.
Yanlış yere park edince arabasını çekip ceza yazmışlar.
Paola sınıfın ortasında Julio'yla dalaşınca öğretmen ceza verdi.
Komutan ceza olarak bu haftaki çarşı izinlerini iptal etti.
Bunu yaptığım için ceza aldım.