düşünmek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Asal sayılar hayata benzer, onlar tamamen mantıksaldır fakat, eğer tüm zamanınızı onun hakkında düşünmek için harcarsanız kurallarının bulunması imkânsızdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir yılanı sadece düşünmek beni titretiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oğlumun hâlâ hayatta olduğunu düşünmek elimde değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne hakkında konuştuğumu bildiğimi düşünmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom onun üzerinde düşünmek istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hakkında düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom durmak ve düşünmek istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düşünmek için zaman ayırın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom onun hakkında düşünmek için bir ya da iki güne ihtiyacı olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un onu düşünmek için zamana ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sorunu düşünmek için çok zamanı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye seçenekleri üzerinde düşünmek için biraz zaman almayı tavsiye etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gençliğinin bittiğini düşünmek için iyi bir nedenin olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un düşünmek için zamanı yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben onun hakkında düşünmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hakkında düşünmek zorunda kalacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, kendisi için düşünmek zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Plan üzerinde düşünmek zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuklarımı düşünmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun üzerinde düşünmek için bana zaman ver.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bırak ders çalışmayı, düşünmek için bile bitik durumdaydım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplumu düşünmek zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım bunu düşünmek zorunda kalacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düşünmek için bazen ara vermeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom onun hakkında düşünmek için biraz zaman istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evcil hayvanın olmadığı bir hayatı düşünmek zor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un şeyler üzerinde düşünmek için biraz zamana ihtiyacı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Diğer alternatiflerin ihtimalini düşünmek için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu düşünmek zorunda olacağımı söyledim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sizin ne öğrenmek ve ne düşünmek istediğinizi tahmin edebiliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ölümden korkulmaz da arkada bıraktıklarının üzüleceğini düşünmek insanı biraz ürpertir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen sadece beni yalnız bırak. Düşünmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen sadece beni yalnız bırakın. Düşünmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, onun hakkında düşünmek istemiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu konuda gerçekten biraz daha düşünmek zorundayım.
Düşünmek için sessiz bir yere ihtiyacım var.
Acele yok; meseleyi düşünmek için beş gününüz var.
Tom Mary'den tavsiye almayı düşünmek isteyebilir.
Tom ihtiyacı olan şeyi bizden almayı düşünmek isteyebilir.
Tom Mary'nin istediği krediyi ona vermeyi düşünmek isteyebilir.
Tom bugün işe gitmemeyi düşünmek isteyebilir.
Tom yeni bir telesekreter almayı düşünmek isteyebilir.
Tom bugün evde kalmayı düşünmek isteyebilir.
Başka bir şey düşünmek zorundayız.
Tom artık bunun hakkında düşünmek istemiyordu.
Tom bunun hakkında düşünmek istemiyordu.
Bunu düşünmek beni hâlâ kızdırıyor.
Siyah olmak gay olmaktan iyidir.Eğer siyah doğarsan en azından bunu annene nasıl anlatacağını düşünmek zorunda olmazsın.
Düşünmek ve etrafa bakınmak için çocukluğum sırasında buraya sıklıkla gelirdim.
Lütfen düşünmek için bana biraz zaman ver.
Lütfen düşünmek için bana biraz zaman verin.
Artık bunu düşünmek istemiyorum.
Tom'un gerçekten bize yardım edeceğini düşünmek belki benim aptallığımdı.
Düşünmek değil çalışmak zorundasın.
Düşünmek zorundayım. Başka bir ifade tarzı bulmayı deneyeceğim.
Çocuklarımızı ve torunlarımızı düşünmek zorundayız.
Çocuklarımızı düşünmek zorundayız.
Dünyada sadece iyiliklerin olduğunu düşünmek, kötülerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değildir.
Aileni düşünmek zorundasın.
Başka birini düşünmek zorunda kalacağız.
Kararını yeniden düşünmek isteyebilirsin.
Ne söyleyeyim diye başta düşünmek, niçin söyledim diye sonunda pişman olmaktan iyidir.
Biraz düşünmek lazım.
Böyle düşünmek abes olur.
Düşünmek için vaktin var.
Onun hakkında biraz daha düşünmek zorunda kalacağım.
Noelde seni böyle yalnız otururken düşünmek, çok üzücü.
Düşünmek bir şey, yapmak başka bir şeydir.
Bizi bir takım olarak düşünmek istiyorum, Tom.
Tom artık o sorun hakkında düşünmek istemiyordu.
Düşünmek için yalnız olmalıyım.
Yapılması gereken hakkında düşünmek zorundayım.
Ne yapılması gerektiği hakkında düşünmek isteyebilirsin.
Onun hakkında düşünmek için biraz zamana ihtiyacım olacak.
Düşünmek için biraz zaman istedim.
Sadece burada oturmak ve düşünmek istiyorum.
Kesin olarak konuşursam, sağlıklı düşünmek için en az altı saate ihtiyacım var. Ayrıca mutlu olmak için yedi saate ihtiyacım var.
Almayı yeniden düşünmek isteyebileceğin şey yeni bir evrak çantası.
Bunu düşünmek zorunda kalacağız.
Düşünmek kıyaslamaktır.
Bu bana düşünmek için bir şey verecek.
Kendimi düşünmek zorundayım.
Bunu dikkatlice düşünmek zorundayım.
Bir gece bunun hakkında düşünmek istemediğinden emin misin?
Bir süre onun hakkında düşünmek istemediğinden emin misin?
Yarına kadar bunun hakkında düşünmek istemediğinden emin misin?
Bana düşünmek için biraz zaman verin.
Düşünmek için zamana ihtiyacım var.
Ne olabildiği hakkında düşünmek istemiyorum.
Bunu enine boyuna düşünmek zorundasın.
Tekrar düşünmek zorundasın.
Lütfen onun hakkında düşünmek için bana biraz daha zaman verin.
Tom'a onun hakkında düşünmek zorunda kalacağımı söyledim.
Onun ölümünü düşünmek beni üzüyor.
Bu konuda düşünmek için bana bir dakika ver.
Üzerinde düşünmek için zamana ihtiyacın var mı?
Onu iyice düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.
Tom kendisi için düşünmek zorundaydı.