düzenli kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Oğlum henüz düzenli olarak katılımda bulunamıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecek içerler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yıl da, amatör müzisyenler için düzenlenen çok sayıda düzenli konserler var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adaya düzenli bir tekne servisi yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ellerinizi düzenli olarak yıkama bazı hastalıklara yakalanmayı önlemek için iyi bir yoldur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sıraya gir ve kapıya doğru düzenli olarak yürü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli bir nabzın var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom annesiyle birlikte düzenli olarak suşi yer.
Translate from Türkçe to İngilizce
O düzenli bir işkolik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her şeyin düzenli olduğunu düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şey düzenli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O düzenli bir güzellik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun nabız düzenli mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli olarak yemek zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom size düzenli olarak haber verecektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Derslerimi düzenli bir şekilde takip ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O her zaman temiz ve düzenli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Odanızı düzenli tutmalısınız.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, beni düzenli olarak ziyaret ederdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O düzenli olarak piyano çalışması yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Volkan düzenli aralıklarla püskürür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben düzenli olarak saat dokuzda yatmaya giderim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nabzın düzenli atıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Âdetlerim düzenli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli egzersiz yapmaya inanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli bir iş arıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Odasını her zaman temiz ve düzenli tutar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sınıfta düzenli devam gereklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom düzenli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli bir şekilde doğum kontrol hapı alan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Profesyonel yazarların düzenli bir geliri yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzensizden düzenli bir yaşama geçmek için çabalayacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gerçekten düzenli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom düzenli olarak çalışır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her zaman odasını düzenli tutar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kente düzenli otobüs servisi var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
En iyisi düzenli olarak dişçiye gitmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Orada haftada bir defa düzenli olarak buluşuruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düzenli bir dairesi var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu odayı temiz ve düzenli tutmanı istiyorum.
Dişlerinde çok nadir sorunların olmasının nedeni, düzenli bir şekilde dişçiye gitmesidir.
Tom çok düzenli değil.
Kızım bir oğlanla düzenli olarak çıkıyor.
Beni düzenli olarak ziyaret etti.
Düzenli olarak makale yazıyorum.
Tom düzenli, değil mi?
Tom asla düzenli değildi.
O düzenli olarak beni ziyaret ederdi.
Tom düzenli görünüyor.
Kağıtlarınız düzenli görünüyor.
Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.
Düzenli bir hayat sürdürmenin çok iyi olduğunu düşünüyorum.
Her şey düzenli mi?
"Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?" "Umurumda değil. Odamı temizlemek istemiyorum."
Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?
Tom odasını düzenli tutar.
Tom düzenli değildir.
Tom her zaman temiz ve düzenli.
Odanı düzenli tutmalısın.
Tom oldukça düzenli, değil mi?
Tom çok düzenli, değil mi?
Kan dolaşımı düzenli değil.
Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.
Maliye Bakanının bütçe sunuş konuşması, kendi partisindekilerin "Bravo!" sesleriyle düzenli olarak bölündü.
Odan her zaman çok düzenli.
Tom genellikle oldukça düzenli.
Düzenli olarak haberleşiyoruz.
Düzenli olarak piyano çalmalısın.
O Avustralya'ya taşınana kadar yarı düzenli aralıklarla buluştuk.
Sen düzenli misin?
"Özel kuvvetler düzenli birliklerin yapmayacağı birçok şeyi yapabilir" "İşkence gibi mi?" Bu soruya cevap vermeyeceğim."
Tom düzenli bir kan vericisi.
Tom düzenli bir kan bağışçısı.
Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.
Düzenli misin?
Biz bunu düzenli olarak kullanırız.
Tom'un düzenli olduğunu düşünüyorum.
Her şey düzenli.
Sanırım Tom düzenli.
Her şey düzenli olmalı.
Firma, işçilerine üniformalarını sağlıyor ama onların düzenli olarak temizlenmesini bekliyor.
Sizin tavsiyeniz üzerine davranarak, daha düzenli egzersiz yapmaya karar verdim.
Arabana düzenli bakım yapmalısın.
Gerçek biraz farklı olmasına rağmen düzenli görünmede çok iyiyim.
Yarın bu zamana kadar her şeyi düzenli istiyorum.
Tom çok düzenli bir şekilde yazar, değil mi?
Tom'un daha düzenli olması gerekiyor.
Tom çok düzenli değil, değil mi?
Odanı temiz ve düzenli tut.
Ailemizde kiliseye düzenli olarak katılan tek kişi Tom'dur.
Ben sağlıklı kalmak için düzenli olarak spor yaparım.
Ben kararlı, düzenli ve sorumlu bir kişiyim.
O düzenli yemek yemiyor. Ben onun hasta olduğunu düşünüyorum.
Tom her akşam düzenli olarak beni arıyor.