Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"dağa" içeren Türkçe örnek cümleler

dağa kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O benim dağa tek başıma tırmanmamın imkansız olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karlarla örtülü şu dağa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz şu dağa tırmanmak istiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu dağa tırmanmak istiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dağa bakın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karla kaplı şu dağa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kışın böyle yüksek bir dağa tırmanmamalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kışın öyle yüksek bir dağa tırmanmasaydın iyi olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tepesi karla kaplı olan dağa bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz bu dağa Tsurugidake diyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir gün, o dağa tırmanacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben dağa giderim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Carlos dağa tırmandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Betty üç kez dağa tırmandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

John o bir öğrenci iken sıklıkla dağa tırmanmaya giderdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kaymak için dağa gittik.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dağa tırmanmayı planlıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dağa tırmanması kolaydır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir uçak dağa çarptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz o dağa tırmanacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, onunla birlikte dağa tırmanmaya giderdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dağa tırmanmaya çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dağa tırmanmayı planlıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dik dağa tırmandık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen yıl dağa tırmandık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen yaz dağa tırmandım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu keçileri dağa götür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dağa tırmanmak zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Teleferikle dağa çıktık.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dağa tırmanmak çok zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dağa tırmanmak çok eğlenceli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary ile birlikte dağa tırmanmaya giderdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dağa tırmanabileceğini düşünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karşıdaki dağa tırmanmak imkansız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonunda o dağa tırmanmayı başardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ayı yavrusunu kaçırıp arkasına bile bakmadan dağa kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bence fırtınalı bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen hafta sonu dağa pikniğe gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom dağa tırmanırken kendini yaraladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dağa tırmanmak zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kışın, önceden uygun hazırlık yapmadan bir dağa tırmanacak kadar aptal değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Önümüzdeki hafta dağa gidiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Katlanır sandalyelere oturduk ve dağa baktık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dağ sana gelmiyorsa sen dağa gideceksin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom dağa tırmanmaktan zevk alır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bu dağa üç kez tırmandığını söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dağa tırmanmak çok kolaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bu dağa hiç tırmanmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, dağa tırmanmayı başardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, dağa tırmanmakta başarılı oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dağa tırmanmak istiyorum.

Dağa tırmanmak istiyorum.

Şu yüksek dağa bak.

Bu yüksek dağa bak.

O, bir dağa nasıl tırmanılacağını bilir.

Biz o dağa tırmanmak istiyoruz.

Dağa mı yoksa denize mi gideceklerine karar veremediler.

Dağa tırmanırım.

Yarın hava güzel olursa dağa tırmanacağız.

Şu ana kadar hiç kimse o dağa tırmanmadı.

Tom; Mary, John ve Alice'le birlikte dağa tırmandı.

O, uzak dağa tırmanmaya çalıştı.

Bu dağa tırmandığın doğru mu?

Bu dağa tırmanarak,tehlikeyle yüzyüze kalacaksınız.

Dağa tırmanmayı severiz.

Bu keçileri dağa götürüyorum.

İyi fiziksel durumda olan biri için dağa tırmanmak bir çocuk oyuncağı.

Kışın o dağa tırmanmak aptalca olurdu.

Bir fırtına sırasında bir dağa tırmanmak tehlikelidir.

Dağa tırmanmak istiyor musun?

Bir dağa tırmanmak nefes kesen bir iştir.

Biz dik dağa tırmanıyorduk.

Biz dağa tırmandık ama zorlukla.

Onlar bir dağa tırmanamayacak kadar yorgundular.

En yüksek dağa ulaşmak istiyorum.

Tom ve Mary yağmurda dağa tırmandı.

Biz dağa tırmanırken ip koptu.

Bu araba kolayca dağa çıkmak için yeterli güce sahiptir.

Eğer kar olmasa dağa tırmanabiliriz.

Bu dağa tırmanamam.

Annen muhtemelen sizin dağa tırmanışınıza itiraz edecektir.

O dağa yalnız tırmanmanın tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

O dağa tırmanmak için iyi ekipmana ihtiyacın var.

Tek başına dağa tırmanmanın tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

Bu dağa ilk kez tırmandım. Manzara gerçekten harika.

En son bir dağa ne zaman tırmandın?

Grup dağa çıkmayı başaramadı.

O dağa tırmanmak çok oyuncağıydı.

Onlar dağa gittiler fakat hava iyi değildi.

Bu şimdiye kadar ilk kez bir dağa tırmanışım.

Hayat çoğu zaman bir dağa tırmanmakla karşılaştırılmıştır.

O yol dağa gidiyor.

Bu kısa yol dağa kadar gidiyor.

Böylesine kötü bir havada dağa tırmanmamalısın.

Tom genellikle dağa tırmanmaya gider.

Sami bu dağa tırmanan ilk iki ayağı kesilmiş kişidir.

Dağa tırmanmak sadece birkaç saat sürdü.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce