Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"değerli" içeren Türkçe örnek cümleler

değerli kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Perry ondan değerli bilgi aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen değerli şeyleri burada bırakmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazı değerli taşlar akuamarin, ametist, zümrüt, kuvars ve yakuttur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Değerli şeyler bankanın korumasındadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Değerli şeylerini güvenli bir yerde muhafaza etmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güvenlik için kadın, değerli şeylerini bankada sakladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ocaklarda değerli mineraller kazıp çıkarılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, senin ne kadar değerli olduğunla ilgili değil fakat sana sahip oldukları için ne kadar ödeyecekleri ile ilgilidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben değerli eşyalarımı kurtarmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey sağlıktan daha değerli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey sevgi kadar değerli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun hayal edebileceğinden daha değerli bir yüzüğü var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu malzemeler son derece değerli oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zaman en değerli şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zaman çok değerli bir şeydir, bu yüzden onu en iyi şekilde kullanmamız gerekir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey zamandan daha değerli değildir fakat hiçbir şey daha az değerli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey zaman kadar değerli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genellikle hiçbir şeyin zamandan daha değerli olmadığın söylenilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona hiçbir şey broşundan daha değerli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom değerli eşyalarını bir kasaya koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kitap benim için çok değerli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey dostluk kadar değerli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O kamera Tom'un en değerli eşyası.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jack annesinin değerli bir vazosunu kırdı, ama bilerek yapmadı, bu yüzden o kızmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun bir sürü değerli kitapları var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, değerli bir deneyimdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, değerli bir yüzük takıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben onun tavsiyesini değerli olarak görüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun çok sayıda değerli tabloları var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen resepsiyonda değerli eşyalarınızı kontrol edin.
Translate from Türkçe to İngilizce

O benim için çok değerli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlık değerli bir hazinedir, kıymeti sadece hasta olunca bilinir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Değerli eşyalarınızı kasaya koyun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kişinin kazanabileceği en değerli beceri, kendini düşünebilme yeteneğidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonunda, değerli taş onun ellerindeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok değerli bir keşif yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlık en değerli şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatiniz çok değerli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Takımımızda en değerli oyuncudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey iyi bir sağlıktan daha değerli değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir maden değerli madenleri bulduğun yerdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Değerli zamanınızı aldığım için üzgünüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Chris, Beth'in değerli kol saatini bulamadığını duyduğunda üzüntüsünü gizleyemedi.

Perry ondan değerli bilgiler elde etti.

Bu kitaplar bizim için çok değerli.

Arkadaşlığın benim için değerli.

Arkadaşlık kadar değerli bir şey yoktur.

Değerli bir ders öğrendim.

Bugün değerli bir ders öğrendim.

Zamanının değerli olduğunu biliyorum ama sadece bir soru sorabilir miyim?

Bunun ne kadar değerli olduğunu düşünüyorsun?

Değerli zamanımızı boşa harcıyoruz.

Tom değerli bir müşteri.

Değerli zamanı boşa harcıyorsun.

En değerli varlığın nedir?

Değerli çok az zamanımız var.

Bu gece değerli bir ders öğrendim.

Sevgi kadar değerli hiçbir şey yoktur.

Bazı değerli eşyalarımı kontrol etmek istiyorum.

O, şirketimiz için değerli bir kazanımdır.

Değerli vaktinizi suistimal etmek istemem.

Çok fazla insan değerli vaktini boşa harcar.

Senin için önemsiz ancak başka insanlar için değerli olan bir paran varsa; onu iyilik yapmak için kullan.

10 lira senin için değersiz bir paraysa, onu yardım için kullanarak çok değerli hale getirebilirsin.

Seninle yaptıklarımızı değil, yapmak istediklerimizi konuşalım. Çünkü gelecek geçmişten daha değerli.

Her şey çok değerli.

Bir çocuktan daha değerli hazine yoktur.

Bu bölge, değerli madenler üretir.

Tom çok değerli bir keşif yaptı.

Tom birkaç çok değerli tablolara sahip.

Tom o tablonun o kadar değerli olduğunu fark etmeyebilir.

Tom'un değerli eşyalarını nereye sakladığını bilen tek kişi benim.

Değerli bir ders öğrendiğini düşünüyorum.

Tom takımımızdaki en değerli oyuncu.

Takımınızın değerli bir üyesi olabileceğimi umuyorum.

O birçok değerli eserlere sahip.

O çok değerli tablolara sahip.

Biz değerli zaman kaybettik.

Bu kitap fen öğrencileri için çok değerli.

O gerçekten çok değerli mi?

Bunun değerli bir şey olduğunu düşünüyor musun?

Burada değerli zamanı boşa harcıyoruz.

Mary benim için çok değerli.

Bu değerli midir?

Yakutlar dünyanın en güzel değerli taşlarından biridir.

Mary çok değerli bir yüzük takıyor.

Tom benim değerli bir arkadaşım.

O, takımımızdaki en değerli oyuncudur.

Hiçbir şey arkadaşlıktan daha değerli değildir.

Onun değerli bir şey olduğunu düşünüyor musun?

O çok değerli bir elmas yüzük çaldı.

Uygun olan bir çelik kasaya değerli eşyalarımı koymak istiyorum.

Köpek kulaklı sayfalar kitapları daha az değerli yaptı.

Sizin için kara elmas, kandan daha değerli değil mi?

Hastalık gelene kadar sağlık değerli değildir.

Onur sahip olduğumuz en değerli şey.

O, şirket için değerli bir şey.

Hiçbir şey aşktan daha değerli değil.

O çok değerli bir kol saatine sahip.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce